|

ALGLERİN EKOLOJİK
VE EKONOMİK ÖNEMLERİ
Algler, gerek yapısal
olarak gerekse de dış görünüşleri bakımından oldukça farklı
görünümdedirler. Yapısal olarak eukaryotik (gelişmiş hücre tipi) ve
prokaryotik (basit yapılı hücre tipi) olmak üzere iki büyük gruba
ayrılırlar. Buna göre Mavi-Yeşil algler göstermiş oldukları hücre
organizasyonları bakımından prokaryot hücre özelliği taşımaktadırlar.
Belirgin bir hücre çekirdeğinin olmaması ve çok basit olan kromatofor
yapısındaki pigmentlerin dağılımı ve prokaryotik hücre özellikleri
bakımından diğer alglerden ayrılırlar. Dış görünümleri bakımından tek
hücreli ve ipliksi formlardan karışık olarak gelişmiş bireylere kadar
değişik biçimlerde gözlenebilmektedirler.
Her canlı gibi, algler de
nesillerini devam ettirebilmek için çoğalmak zorundadırlar. Algler üç
farklı üreme sistemine sahiptirler. Bunlar; vejatatif üreme, eşeyli ve
eşeysiz üremelerdir. Alglerde vejatatif üreme yaygın bir durum
göstermektedir. Bazı türlerde hücrelerin büyüyerek koloni oluşturmasına ve
bunların daha sonra normal büyüme sonucu bölünmesine dayanır. Diğer bazı
türlerde ise tallusun büyümesi ya da ana bitkinin büyümesinin sürmesiyle
gerçekleşmektedir. Genellikle alglerin ilkel gruplarında görülen eşeysiz
üreme çok değişik biçimlerde ortaya çıkmaktadır. Kamçılı alglerin bazı
gruplarında vejatatif üreme ile eşeysiz üreme arasında büyük benzerlikler
bulunmaktadır. Bu tip bir üremeye sahip alg hücrelerinden bazı tiplerin
farklılaşması ve sonuçta bunların birer birey oluşturarak ana hücreden
ayrılmalarıyla gerçekleşmektedir. Son üreme şekli olan eşeyli üreme ise
alglerin genel bir özelliği değildir. Bu tip üreme genellikle gelişmiş
organizmalarda görülmektedir. Alglerde eşeyli üreme çoğunlukla aynı tür
iki organizmanın plazmalarının ve çekirdeklerinin birleşmesiyle
gerçekleşmektedir. Bu durum çok basit olarak morfolojik yapıları aynı olan
2 gametin birleşmesiyle olmaktadır. Gametler flagellatlara benzerler ve
hareketlidirler. Bazı türlerde gametler yapılarına göre büyük ve küçük
olarak ayrılabilirler (Güner, 1991).
Algler, her ne kadar ekstrem olarak morfolojik,
sitolojik ve üreme varyasyonları bakımından
diğer bitkilerle farklılık gösterse de, basit biyokimyasal
mekanizmalarının benzer olduğu görülmektedir. Örneğin, klorofil-a yapıları
ve bu pigmentler yoluyla çalışan fotosentetik sistemleri, basit besin
ihtiyaçları ve asimilasyonun son ürünleri olan karbonhidrat ve proteinler,
yüksek bitkiler ile benzerlik göstermektedir.
Ekolojik olarak algler, karlı
alanlar, tamamen buzla kaplı alanlar da bulunabilirler. Fakat % 70'nin
dağıldığı asıl yayılım alanı sulardır. Bu ortamlarda organik karbon
bileşeklerinin major primer üreticisidirler. Mikroskobik fitoplankton
formunda meydana gelebilirler. Makroskobik ve mikroskobik formların her
ikisi de kara ve su hattı boyunca ve bu ortamların her ikisinde meydana
gelir. Gövde ya da benzer işlevlere sahip yapıları ile derelerin alt
kısımları ve sedimenlere, toprak partiküllerine ya da kayalara tutunurlar.
Yukarıda da belirtildiği gibi buzla kaplı alanlarda bulundukları gibi 70
0C ya da daha yüksek sıcaklıktaki kaynak sularında da yaşayabilirler.
Bazıları çok tuzlu su ortamlarında bile gelişebilirler. Göllerde ve
denizlerde yüzeyden 100 m aşağıda ya da daha düşük ışık yoğunluğu ve
yüksek basınç altında yaşayabilirler. Denizlerde yüzeyden 1 km aşağıda da
yaşayabildikleri görülmüştür.
Algler su ortamında primer
üretici canlılardır. Yapılarındaki pigmentleri sayesinde karbondioksit ve
suyu ışığın etkisi ile karbonhidratlara çevirirler, böylece su ortamındaki
besin değerinin ve çözünmüş oksijen oranının artmasını sağlarlar. Sonuçta
kendi gelişimlerini sağlayarak besin zincirinin ilk halkasını
oluştururlar. Bu şekilde üretime olan katkıları ve üst basamaktaki
canlılarla olan ilişkileri açısından önem taşımaktadırlar. Alglerin
üretimleri çevresel faktörlerle sınırlanmıştır. Bunlar ışık, sıcaklık ve
besindir. Bu sınırlayıcı faktörler iyileştirilirse, üretim düzeyi artar.
Üretim artışının belli bir düzeyi aşmasının doğal bir sonucu olarak da
çevresel denge bozulur ve bu gelişeme eutrofikasyon adı verilir. Eutrofik
bir ortamda besin madde girdisinin fazlalığından dolayı, (özellikle azotlu
bileşikler ve fosfat gibi alglerin gelişimini arttıran bileşikler) alg ve
bakteri faliyetleri ile bulanıklık artar ve ışığın suyun alt kısımlarına
geçmesi engellenir. Oksijen dip kısımlarda sınırlayıcı bir özellik
kazanır. Bu da bentik bölgede yaşayan canlılar için ölümle sonuçlanabilir.
Eutrofikasyonun sonuçlarından
birisi de aşırı alg patlamalarının görülmesidir. Bunun anlamı,
fitoplankton (alglerin serbest yüzen formları) populasyonlarının suyun
rengini, kokusunu ve ekolojik dengesini bozacak yeterli yoğunluğa
ulaşmasıdır. Bunun yanı sıra alglerin aşırı gelişmesi, sucul ortamdaki bir
çok canlı için toksik etkilere neden olduğu için ölümler
görülebilmektedir. Örneğin, Dinoflagellatlardan Gymnodinium
ve Gonyanlax'a ait türler aşırı
çoğalma sonucu, hayvanların sinir sistemlerini etkileyen, yüksek oranda
suda çözünebilen toksik madde üretirler (Elliot et. al., 1992). Diğer
patlamalara ise Mavi-Yeşil alglerden Microcystis,
Anabaena, Nostoc, Aphanizomenon, Gloeotrichia ve
Oscillatoria, Chrysophyte'den Prymnesium parvum neden
olmaktadır.
YEŞİL ALGLER=CHLOROPHYTA
GENEL ÖZELLİKLERİ:
Yeşil algler su florasının
önemli bir bölümünü oluşturur.Bunların %90 kadarı tatlı sularda ve nemli
topraklarda,geri kalan %10 luk bir bölümüde denizlerin sığ bölgelerinde
yayılış gösterirler.Yüksek bitkiler üzerinde epifit olarak yaşayanları,
planktonik olanları bulunduğu gibi mantarlarla bir araya gelerek likenleri
oluşturan türleri(Chlorella)de vardır.Şekil ve büyüklük bakımından farklı
yeşil bitkileri içerirler.
Hareketli, hareketsiz tek hücreli veya çok
çekirdekli,dallanan veya basit yapılı çok
hücreli flamentlere sahip olan formlarda bulunurlar.Yeşil alglerin hücre
çeperi selülozdur.Hücreler genellikle bir nukleus ile biçimleri genus ve
türlere göre değişiklik gösteren bir yada daha fazla sayıdaki
kromatoforları içerirler.Çan,yıldız,plak,oval yada spiral biçimlerde
olabilen kromatoforlarında klorofil a ve b,B karoten,lutein ve xantofil
gibi pigment maddeleri yer alır.Bir çok chlorophyta üyesinde kromatoforlar
üzerinde nişasta ocağı yada nişasta merkezleri adı verilen pirenoidler
vardır.Kloroplastları çok çeşitli şekildedir.Chlamydomonas da kadeh
şeklinde,Mougetia da şerit şeklinde,Ulotrix de halka formunda,Oedogonium
da ağ şeklinde,Bryopsis de disk şeklinde,Spirogyra da spiral ve Zygnema da
yıldız şeklindedir.Asimile ürünleri nişastadır.Ototrof yaşarlar.
Üremeleri eşeyli ve
eşeysizdir.Eşeysiz üreme:Zoospor
yada aplanasporla olur.Armut görünüşünde olan
zoosporlar eşit uzunlukta 2 yada4 kamçılıdır.Eşeyli
üreme:İzogami,anizogami ve oogami
ile olur.Kalın çeperli zigota kistozigot veya hipnozigot adı verilir.
DIVISIO:CHLOROPHYTA
CLASSIS:1-CHLOROPHYCEAE
CLASSIS:2-CONJUGATOPHYCEAE
CLASSIS:3-CHAROPHYCEAE
Ulva genusunun dahil olduğu
chlorophyceae sınıfı da kendi arasında 7 ordaya ayrılır.
ORDO:1-TETRASPORALES
ORDO:2-VOLVOCALES
ORDO:3-CHLOROCOCCALES
ORDO:4-ULOTHRICHALES
ORDO:5-CHAETOPHORALES
ORDO:6-CLADOPHORALES
ORDO:7-SİPHONALES
Sonuç olarak Ulva genusun sistematiği
aşağıdaki gibi ayrıntılı olarak verilmiştir.
ULVA
REGNUM:PLANTAE
PHYLUM:CRYPTOGAMAE
DIVISIO:THALLOPHYTA
SUBDIVISIO:THALLOPHYTİNA
CLASSIS:CHLOROPHYCEAE
ORDO:ULVALES
SUBORDO:ULVAİNEAE
FAMILIA:ULVACEAE
SUBFAMILIA:ULVACİDEA
TRIBUS:ULVEAE
GENUS:ULVA
Ulva yada deniz marulu olarak isimlendirilir.A vitamini
içerirler.Salatası yapılır.Kirliliğe
toleransları yüksektir.Gelişimlerinde mutlaka ışığa gereksinim
gösterirler, bu yüzden genelde yüzeyin üst tarafında yayılış gösterirler.
Üremelerinde izomorf döl almaşı
görülür.Burada morfolojik yönden benzer gametler birleştiği için,izogametogami
görülür.
Eşeyli ve eşeysiz
ürerler.Eşeysiz üremeleri zoosporla,eşeyli üremeleri isogami ile olur.
Hayat devrelerinde biri diploid,diğeri
haploid olmak üzere iki nesil vardır.Bu yüzden haplodiplon bir döl almışı
görülür.
Haploid evre gametofit,diploid evre sporofit olarak
isimlendirilir.
Gametofit(haploid) nesilde tallus hücre içeriği,mitoz
ile iki kamçılı gamet verir.Bu gametler,farklı hücrelerden gelenlerle
birleşerek zigot yapar.Burada ki zigot diploittir.Zigot çimlenerek diploid
bitkiyi oluşturur.Sporofit adını alan bu bitkinin tallusu gametofitinkine
benzer.Bu mayoz geçirerek zoosporları verir.Hücrenin erimesiyle serbest
hale geçerler,haploid gametofiti verir.Bu şekilde hayat döngüsü devam
eder.Gametofit ve sporofit evre Ulva da eşittir
yani haploid evre diploid evreden daha uzun değildir.
Nehir ağzı dibinde çamurlu
substratum hakim olduğundan makroalglerin gelişimi için uygun
değildir.Buna ek olarak suyun bulanık oluşu ışık girişimini
engellediğinden alglerin gelişimi durur.Bu nedenle nehir ağzı su içi
makroflorası sınırlı sayıda yeşil alglerden oluşmuştur.Bunlardan biriside
Ulva dır.
Bentik bitkiler yaşadıkları
ortamda oluşacak ph değişimlerine karşı toleranslıdır.Örneğin Ulva
genusunda 9,4 lük ph ortamında fotosenteze devam ettiği gözlenmiştir.
Tallusları 15-20 cm kadar
büyüklükte, şerit şeklinde olan bu algler,denizlerde ve acı sularda 30
kadar tür ile temsil edilmektedir.
Kirli denizlerde yayılış
gösteren Ulva türleri üzerinde yapılan gözlemlerde oksijen
konsantrasyonlarındaki artışa paralel olarak hücre boylarının,dolayısıyla
tallus boyunun küçüldüğü görülmüştür.Ayrıca Ulva lactuca azot yönünden çok
zengin ortamlarda daha iyi gelişme gösterir.Bu yüzden nitrofil formlar
olarakda adlandırılır.
Bu grup yeşil algler
genelde dünyadaki sahil kıyılarında yayılım gösterirler.
Yaygın ismi deniz marulu
olarak bilinen Pasifik kuzeybatıda da 8 türüne rastlanır.Fakat bu türlerin
genel olarak dış görünüşleri ve taşıdığı özellikler benzerdir.
Ulva tallusundan enine kesit alındığında
iki sıra halinde dizilmiş hücreler görülür.Bu hücrelerin içinde at nalı
şeklinde kromatofor bulunur.
Ulva türlerindeki bütün hücreler fotosentez
pigmenti(kloroplast) içerirler.Ulva hücreler arası
bağlantı bölgeleri yani plasmodesmler içermediği için biraz daha karışık
bir kolni görünümündedir.
ULVA GENUSUNA AİT TÜRLER:
Ulva reticulata:
Ulva japonica:
Ulva lactuca:
Ulva pertusa:
Ulva rigida:
YARARLANILAN KAYNAKLAR:
1-Tohumsuz Bitkiler Sistematiği
Cilt_1
Yrd. Doç. Dr. Ahmet Yayıntaş
2-Tohumsuz Bitkiler Sistematiği
Cilt_1
Prof. Dr Hüseyin Güner
3-Çiçeksiz Bitkiler Pratiği
Doç. Dr. Necmettin Zeybek
Ege Üniversitesi Fen Fak. Sistematik Botanik Kürsüsü
5-www.sonomo.edu/biology/algae/ulva
6-www.ocnms.nos.noaa.gov
7-www.hawaii.edu
8-www.mbari.org/~conn/botany/greens/anna
9-www.sportesport.it/green_algae06.htm
10- Sharma, O. P., Text Book of Algea, 395 s., New
Delhi
11- Round, F. E., 1973, The Biology of Algea, 2 nd. Ed.,
Edward Arnold, London
12- Elliot. W., Stoching, C. R., Barbour, M. G., Rost,
T. L., 1982, Botany, An Introduction to Plant Biology, 6 nd. Ed., John
Wiley and Sons, Singapure.
HANDAN ÖZKAYNAK
11-01-400
|