Ulva

Bu sayfadaki bilgilerin Powerpoint Sunumunu (ppt dosyasını) www.sunumbankasi.net adresinde bulabilirsiniz

You can find the powerpoint presentation of this web page content at www.sunumbankasi.net

Giriş
Actinia equina
Alicia mirabilis
Aplysia punctata
Architeuthis dux
Atherina hepsetus
Aurelia aurita
Bathynomus Giganteus
Biyoluminesens
Callinectes sapidus
Carcharodon carharias
Caretta Caretta
Caulerpa taxifolia
Cephalochordata
Chelıdonıchthys Lucerna
Chelonia mydas
Ciona intestinalis
Corallium rubrum
Cubomedusa
Dasyatic pastinaca
Deniz Kaplumbagalari
Denizanaları
Diplodus vulgaris
Echinaster sepositus1
Echınasten seposıtus2
Echinodermata
Electrophorus electrıcus
Enhydra lutris
Eumetopıas jubatus
Galeocerdo cuvier
Globicephala melaena1
Globicephala melaena 2
Hacelia attenuata
Hermodice carunculata
Karidesler
Kikirdakli Baliklar
Labrus viridis
Latimeria chalumnae
Loligo vulgaris
Lophius piscatorius
Megaptera novaeangliae
Mercanlar
Mola mola
Monachus  monachus
Monodon monoceros
Mullus barbatus
Muraenidae
Mytilus edulis
Obelia
Octopus vulgaris
Pagurus
Palinurus elephas
Pelamis platurus
Penguenler
Physalia physalis
Physeter macrocephalus
Porphyra
Pyura spinifera
Rajidae
Rhizostoma pulmo
Salmo salar
Sargassum muticum
Scyliorhinus canicula
Sealions
Serranus scriba
Solea solea
Sphaerechinus granularis
Sphoeroides maculatus
Sphyraena barracuda
Suberites domuncula
Sungerler
Ulva
Thalassoma pavo
Yassi Solucanlar

 

 

 

ALGLERİN EKOLOJİK VE EKONOMİK ÖNEMLERİ

 

Algler, gerek yapısal olarak gerekse de dış görünüşleri bakımından oldukça farklı görünümdedirler. Yapısal olarak eukaryotik (gelişmiş hücre tipi) ve prokaryotik (basit yapılı hücre tipi) olmak üzere iki büyük gruba ayrılırlar. Buna göre Mavi-Yeşil algler göstermiş oldukları hücre organizasyonları bakımından prokaryot hücre özelliği taşımaktadırlar. Belirgin bir hücre çekirdeğinin olmaması ve çok basit olan kromatofor yapısındaki pigmentlerin dağılımı ve prokaryotik hücre özellikleri bakımından diğer alglerden ayrılırlar. Dış görünümleri bakımından tek hücreli ve ipliksi formlardan karışık olarak gelişmiş bireylere kadar değişik biçimlerde gözlenebilmektedirler.

Her canlı gibi, algler de nesillerini devam ettirebilmek için çoğalmak zorundadırlar. Algler üç farklı üreme sistemine sahiptirler. Bunlar; vejatatif üreme, eşeyli ve eşeysiz üremelerdir. Alglerde vejatatif üreme yaygın bir durum göstermektedir. Bazı türlerde hücrelerin büyüyerek koloni oluşturmasına ve bunların daha sonra normal büyüme sonucu bölünmesine dayanır. Diğer bazı türlerde ise tallusun büyümesi ya da ana bitkinin büyümesinin sürmesiyle gerçekleşmektedir. Genellikle alglerin ilkel gruplarında görülen eşeysiz üreme çok değişik biçimlerde ortaya çıkmaktadır. Kamçılı alglerin bazı gruplarında vejatatif üreme ile eşeysiz üreme arasında büyük benzerlikler bulunmaktadır. Bu tip bir üremeye sahip alg hücrelerinden bazı tiplerin farklılaşması ve sonuçta bunların birer birey oluşturarak ana hücreden ayrılmalarıyla gerçekleşmektedir. Son üreme şekli olan eşeyli üreme ise alglerin genel bir özelliği değildir. Bu tip üreme genellikle gelişmiş organizmalarda görülmektedir. Alglerde eşeyli üreme çoğunlukla aynı tür iki organizmanın plazmalarının ve çekirdeklerinin birleşmesiyle gerçekleşmektedir. Bu durum çok basit olarak morfolojik yapıları aynı olan 2 gametin birleşmesiyle olmaktadır. Gametler flagellatlara benzerler ve hareketlidirler. Bazı türlerde gametler yapılarına göre büyük ve küçük olarak ayrılabilirler (Güner, 1991).

Algler, her ne kadar ekstrem olarak morfolojik, sitolojik ve üreme varyasyonları bakımından diğer bitkilerle farklılık gösterse de, basit biyokimyasal mekanizmalarının benzer olduğu görülmektedir. Örneğin, klorofil-a yapıları ve bu pigmentler yoluyla çalışan fotosentetik sistemleri, basit besin ihtiyaçları ve asimilasyonun son ürünleri olan karbonhidrat ve proteinler, yüksek bitkiler ile benzerlik göstermektedir.

 

 

Ekolojik olarak algler, karlı alanlar, tamamen buzla kaplı alanlar da bulunabilirler. Fakat % 70'nin dağıldığı asıl yayılım alanı sulardır. Bu ortamlarda organik karbon bileşeklerinin major primer üreticisidirler. Mikroskobik fitoplankton formunda meydana gelebilirler. Makroskobik ve mikroskobik formların her ikisi de kara ve su hattı boyunca ve bu ortamların her ikisinde meydana gelir. Gövde ya da benzer işlevlere sahip yapıları ile derelerin alt kısımları ve sedimenlere, toprak partiküllerine ya da kayalara tutunurlar. Yukarıda da belirtildiği gibi buzla kaplı alanlarda bulundukları gibi 70 0C ya da daha yüksek sıcaklıktaki kaynak sularında da yaşayabilirler. Bazıları çok tuzlu su ortamlarında bile gelişebilirler. Göllerde ve denizlerde yüzeyden 100 m aşağıda ya da daha düşük ışık yoğunluğu ve yüksek basınç altında yaşayabilirler. Denizlerde yüzeyden 1 km aşağıda da yaşayabildikleri görülmüştür.

Algler su ortamında primer üretici canlılardır. Yapılarındaki pigmentleri sayesinde karbondioksit ve suyu ışığın etkisi ile karbonhidratlara çevirirler, böylece su ortamındaki besin değerinin ve çözünmüş oksijen oranının artmasını sağlarlar. Sonuçta kendi gelişimlerini sağlayarak besin zincirinin ilk halkasını oluştururlar. Bu şekilde üretime olan katkıları ve üst basamaktaki canlılarla olan ilişkileri açısından önem taşımaktadırlar. Alglerin üretimleri çevresel faktörlerle sınırlanmıştır. Bunlar ışık, sıcaklık ve besindir. Bu sınırlayıcı faktörler iyileştirilirse, üretim düzeyi artar. Üretim artışının belli bir düzeyi aşmasının doğal bir sonucu olarak da çevresel denge bozulur ve bu gelişeme eutrofikasyon adı verilir. Eutrofik bir ortamda besin madde girdisinin fazlalığından dolayı, (özellikle azotlu bileşikler ve fosfat gibi alglerin gelişimini arttıran bileşikler) alg ve bakteri faliyetleri ile bulanıklık artar ve ışığın suyun alt kısımlarına geçmesi engellenir. Oksijen dip kısımlarda sınırlayıcı bir özellik kazanır. Bu da bentik bölgede yaşayan canlılar için ölümle sonuçlanabilir.

Eutrofikasyonun sonuçlarından birisi de aşırı alg patlamalarının görülmesidir. Bunun anlamı, fitoplankton (alglerin serbest yüzen formları) populasyonlarının suyun rengini, kokusunu ve ekolojik dengesini bozacak yeterli yoğunluğa ulaşmasıdır. Bunun yanı sıra alglerin aşırı gelişmesi, sucul ortamdaki bir çok canlı için toksik etkilere neden olduğu için ölümler görülebilmektedir. Örneğin, Dinoflagellatlardan Gymnodinium ve Gonyanlax'a ait türler aşırı çoğalma sonucu, hayvanların sinir sistemlerini etkileyen, yüksek oranda suda çözünebilen toksik madde üretirler (Elliot et. al., 1992). Diğer patlamalara ise Mavi-Yeşil alglerden Microcystis, Anabaena, Nostoc, Aphanizomenon, Gloeotrichia ve Oscillatoria, Chrysophyte'den Prymnesium parvum neden olmaktadır.

 

 

YEŞİL ALGLER=CHLOROPHYTA

 

GENEL ÖZELLİKLERİ:

Yeşil algler su florasının önemli bir bölümünü oluşturur.Bunların %90 kadarı tatlı sularda ve nemli topraklarda,geri kalan %10 luk bir bölümüde denizlerin sığ bölgelerinde yayılış gösterirler.Yüksek bitkiler üzerinde epifit olarak yaşayanları, planktonik olanları bulunduğu gibi mantarlarla bir araya gelerek likenleri oluşturan türleri(Chlorella)de vardır.Şekil ve büyüklük bakımından farklı yeşil bitkileri içerirler.

Hareketli, hareketsiz tek hücreli veya çok çekirdekli,dallanan veya basit yapılı çok hücreli flamentlere sahip olan formlarda bulunurlar.Yeşil alglerin hücre çeperi selülozdur.Hücreler genellikle bir nukleus ile biçimleri genus ve türlere göre değişiklik gösteren bir yada daha fazla sayıdaki kromatoforları içerirler.Çan,yıldız,plak,oval yada spiral biçimlerde olabilen kromatoforlarında klorofil a ve b,B karoten,lutein ve xantofil gibi pigment maddeleri yer alır.Bir çok chlorophyta üyesinde kromatoforlar üzerinde nişasta ocağı yada nişasta merkezleri adı verilen pirenoidler vardır.Kloroplastları çok çeşitli şekildedir.Chlamydomonas da kadeh şeklinde,Mougetia da şerit şeklinde,Ulotrix de halka formunda,Oedogonium da ağ şeklinde,Bryopsis de disk şeklinde,Spirogyra da spiral ve Zygnema da yıldız şeklindedir.Asimile ürünleri nişastadır.Ototrof yaşarlar.

Üremeleri eşeyli ve eşeysizdir.Eşeysiz üreme:Zoospor yada aplanasporla olur.Armut görünüşünde olan zoosporlar eşit uzunlukta 2 yada4 kamçılıdır.Eşeyli üreme:İzogami,anizogami ve oogami ile olur.Kalın çeperli zigota kistozigot veya hipnozigot adı verilir.

DIVISIO:CHLOROPHYTA

CLASSIS:1-CHLOROPHYCEAE

CLASSIS:2-CONJUGATOPHYCEAE

CLASSIS:3-CHAROPHYCEAE

 

Ulva genusunun dahil olduğu chlorophyceae sınıfı da kendi arasında 7 ordaya ayrılır.

ORDO:1-TETRASPORALES

ORDO:2-VOLVOCALES

ORDO:3-CHLOROCOCCALES

ORDO:4-ULOTHRICHALES

ORDO:5-CHAETOPHORALES

ORDO:6-CLADOPHORALES

ORDO:7-SİPHONALES

 

 

Sonuç olarak Ulva genusun sistematiği aşağıdaki gibi ayrıntılı olarak verilmiştir.

 

ULVA

 

 

REGNUM:PLANTAE

PHYLUM:CRYPTOGAMAE

DIVISIO:THALLOPHYTA

SUBDIVISIO:THALLOPHYTİNA

CLASSIS:CHLOROPHYCEAE

ORDO:ULVALES

SUBORDO:ULVAİNEAE

FAMILIA:ULVACEAE

SUBFAMILIA:ULVACİDEA

TRIBUS:ULVEAE

GENUS:ULVA

 

 

Ulva yada deniz marulu olarak isimlendirilir.A vitamini içerirler.Salatası yapılır.Kirliliğe toleransları yüksektir.Gelişimlerinde mutlaka ışığa gereksinim gösterirler, bu yüzden genelde yüzeyin üst tarafında yayılış gösterirler.

Üremelerinde izomorf döl almaşı görülür.Burada morfolojik yönden benzer gametler birleştiği için,izogametogami görülür.

Eşeyli ve eşeysiz ürerler.Eşeysiz üremeleri zoosporla,eşeyli üremeleri isogami ile olur.

Hayat devrelerinde biri diploid,diğeri haploid olmak üzere iki nesil vardır.Bu yüzden haplodiplon bir döl almışı görülür.

Haploid evre gametofit,diploid evre sporofit olarak isimlendirilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Gametofit(haploid) nesilde tallus hücre içeriği,mitoz ile iki kamçılı gamet verir.Bu gametler,farklı hücrelerden gelenlerle birleşerek zigot yapar.Burada ki zigot diploittir.Zigot çimlenerek diploid bitkiyi oluşturur.Sporofit adını alan bu bitkinin tallusu gametofitinkine benzer.Bu mayoz geçirerek zoosporları verir.Hücrenin erimesiyle serbest hale geçerler,haploid gametofiti verir.Bu şekilde hayat döngüsü devam eder.Gametofit ve sporofit evre Ulva da eşittir yani haploid evre diploid evreden daha uzun değildir.

 

 

Nehir ağzı dibinde çamurlu substratum hakim olduğundan makroalglerin gelişimi için uygun değildir.Buna ek olarak suyun bulanık oluşu ışık girişimini engellediğinden alglerin gelişimi durur.Bu nedenle nehir ağzı su içi makroflorası sınırlı sayıda yeşil alglerden oluşmuştur.Bunlardan biriside Ulva dır.

Bentik bitkiler yaşadıkları ortamda oluşacak ph değişimlerine karşı toleranslıdır.Örneğin Ulva genusunda 9,4 lük ph ortamında fotosenteze devam ettiği gözlenmiştir.

Tallusları 15-20 cm kadar büyüklükte, şerit şeklinde olan bu algler,denizlerde ve acı sularda 30 kadar tür ile temsil edilmektedir.

 

 

Kirli denizlerde yayılış gösteren Ulva türleri üzerinde yapılan gözlemlerde oksijen konsantrasyonlarındaki artışa paralel olarak hücre boylarının,dolayısıyla tallus boyunun küçüldüğü görülmüştür.Ayrıca Ulva lactuca azot yönünden çok zengin ortamlarda daha iyi gelişme gösterir.Bu yüzden nitrofil formlar olarakda adlandırılır.

Bu grup yeşil algler genelde dünyadaki sahil kıyılarında yayılım gösterirler.

Yaygın ismi deniz marulu olarak bilinen Pasifik kuzeybatıda da 8 türüne rastlanır.Fakat bu türlerin genel olarak dış görünüşleri ve taşıdığı özellikler benzerdir.

 

 

Ulva tallusundan enine kesit alındığında iki sıra halinde dizilmiş hücreler görülür.Bu hücrelerin içinde at nalı şeklinde kromatofor bulunur.

 

         

 

Ulva türlerindeki bütün hücreler fotosentez pigmenti(kloroplast) içerirler.Ulva hücreler arası bağlantı bölgeleri yani plasmodesmler içermediği için biraz daha karışık bir kolni görünümündedir.

 

ULVA GENUSUNA AİT TÜRLER:

Ulva reticulata:

 

 

 

Ulva japonica:

 

 

 

Ulva lactuca:

 

 

 

Ulva pertusa:

 

 

 

Ulva rigida:

 

 

YARARLANILAN KAYNAKLAR:

1-Tohumsuz Bitkiler Sistematiği Cilt_1

Yrd. Doç. Dr. Ahmet Yayıntaş

2-Tohumsuz Bitkiler Sistematiği Cilt_1

Prof. Dr Hüseyin Güner

3-Çiçeksiz Bitkiler Pratiği

Doç. Dr. Necmettin Zeybek

Ege Üniversitesi Fen Fak. Sistematik Botanik Kürsüsü

5-www.sonomo.edu/biology/algae/ulva

6-www.ocnms.nos.noaa.gov

7-www.hawaii.edu

8-www.mbari.org/~conn/botany/greens/anna

9-www.sportesport.it/green_algae06.htm

10- Sharma, O. P., Text Book of Algea, 395 s., New Delhi

11- Round, F. E., 1973, The Biology of Algea, 2 nd. Ed., Edward Arnold, London

12- Elliot. W., Stoching, C. R., Barbour, M. G., Rost, T. L., 1982, Botany, An Introduction to Plant Biology, 6 nd. Ed., John Wiley and Sons, Singapure.

 

 

 

 

 

HANDAN ÖZKAYNAK

11-01-400