

İSTATİSTİKLER
Bilimsel isim: Physeter macrocephalus
Physeter: "Vantilatör"; Macrocephalus: "Büyük-başlı"anlamına
gelmektedir.
Polar bölgeler dışında okyanusun tüm derin
bölgelerinde yaşayabilir.
Uzunluk: (Erkekler)=15-18 metre (45-54 ayak);
(Dişiler)=10-12 metre (33-39 ayak)
Ağırlık: (Erkekler)=35-50 ton; (Dişiler)=13-22 ton
Beslenmeleri:Büyük squidler, ahtapot, mürekkep
balığı, köpekbalıkları, barakuda, ve tonbalıkları
TANIMLAMA
Physeter macrocephalus büyük balinalardan belki de
en iyi bilinenidir.Birine bu balina türünü çizmesini rica etseniz büyük
bir ihtimalle tipik özelliklerinden olan ''alın bölgesi''yle işe
başlar.Gerçektende baş hayvanın vücut uzunluğunun 1/3'ünü kaplar.Başın
çoğunu nefes almak için özelleşmiş organlar ve özellikle burun yapısı
kaplar.Başın büyük bir kısmı ''spermaceti'' diye adlandırılan mum
benzeri bir maddeyle doludur.Tam olarak ne işe yaradığı tam olarak
bilinmemektedir.
Kaldırma gücü düzeniyle ilgili hipotez ortaya atılmıştır ama halen bu
hipotezle ilgili önemli problemler vardır.Sperm balinalarında da
yankının esas alındığı sonar tekniklerle diğer dişli balinalarda olduğu
gibi yiyeceğin yerini bulma ve deniz altı engellerinin saptanması
sağlanır.Bu balinalar müthiş bir dalış yeteneğine sahiptir.Rahatlıkla
3000 metreye( 9, 800 ayak)dalıp orada oksijensiz 75 dakika kadar
kalabilir.
Sperm balinası dişli balinaların en büyüğüdür,ve benzersiz burnu
tarafından kolayca tanımlanır.Bu kocaman kaba burunun sol el
tarafında,önde hava deliği bulunur.Deri renkleri kahverengi ile gri
tonları arasındadır.Vücut sıcaklıkları yaklaşık 45 derecedir.Burunları
muhtemelen avladıkları squid'lerin tentaküllerinin oluşturduğu yara
izleriyle kaplıdır.Erkekleri 15 metreden 20 metre uzunluğa kadar
olabilirken dişileri 11 metreden daha az bir uzunluktadır ve maksimum 17
metre olurlar.Yavrular ise doğduklarında yaklaşık 4 metre
civarındadır.Ortalama ağırlıkları erkeklerde 36000 kg. iken dişilerde bu
20000 kg.a düşer.
Sperm balinalarının en büyük beslenme kaynağı olan
GIANT SQUID
Bilimsel ismi:
Architeuthis dux
En büyük giant squid 18 metre boyundadır.Pelerini 5
metre iken yaklaşık 1 tondur.Ortalama boyutlar 6 ile 13 metre arasında
değişir.Pelerinleri 1-2,5 metre uzunluğundadır.Ortalama ağırlıkları
50-300 kg. arasındadır.
Güney Atlantik’te,Meksika’da,Japonya’nın
yakınlarında,Hawaii ve California’da sıkça rastlanır.
Giant squid’ler en büyük kafadanbacaklı ve en büyük
yumuşakçadır.Çoğu insan bunların sperm balinaları tarafından avlandığını
bilir.Bu çok etkileyicidir;çünkü giant squid’ler sperm balinaları kadar
uzunlukta olabilirler.
Erişikinleri okyanusun çok derin kısımlarında
yaklaşık 200-1000 metre arasında yaşarlar.Buralar epipelajik ve
mezopelajik bölgelerdir.4000 metreye kadar uzanan batiyal zonda dahi
bulunanları vardır.
DOĞAL GEÇMİŞİ:
Puberty'nin
araştırmasına göre erkekler 10 yılda yaklaşık 12 metre,dişiler ise 9
metre uzunluğa erişirler.Yine de erkek sperm balinaları 22 yaşına
gelmeden ve diğer erkek balinalarla yarışacak güze erişmeden
çiftleşemez.Yaşam süreleri 60 ile 80 yıl arasındadır.Gebelik 14-16 ay
boyunca devam eder.
Squid'ler ve
balıklar,sperm balinalarının başlıca yiyecek kaynağıdır.sperm balinaları
avlarını aramakla çoğunlukla çok derinlere dalar.Sperm balinaları 40-50
dakika süren uzun dalışlarından önce yüzeyde 7-15 dakika
dinlenirler.Dalışları bir saatten biraz fazlayı aşmamalıdır.
Sperm Balinalarının Dünya Üzerindeki Dağılımı
Order:
Cetacea
Suborder: Odontoceti; Family: Physeteridae
Teşhis: Sperm balinalarının vücutlarının 1/3'ünü
kaplayan kocaman kare bir başları vardır.Başı büyük bir beyin,spermaceti
organı ve bunu çeviren yapılar oluşturur.Spermaceti organı balmumuna
benzeyen yağ benzeri bir sıvı salgılar.Kahverenginden,koyu griye uzanan
renklerde olabilirler.Yavruları erişkinlere nazaran daha açık
renklidir.Karın ve başın üst kısmı gri olmasına karşın genital
bölgelerinde beyaz parçalar görülür.Baş platformunun ön sol tarafında az
yükselmiş bir yumruda tek bir hava deliği bulunur.Alt çene dingile
alttan bağlıdır,dar ve uzundur.17-29 çift diş içerirler.Ve bu dişlerin
uzunluğu erişkenlerde 25 cm civarındadır.Dişlerin ağız kapatıldığı
zaman üst çene damağında dairesel olarak dizildiği görülür.Dudaklar ve
alt çenenin rengi beyaza çalar.
Başın arkasındaki vücudun düzensiz buruşuk bir
görünüşü vardır.Sırta ait yüzgeç alçaktır.Kalınca,yuvarlağımsı veya
noktamsı olabilir.Sırtlarında sırta ait yüzgeçler bulunur.Kuyruk depo
maddesi anüsün hemen arkasında bulunur.Kalınca karna ait bir omurgası
vardır.
Sperm balinaları rahatsız edilmezlerse saatte 7,5
km/h hızı aşmamak üzere yavaşça yüzeyde yüzerler.Saatte 30 km kadar
yüzerler.Rüzgardan etkilenmeksizin yüzeyde uzun süre durabilirler.Sperm
balinaları 60-90 dakika suyun altında kalabilen ve çok derine dalan bir
türdür.Dalmalarının çoğunu 400-600 metre arasında yapsalarda 3000
metreye kadar rahatlıkla dalabilirler.Dalmanın başlangıcında su
püskürtürler,bunun nedeni hava deliğinin temizlenmesini
sağlamaktır.Dinlenmek ve nefes almak için yüzeye çıktığında havalandırma
modeli değişir,daha az açık olmak koşuluyla daha güçlü hala gelir.Erişikin
erkekler dişiler ve yavru erkeklerden çok daha derine,çok daha uzun
süreler için dalabilir.Çogunlukla nefes alma gibi havayla ilgili
davranışlar toplumsal bir bağlamda,grup olarak gerçekleşir.
DAĞILIM VE ANAYURT:Sperm balinalarının dünya
üzerinde geniş bir dağılımları vardır.Ekvatordan buzullara kadar bütün
derin okyanus boyunca yerleşim gösterirler.Genellikle kıyıdan uzakta
yaşarlar,ama volkanik ve okyanus adalarının yakınlarında sahile yakın
olan,200 metreyi aşan yerlerde bulunabilirler.Kıta sahanlığının
kenarlarında denizaltı kanyonlarında ve okyanusun ortasında bulunurlar.
Sperm balinaları mevsimlere göre kyzey ve güney
yarımküreler arasında gözlenebilir.İspanya,Azores ve Danimarka'da
önceden tayin edilmiş hareketlerini gerçekleştirirler.Ayrıca bazı
boylamsal hareketleri de vardır.Yine de bazı sperm balinaları
populasyonları yılın belli zamanlarında özel alanlarda gözlenir.
Erkek sperm balinaları dişi ve yavrulara nazaran
çok daha fazla yolculuk yapar.Dişileri çoğunlukla tropikal ılık sularda
durmaktadır,ve büyük enlemsel hareketlere katılmazlar.
DOĞAL GEÇMİŞİ VE ÇEVREBİLİM:Sperm balinası
Odontocete ailesinin en büyük üyesidir.Erkeklerin ağırlığı 57 tona kadar
çıkabilir ve yaklaşık 18 metre boyundadırlar.Dişileri ise 25 ton
ağırlığında 12 metre civarındadır.Dişi sperm balinaları 7-13 yaşlarında
cinsel olgunluğa erişir,bu sırada boyları 8,3-9,2 metre
arasındadır.Erkek sperm balinaları dişilerinden daha jızlı gelişir.7-10
yaşında boyları 8,7-10,3 metreye ulaşır.Cinsel olgunluğa 18-21 yaşında
ulaşırken,bu sırada boyları 11-12 metredir.
Sperm balinaları, mevsimsel besleyicileridir.Kuzey
yarımkürede Ağustos'tan Ovak'a kadar kalırken,güney yarımkürede
Temmuz'dan Aralık'a kadar bulunurlar.Yavrular genellıkle yaz ve sonbahar
aylarında tropikal sularda doğarlar.Gebelik süreleri 14,5-16,5 ay
arasındadır.Yavrular 1 yaşına gelmeden katı yiyeceklerle beslenmeye
başlarlar.Buna rağmen ender durumlarda bazı balinalar yavrularını 13
yaşına kadar emzirebilirler.
Sperm balinalar çoğunlukla mezopelajik squid'lerle
beslenmesine rağmen çeşitli balık tiplerini de yer.Avlanmak için 20 cm-1
metre olan sguid'leri(yani küçük boyutta olanlarını) tercih eder.Diğer
kafadanbacaklılar,mezopelajik vampirler ve bentik ahtapotlarda sperm
balinalarının besin kaynağıdır.Nadiren kabuklu ve bentik yengeçlerle de
beslenir.
Karanlıkta yankı sistemiyle avını bulur,onların
parlak organları da avını bulmada etkilidir.Sonradan ağzını açarak
yüzmeye başlar.Açık ağzına avını çekmesi sperm balinalarının beyaz
renkteki dudaklarıyla olur.
Yıl boyunca düzenli bir şekilde beslenmek
zorundadırlar ve 500 metreden su yüzeyine sıçrayabilirler.
TOPLUMSAL DAVRANIŞ:Erkek sperm balinalarının
çoğunlukla 40 dereceden yüksek enlemlere göç etmesine karşın sperm
balinaları diğer dişli balinalar gibi toplu halde yaşarlar.Sperm
balinası toplulukları populasyonun yaşı,mevsimsel ve coğrafi
koşullar,toplumsal ve cinsel durumlarına göre birbirlerinden ayrılırlar.
Büyük olgun erkekler uygun bir eş için beslenme
mevsimi boyunca araştırma yaparlar.Ortalama 10-30 olgun dişi ve
yavruları bir grubu oluşturur.Grup içinde yavrulara özel bir ilgi
vardır.Dişi sperm balinaları diğer gruplardan gelecek saldırılara karşı
yavruları korurlar.Erişkin erkekler beslenme için göç ederken dişilerde
bebek bakıcılığı görevini üstlenir.
SPERM BALİNASI (physeter macrocephalus)
Dr James Darling:
''Hiçbir canlı hayvan, bizim hayal dünyamızdaki
büyük balinaların sahip olduğu yeri yakalayamadı.. Onlar, bizim hayal
güçlerimizi ateşler,ve duygularımızda ağır yaralara sebep olur. Onlar,
bizi sanata,edebiyata,ve müziğe iter. Ve bu nedenle onlar varolmalıdır.
Onun suda kayarkenki inceliği,gücü,gökyüzüne sıçrayışındaki zarifliği ve
güzelliğinin harmanı vahşi bölgelerin kaybolan şiirini sembolize eder.''
Sperm balinası Linnaeus tarafından physeter
macrocephalus diye adlandırılmıştır.Çünkü bu tür karakteristik olarak su
fışkırtmaktaydı,bu nedenle physeter ön adını;uzunluğunun yaklaşık
1/3'ünü de kafası kapladığı içinde koca kafalı anlamında macrocephalus
ismini almıştır.Bu rağmen halen isim konusunda çelişkiler vardır.Bazı
bilginler doğru ismin physeter catodon olduğunu savunmaktadır.Bunun
nedeni de ''catodon''un sadece alt çenesinde dişleri olan anlamına
gelmesidir.Bu balinalar şekilli vücutları,yassı yüzgeçlere dönüşen arka
kolları olan en büyük balinalardır.Kuyruğun sonunda deri verimli ve
yatay bir şekilde yüzme organı olarak farklılaşmıştır.Bu türde
epidermisin altındaki dermis tabakasında termoregülatör işlevi gören ve
balina yağı olarak adlandırılan mumsu bir tabaka bulunur.Kafatası ve
belkemikleri esnektir.10-20 arasında kaburga kemikleri
bulunur.Balinalar,yunuslar,mavi balina,kambur balina ve şişe burunlu
yunuslar aynı sınıfa aitlerse de sperm balinaları tek burun
delikleri,dişleri,içbükey üst kafatasları ve daha büyük kıçlarıyla
diğerlerinden ayrılırlar.
(
Ridgway, 1972).
UZUN DALMA SÜRECİNE İZİN VEREN ADAPTASYONLAR
Sperm balinaları respirasyon oranlarını
ayarlayabilmeleri,kardiyak verimleri,kalp atışı hızları,oksijen
tutabilme özellikleri ve aktarım mekanizmaları gibi bir dizi
adaptasyonlar sayesinde bir saatten daha uzun bir süre için suyun
altında kalabilirler.Vücut ağırlıkları sayesinde içine girdikleri
omurgalı hayvanlar sınıfının en rahat dalış yapabilen üyeleridir.Sperm
balinaları kan oksijenini taşıyabilme kapasiteleri,yüksek kas
miyoglobin konsantrasyonları ve kan akış hızları sayesinde diğer
omurgalı hayvanlardan ayrılırlar.(Hochachka)Bütün bu adaptasyonlar
omurgalı hayvanların dalış biçimleri ve yüksek oranda oksijeni tutabilme
özelliklerini verimli bir şekilde değiştirmiştir.
PERİFERAL VASOKONSTRAKSİYON
Bir organizmanın nefes almadan su altında kaldığı
zamanı etkileyen temel problem azalan ana oksijen gerilimi ve artan ana
karbondioksit gerilimidir.(Blix) Bir dalma esnasında organizma,
oksijenin azalan miktarıyla beyin sirkülasyonunu saglayarak artan kan
karbondioksit konsantrasyon oranıyla başa çıkabilmelidir.Periferal
vasokonstraksiyon sistem aracılığıyla organizmanın kası kan dolaşımından
kesik olacağından dalış süresince oksijen miktarı beyindeki ve kandaki
oksijen sirkülasyonunu sağlayacak düzeyde olmalıdır.(Hochachka)
BRADYCARDIA
Kalp atışının yavaşlaması sonradan artan kan
basıncı olmadan periferal vasokonstraksiyon sistemin çalışmasına izin
vermelidir.Bu da organizmanın bradycardia'ya maruz kalmasıyla olur.Su
memelilerinden özellikle Beluga balinaları dalışa başlarken kalp atış
hızları dakikada 100 vuruşun üzerindeyken dalış esnasında dakikada 12-20
vuruşa düşer.(Ridgway'in 1972 yılında yaptığı araştırma sonucu
anlaşılmıştır.)Bradycardia(dalış sırasında kalp atışını yavaşlatan
sistem)sayesinde kanın beslenmesi,kardiyak çıkışlar ve oksijen tutulması
rahatlıkla sağlanır.Bradycardia’nın derecesi dalış yapan hayvanlarda
oksijenin tutulması olayıyla ters orantılıdır.Dalış sırasında beyin
ihtiyaç duyduğu oksijeni depolanan oksijenden kullanacağından kalp atışı
hızındaki yavaşlama doğal olarak beyindeki oksijen sirkülasyonunu da
etkiler.(Blix’in araştırması)
KAN SEVİYESİ VE MİYOGLOBİN İÇERİĞİ
Omurgalı hayvanlardan özellikle dalış yapan
balinalarda çok miktardaki miyoglobin içeriği ve devamlı arttırılan
hemoglobin seviyesi karakteristik bir özelliktir.(Blix)Kanda depolanan
oksijen akciğerlerce de kullanılabileceğinden akciğerlerdeki oksijen
miktarının arttırılması yüzünden önemlidir.Ridgway,1984’te Beluga
balinaları üzerinde yaptığı araştırmada,kan seviyelerinin %5,5 oranla
karasal memelilerden daha yüksek olduğunu not etmiştir.Su memelilerinin
bazı türlerinde kan seviyesi toplam vücut ağırlıklarının %20’si kadardır
ve bu oran %60 sınırına kadar dayanabilir.Kaslarda biriktirilen
miyoglobin ve kanda biriktirilen hemeoglobinin %80 ile %90’ı dalış
sırasında kullanılır.
Miyoglobin, çok kompleks bir protein molekülüdür ve
hemoglobinle benzerlikler gösterir.Myoglobin, hayvanların kas dokusunda
oksijen depolama ünitesi olarak bulunur ve yüksek enerji gerektiren
işlerin yapılmasında görev alır.Miyoglobinlerdeki oksijen eğilimi
hemoglobinlere nazaran daha yüksek olduğundan kandaki oksijen miktarı
artınca pasif taşımayla hemoglobin kandan kas hücrelerindeki
miyoglobinleri besler.Dalış esnasında periferal vasokonstraksiyon
sistemin çalışması durduğundan hemoglobin yavaşça taşıdığı oksijeni
miyoglobinlere aktarır.Myoglobine bağlanan oksijen,sonradan kullanılmak
üzere kaslarda biritirilir.
Dalma özelliğine sahip hayvanların kas
hücrelerindeki miyoglobin miktarı karasal hayvanlara göre 3 ile 10 kere
daha fazladır.(Kooyman) yapar.Miyoglobin konsantrasyonları,dalış yapan
hayvanların türlerine göre değişiklik gösterir.
Hücrelerdeki myoglobinin miktarı,organların
oksijeni depolama özelliklerine göre değişir.Miyoglobin miktarının
fazlalığı,daha çok miktardaki kas oksijenini depolamaya izin verdiği
için beyin gibi oksijene daha çok ihtiyacı olan organlardaki depolanma
miktarı diğer organlara nazaran daha yüksektir.Sperm balinaları diğer
dalış yapan hayvanlara nazaran daha derine ve daha uzun süre
dalabildiğinden kaslarında depolanan miyoglobin miktarı da o oranda
fazladır.
NİTROJEN EMİLİMİ VE BASINÇ ADAPTASYONLARI
Scuba dalışı sırasında biz insanlar okyanusun
sadece 20-30 metre arasındaki güzelliklerini keşfedebiliriz. Biz
karmaşık nefes alma aletleri sayesinde ancak bir saatten biraz daha uzun
bir süre suyun altında kalabiliriz,bu bile kişisel sağlığımız için büyük
tehlike teşkil eder.Sperm balinaları ve diğer su memelileri bunu günde
neredeyse 100 kez tekrarladıkları halde rahatlıkla ve kolaylıkla
başarırlar. Sperm balinası,denizlerin derine dalma konusunda
tartışılmaz kralıdır.3000 metreye kadar dalabilme ve su altında bir saat
daha uzun bir süre nefessiz kalabilme yeteneğine sahip olması bunu
kolaylıkla açıklamaktadır.İnsanlar su yüzeyine sağlıklı bir
şekilde,vurgun yemeden çıkabilmek için çok yavaş hareket ederek basınca
alışırken sperm balinaları bu basıncı kolaylıkla ayarlayarak büyük bir
hızla su yüzeyine varırlar.Sperm balinaları basıncı azaltırken yapılan
hatalardan doğacak rahatsızlıklardan insanlar gibi etkilenmez.Bu yetenek
inanılmazdır ve neredeyse tüm su memelilerine özgü bir adaptasyondur.
Vurgun su yüzeyine çıkarken karşılaşılan en önemli
rahatsızlıktır ve ''su karanlığı'' olarak da isimlendirilir.Vurgun su
altında,yüksek basınçlı ortamdan normal veya alçak basınçlı bir ortama
geçildiğinde,iki akıntı arasında kalındığında düzenli hava alıp
verememenin yol açtığı inme veya ölümdür.Basınç değişimi sırasında
yetersiz alınan oksijen beyni kısa bir süre içinde olsa
besleyemediğinden ölüme kadar giden bir süreci başlatabilir.(Kooyman)Sperm
balinalarının boğaz oyuğu,akciğerleri ve bronş sistemleri bu basınç
değişimini kaldırabilecek yetenekte olduğundan vurgundan etkilenmezler.(Kooyman,
Mitchell)Bu gelişmiş fakat balinalar için bir o kadar kolay olan
yetenek balinanın zayıf ve esnek rib kafesi yüzündendir.Bronşiyal,bronş
ve akciğerlerinin gelişimdeki adaptasyonları aniden atmosferik basınca
maruz kalsalar dahi zorluk çekmeden bunu atlatabilmelerini sağlar. Büyük proportionu yüzünden bu sectionsunda kıkırdağın akciğerlerin,
hava, kan akışına içine çekileme, dokulara dissove, onun, daha çok sert
sessizde sacs olmadığı için yapabilen nitrojenin miktarını sınırlamak,
dalmanın olağan sitesi. Akciğer sıkıştırması da, (Mitchell) sert
sessizden sacs akan kanın miktarını sınırlar. Bir kontrolü olarak
diğerinin processes servesin olduğu bu adaptasyon. Kanın, alveoliden
passa uygunsuz olduğu için, akciğerlerde remainede sahip olabilen hava,
kanla aborbed olamaz, ve, pressurenin, çıkışın üzerinde azaltıncaya
kadar tuzağa düşürülür, ve gaz mübadelesi yeniden meydana gelebilir.
Balinaların arasında diğer fark ve SCUBA dalgıçları, o insanların,
akciğerlere nitrojen dalmasını artıran derinlikte sıkıştırılan hava
nefes aldığıdır, oysa balinalar, onların dalmasının başlangıcında
atmosferik basınç havayı değiştirir, ve o suretle, meydana gelebilen
nitrojen dalmasının miktarını azaltır.
Lung compression also limits the amount of blood
that flows through the alveolar sacs (Mitchell). This adaptation serves
as a check of the other processes. Because blood is unable to pass
through the alveoli, the air that may have remained in the lungs is
unable to be aborbed by the blood and is trapped until the pressure
decreases upon ascent and gas exchange is again able to occur. The
other difference between whales and SCUBA divers is that humans breathe
compressed air at depth which increases the nitrogen absorption into the
lungs, whereas whales exchange atmospheric pressure air in the beginning
of their dive and thereby decrease the amount of nitrogen absorption
that can occur.
SPERM BALİNALARINDA DALMA ALIŞKANLIKLARI:
Aşagıdaki diyagramda sperm balinalarında dalış
sırasındaki davranışlar sırayla gösterilmiştir.Dalışa püskürtmeyle
başlar,en son kuyruğu suya girer.
DERİNE DALMA ADAPTASYONLARI
Robert Boyle:
''Doğa uzun süreler dalmalarını sağlamak için
ördek,su kuşları ve diğer su memelilerini kendilerine özgü kalp-damar
sistemiyle döşedi.Bu balinaların atalarına önyargısız olarak bahşedilen
bir güzelliktir.''
Su kuşlarından balinalara kadar uzanan dalış figür
ve nedenleri yüzyıllar boyunca bilim adamlarının ilgisini çekmiş ve bu
konuda yoğun araştırmalar yapmalarını sağlamıştır.18inci yüzyılın
ortasında Robert Boyle tarafından öne atılan hipotezin konusu ördek ve
diğer su kuşlarının yiyecek için avlanmak yerine uzun süreler boyunca su
yüzünde dalış için neden beklediği hakkındaydı.Robert Boyle bu hipotezin
nedenini açıklamada yanlışlıklar yapmış olmasına rağmen bilimsel
literatürlerden de anlaşılabileceği gibi birçok bilim adamı halen kuş ve
diğer su memelilerinin avlanmak için neden dalış tekniğini
kullandıklarını merakla araştırmaktadır.
BESİN ZİNCİRLERİ:
Balina avcıları sperm balinalarının ‘’spermaceti’’
salgısını mum yapımında ve makine yağı olarak kullanıyordu.
Çok az gelişmiş göz yapılarına karşın çok gelişmiş
bir sonar sistemleri vardır.Çıkardıkları seslerin nesneler çarpıp geri
gelmesine bakarak avlanmalarını gerçekleştirirler.
BESLENME VE DALMA DAVRANIŞLARI
Sperm balinası zamanının büyük bir kısmını 70°
güney enleminden 70° kuzey enlemine kadar olan kısımda yiyecek için
araştırma yaparken geçirir.Dişiler kuzey ve güney yarımküreleri arasında
ekvatorun 40 ° yakınında dururken erkekler bu enlemler arasında devamlı
bir şekilde göç ederler.(Ridgway, 1972)Yapılan uzun çalışmalar sonucu
ulaşılan sonuca göre dalış süresince yüzeye çıkıp nefes alma süresi
oranı 1/4'tür.Bu balinaların yaklaşık olarak 40 dakikalarını dalmaya
harcadıktan sonra oksijen eksikliğini tamamlamak ve diğer dalış için
oksijen depolamak için 10 dakika su yüzeyine çıktıklarını
anlatmaktadır.(Papastavrou)Bu yüksek memeli metabolizma hızını
karşılamak ve vücut sıcaklığının devamlılığını sağlayabilmek için günün
neredeyse tümünü beslenmeye harcar.Sperm balinaları uzun dalışlarda 1
ile 3 ton arasında kafadanbacaklı(cephalopods)yiyebilirler. (Lockyer)Sperm
balinaların avı olan,batipelajik ve mezopelajik bölgelerde
yaşayan(örneğin;giant squid;Architeuthis türü)kafadanbacaklıların
tentakül uzunlukları 18 metre olabildiği gibi 100 gram kadar küçük
olanları da vardır. (Lockyer, Feldman)
Okyanusun Batipelajik bölgesi, 1000metre
derinlikten başlayarak 4000metre derinliğe kadar uzanır.Bu bölge,
okyanusta en derin yaşanılabilir bölgeleri içerir,ve deniz zeminine
kadar uzanır. En derin alanlardan birsi olan, Abissopelajik bölgesi,4000
metre ile 7000 metre arasındadır.Hadal bölgesi, en derin çukurların
içinde bulunduğu bölgedir.Sperm balinaları batipelajik bölge içinde
yaşadıklarından beslenmek için en az 1000 metreye dalmak zorundadırlar.Croll'un
gözlemlerine göre,sperm balinaları yaklaşık 1140 metrede
avlanırlar.Bunun asla doğrulanamamasına rağmen 1980 yılında Clarke'ın
yaptığı çalışmaların sonucu sperm balinalarının 3000 metreye dalma
potansiyellerinin olduğu anlaşılmıştır.Bu iddianın nedeni Scymnodon
türüne ait alt-mesken köpekbalıklarının sperm balinalarının midesinde
bulunmasıdır. Papastavrou 931 dalış gözlemledikten sonra şu sonuca
varmıştır:Normal balina türleri 15 dakikadan daha az sürede 400 metreden
daha az bir derinliğe dalarken sperm balinası gibi büyük balinaların bir
saatten daha uzun bir süre dalış yaptığını ve an az 1100 metre derinliğe
gittiğini gözlemlemiştir.
Papastavrou niye sperm balinalarının okyanus
oksijeninin minimum düzeyde olduğu kısımlarına dalmaya ihtiyaç
duyduklarını açıklamak için üç düşünce sunmuştur:
1.Sperm balinaları beslenirken avlanmaya konsantre
olma açısından oksijenin minimum düzeyde olduğu tabakayı seçiyor
olabilir.
2. Oksijen eksikliği sperm balinalarının avları
olan squid'leri daha korumasız ve hareketsiz kılacağından bu bölgeyi
seçiyor olabilir.
3.Oksijenin giderek azalması diğer squid avcıları
olan balıkları caydıracağından bu bölgede avlanmak sperm balinaları için
daha avantajlıdır.
Bu araştırmadan anlaşılacağı gibi sperm balinaları
daha derine dalabilme yeteneklerini kullanarak kafadanbacaklı türlerinin
belli bölgelerde sömürülmesini önler.Büyük balıklar dahi batipelajik
bölgede suda eritilen oksijen miktarı çok az olduğundan yaşamak
istemez.Sperm balinalarının dalışı suda eritilen oksijen miktarıyla
sınırlanmaz,bunun nedeni yüzeyden aldıkları oksijeni yanlarında
getirmeleridir.Böylece sperm balinaları, batipelajik derinliklere dipte
yaşayan kafadanbacaklıları yemek için daldıklarında sadece kendi
türleriyle yarışırlar.
Kafadanbacaklıları avlamak için batipelajik bölgeye
dalan sperm balinaları uç noktadaki ani değişimlerle(basınç ve sıcaklık
gibi)başa çıkabilmelidir ve avcılık yeteneğini kaybetmemelidir.Sperm
balinalarının maksimum dalabileceği derinlik olan 3000metreye ışık
girmediğinden bu kısım dondurucu soğukluktadır.Balinanın vücudundaki yağ
burada termoregülatör mekanizması olarak iş görür.3000metrede çevreyi
saran suyun basıncı,300 atmosfere eş veya 3.04x10^7 N/m2
büyüklüğündedir.Bu basınç bir insanı kolaylıkla ezebilecek bir
büyüklükken bu bölgede yaşayan sperm balinaları bu basınçla kolaylıkla
baş edebilir.Bu inanılmaz basınç toleransına ne çeşit bir adaptasyon
izin verebilir?
Bu adaptasyonlar çok ilginç ve sistematiktir.Ve
hayvanın fizyolojik görüntüsünü büyük ölçüde etkiler.Dalmaya başlamadan
önce balinanın nefes alışıyla tüm dolaşım sistemi,sıcaklık ve basınç
değişikliği mekanizmaları bu nefesle birlikte aktif hale geliyor.
Yukarıdaki diyagram sperm balinasının kafa yapısını
ve içindeki organların birbirleriyle olan ilişkilerini
göstermektedir.Başının için ‘’spermaceti’’ diye isimlendirilen özel bir
yağ ile doludur.
SPERM BALİNASINDA BAŞ ANATOMİSİ
Baş muazzam büyüklüktedir ve yaklaşık vücut
uzunluğunun 1/3'ünü kaplar (Bonner, 1989)İçerisinde en iyi kalitedeki
sperm yağı salgılayan organlar bulunur.
Sperm balinaları alt çenelerinde 18-28 çift konik
diş taşıyan dişli balinalardır.(Bonner, 1989) Cousteau 1972 yılında
yaptığı araştırmada sperm balinasının ağzında 60 diş bulmuştur.Dişler
yaklaşık 8 inç uzunluğundadır.Eskimo ve gemiciler bu dişleri eşya
yapımında kullanırlardı.Robertson 1954 yılında yaptığı araştırma
sonucunda sperm balinasının kursağının besin maddesi olan squid'leri
ezmek için tasarlanmış doğal bir ölüm makinesi olduğunu açıklamıştır.
Hayvanlar aleminin en büyük beyinli üyesidir.Beyin
başın aşağı kısmının altında bulunur.Sperm balinasının başındaki en
büyük organ ''kutu'' diye adlandırılan kısımdır.İçi ''spermaceti'' diye
adlandırılan balmumuna benzer,saman renkli özel bir yağla doludur.
Başta kutu organın aşagısında da yüksek miktarda
spermaceti yağı depolayan bir oda bulunur.Bu yüksek kalitede bir yağdır.
Sperm balinasının tek bir hava deliği vardır ve bu
delik başın en üst merkezinin solunda yer alır.
Diyagramda da görüldüğü gibi sperm balinasının
başındaki organlar diğer organlarla da ilişkilidir.
DAVRANIŞSAL ÇEVREBİLİMİ VE SOSYOBİYOLOJİ
SPERM BALİNALARINDA BEBEK BAKICILIĞI VE BİRLİKTE
DALMA İÇGÜDÜSÜ
Bu araştırma Dalhousie üniversitesi biyoloji
departmanlığı tarafından Kanada Halifax’ta yapılmıştır.8 Mart 1995’te
yapılan bu araştırma düzeltmelerden sonra 5 Kasım 1995’te kabul
edilmiştir.
Genç sperm balinaları erişkinler derinlere dalarken
yüzeyde gruplar halinde beklerler.Erişkin bir sperm balinasının yanında
bulunmak yavru balinanın sosyal konumu geliştirir. Galápagos adalarında
yapılan araştırmalarda erişkin sperm balinaları senkronize şekilde dibe
dalarken bir yaşına kadar yavruların yüzeyde beklediği
anlaşılmıştır.Daha sonra yavruların kısa periyotlar halinde erişkinlerle
birlikte dalışlara katıldığı gözlenmiştir.Anne sperm balinaları
neredeyse zamanlarının tümünü yavrularıyla ilgilenerek geçirirler,onları
diğer gruplardan gelecek saldırılara karşı korurlar.Sperm balinalarında
bebekbakıcılığı içgüdüsel bir davranış olup büyük özen ister.Dişi sperm
balinalarının bu davranışları sosyal evrimleşme için önemli bir gelişme
olup evrimleşmeye büyük katkısı vardır.
FYFFE Evleri
Kaikoura’daki
balina geçmişi
Tur ücreti:
yetişkinler için $3.50
çocuklar için $1.00
devamlı üyelere bedavadır.
Fyffe evleri
Waiopuka kıyılarındaki balina istasyonuna yakın bir yerde kurulmuştur.Bu
evler 1842 yılında Robert Fyffe tarafından tüccar John Wade için finanse
edilmiştir.Evin en orijinal kısmı tüccarlar için inşa edilmiş olan iki
odalı kooperatif kulübesidir.
Eskiden burada
avcılar balinaları avlıyordu,derilerini yüzüp yağlarından çeşitli şeyler
yapıyor ve etlerini yiyecek maddesi olarak kullanıyorlardı..Ama
1840’larda Robert’in yoğun çalışmalarıyla burası turistik bir alan
haline geldi.
Yıllar sonunda Fyffe
evleri büyük değişikliklere uğradı ve balina izleyicileri için tarihsel
ve kültürel açıdan önemli bir mekan haline geldi.
Sperm balinası dalarken
Balina izleyicileri
Güney Alaska’da balina izleyicileri(fotoğraf Peter Prokosch
tarafından çekilmiştir.)
NEDEN BALİNA İZLEMEYE GİDİLİYOR?
İlk kaz bir balinayı denizde hareket ederken görmek kadar esrarengiz
birşey yoktur.Bot yolculuğu,bekleyiş,onu ilk görüşün,yabancı bir çevrede
dünyanın en alışılmadık canlılarından biri olan sperm balinasını
izleyişin...Tüm bunlar hayatına bir daha asla unutamayacağın anılar
ekler.Balina izleyiciliği sadece bir eğlence değil,aynı zamanda doğal
kaynakları koruma açısından önemli bir görevdir.
BALİNA İZLEYİCİLİĞİ VE DOĞAL KAYNAKLARI KORUMA
WWF insanları kontrollü balina izleyiciliğiyle cesaretlendirirken
aynı zamanda da balina,yunus balığı gibi hayvanların korunmasında da
önemli rol oynar.Örneğin kuzey Norveç'in Andenes ve Tysfjord
alanlarında sıkça rastlanan sperm balinalarının izlenmesinin
geliştirilmesinde yardım etti.WWF balina merkezi için maddi olanak
finanse etmeye ve Husavik'teki balina araştırmaları yapan müzenin bilgi
toplamasına kendini adadı.
İzlanda'da, yolcu sayıları 1991'de 100 iken 2000'de 45400'e kadar
ulaştı.Ve balina izleyiciliği giderek büyüyen bir sanayi haline
geldi.Yılda yaklaşık 10 milyon insan balinaları izlemek için gidiyor ve
$1.25 milyardan daha fazla parayı bu sektör için harcıyor.Balina
izleyicilerinin sayısı yılda %12 artıyor ve bu toplam turizm sayısı
hızının yaklaşık 3 katı kadar.Şuan 87 ülkeden 495 toplum balina izlemek
için turlar düzenliyor.
Alaska, Kanada, Greenland, İzlanda, Norveç'in arktik alanlarında
yılda yaklaşık 140000 insan balina izleyiciliği yapıyor.Ve turistler
sadece bu bölgede $147 milyon harcıyor.
İlk
yolculuk Arktika'da 1988 yılında başladı.Bu tur turistlere balina ve
yunusları doğal ortamlarında görme fırsatı veriyordu.Ve buranın
benzersiz doğal ve kültürel tarihini öğrenmek için bu tur mükemmel bir
yoldur.
Burcu Şengez
04/01/4500