Penguenler

Bu sayfadaki bilgilerin Powerpoint Sunumunu (ppt dosyasını) www.sunumbankasi.net adresinde bulabilirsiniz

You can find the powerpoint presentation of this web page content at www.sunumbankasi.net

Giriş
Actinia equina
Alicia mirabilis
Aplysia punctata
Architeuthis dux
Atherina hepsetus
Aurelia aurita
Bathynomus Giganteus
Biyoluminesens
Callinectes sapidus
Carcharodon carharias
Caretta Caretta
Caulerpa taxifolia
Cephalochordata
Chelıdonıchthys Lucerna
Chelonia mydas
Ciona intestinalis
Corallium rubrum
Cubomedusa
Dasyatic pastinaca
Deniz Kaplumbagalari
Denizanaları
Diplodus vulgaris
Echinaster sepositus1
Echınasten seposıtus2
Echinodermata
Electrophorus electrıcus
Enhydra lutris
Eumetopıas jubatus
Galeocerdo cuvier
Globicephala melaena1
Globicephala melaena 2
Hacelia attenuata
Hermodice carunculata
Karidesler
Kikirdakli Baliklar
Labrus viridis
Latimeria chalumnae
Loligo vulgaris
Lophius piscatorius
Megaptera novaeangliae
Mercanlar
Mola mola
Monachus  monachus
Monodon monoceros
Mullus barbatus
Muraenidae
Mytilus edulis
Obelia
Octopus vulgaris
Pagurus
Palinurus elephas
Pelamis platurus
Penguenler
Physalia physalis
Physeter macrocephalus
Porphyra
Pyura spinifera
Rajidae
Rhizostoma pulmo
Salmo salar
Sargassum muticum
Scyliorhinus canicula
Sealions
Serranus scriba
Solea solea
Sphaerechinus granularis
Sphoeroides maculatus
Sphyraena barracuda
Suberites domuncula
Sungerler
Ulva
Thalassoma pavo
Yassi Solucanlar

Penguenin Anatomisi:

Herhangi bir hayvanın anatomisinin tartışmasında,tanımlamalar için kullanılacak olan terimleri ve anatomik yapıların konumlarını belirlemek ilk adım için önemlidir.Biz, “üstünde”, “altında”, “önünde” ya da “arkasında” gibi terimler kullanamayız.Örneğin; penguene önünden baktığımızda; “trachea”, “esophagus”un önündedir,fakat,arkasından baktığımızda “esophagus” “trachea”nın önündedir.Bakış noktasına göre damarlar (vessels) herhangi bir dokunun (tissue) altından geçebilir ancak bir başka bakış noktasına göre üstünden geçebilir.Öyleyse;tutarlı olmak için,biz bir bakış noktasından,izlenen bölgeye uygulanacak terimleri belirleriz.

“Anatomical planes”i öğrenmek için takip eden çizimlere bakınız.

 

             Resim 1

 

Yukarıda ,Adelie pengueni üç düzlemle ayrılmıştır.Yere paralel uzanan düzlemde penguenin karnının (abdomen) sağda yer aldığını görebilirsiniz.Bu yatay düzleme , “ufuksal” (horizontal) ya da  “transverse” düzlem denir.Sadece bir tek ufuksal düzlem yoktur,pek çok ufuksal düzlem olabilir.Bununla birlikte bütün ufuksal düzlemler yere paraleldir.Ufuksal düzlem pengueni tepe ve dip olmak üzere iki parçaya böler.Biraz sonra tepe (top) ve dip (bottom) için daha özgül (specific) terimler içine gireceğiz.Buna, “eksensel düzlem” (axial plane) de denir.

Bir sonraki düzlem,pengueni görüldüğü gibi dikdörtgenle ayıran düzlemdir.Bu düzlem yere dik olarak pengueni ön ve arka olmak üzere iki parçaya böler.Buna önel (frontal) ya da cronal düzlem denir.Ufuksal düzlem (horizontal) gibi,pengueni bölen pek çok önel düzlem bulunabilir.

Son düzlem, penguenin ortasında ince bir yol boyunca uzanan düzlemdir.Buna ortal (median) düzlem ya da “sagittal” düzlem denir. “ortal” (median) ın kesin orta*olma tanımından dolayı yalnızca bir tek “ortal” (median) düzlem ve yalnızca bir tek “sagittal”düzlem vardır.pengueni sağ ve sol olarak ayıran ortal düzlemin yüzlerine “parasagittal” düzlemler denir.

Bu düzlemler neden yararlıdır? Bunlar penguenin parçaları hakkında konuşurken yarar sağlar.Örneğin, bir damar penguenin “ortal” ında (median) uzanabilir.Bunu söylediğimizde siz, o damarın penguenin ortasında bulunduğunu anlayabilirsiniz.Ya bir sinir, kaburga kemiğinin altında ufuksal (horizontal) olarak uzanıyor dersem? Siz bu sinirin ufuksal (horizontal) düzlemde olduğunu hayal edebilirsiniz.Öyleyse, düzlemlerin amacı  bir referans çerçevesi sunmaktadır.

Düzlemler yalnızca bu yüzden yararlıdır.Daha karmaşık terimler, organların ve dokuların konumlarını işaret eden doğrultusal terimlerdir.Aşağıdaki bazı temel anatomik terimlere bakınız:

İlk önce “dorsal” ve “ventral” terimleri hakkında konuşalım. “Dorsal” penguenin sırt bölümlerini çağrıştırır. (Bu bağlamda,aynı zamanda  “superficial” -yüzeysel - ya da “posterior” -kıç,kaba et- diyebiliriz.)

Öyleyse,dorsal sırtı gösterir.Eğer dorsal sırtı gösteriyorsa ventral penguenin ön bölümünü gösterir.Bunagöre,eğer sinir penguenin ventral görünüşü boyunca uzandığını söylersem, bu sinirin penguenin karın tarafında olduğunu anlarsınız.

anatomy terms

        Resim 2

Kullandığımız diğer terimler “cranial” ve “caudal”dır.Cranial, kafatası ya da beyin tarafında demektir.Caudal ise kuyruk tarafında anlamındadır.Cranial bazen “superior” yerine ve caudal bazen inferior yerine kullanılır.Öyleyse, ayak, dize caudal dersem, ayağın anatomik olarak dizin alt tarafında bulunduğunu anlarsınız.Bu gülünç bir örnektir ama sizi fikir sahibi yapar.Son üç terim biraz daha karışıktır.Birincisi, “rostal” dir.Burun tarafında anlamındadır.Bu çok karışık görünmesede bazen rostal,bizim bildiğimiz cranial da oldugu gibi baş tarafına doğru anlamında kullanılır.Diğer iki terim proximal bir yapı bir diğerine köken olarak daha yakın olan yapıdır.Resim 2 deki yüzgece bakınız.Axilla penguenin armpit’idir.Axilla’nın yüzgecin ucuna proximal ya da distal olduğunu söyleyebilir misiniz?Gerçi anatomik olarak, axilla yüzgecin ucundan çok uzaktır.Ama yine de axilla yüzgecin ucuna proximaldir.Proximal ve distal karışık olabilir.Fakat birazcık alıştırma bunları yerinde kullanmamızı sağlar.

Şimdi penguen anatomisine dalalım ve penguen embriyolojisiyle başlayalım.

Penguenin Embriyolojisi: 

Eğer seksüel davranışları dikkatlice okuduysanız, o zaman  penguenlerin üremesiyle deilgili birazcık bilginiz vardır.Bu bölümde,üremenin önemli gelişimini vereceğim.

Penguenler seksüel anlamda ürer.Seksüel üreme, teker hücreli iki gametten oluşmuş tek bir hücre ya da zigot birimini ifade eder.Dişi gamete Ovum ve  erkek gamete Sperm denir.Birleşmenin  meydana gelmesi ve sözkonusu spermin dişi üreme alanının “magnum”una ulaşmasından sonra,sperm “ova”yı delip içine girer.Buna döllenme denir.Sonuçta oluşmuş birleşik hücre zigot olarak adlandırılır. Aşağıdaki çizime bakınız.

 

 

Male structures

 

                                                           Resim3

 

Önce,spermin oluşumunu ve aldığı yolu izleyeceğiz.Sperm  testislerde oluşur;erkek penguenler karında (abdomen) böbrek biçiminde birbirine yakın iki cranioventrale sahiptir.(cranial ve ventral terimlerini hatırlayınız)Sonra, sperm  medial olarak dustus içinden yolculuk yapar ve urodeum olarak bilinen özel bir bölümdeki caudal cloacaya (cloacanın dibi) girer.Birleşme boyunca ,cloacal içerik dişi cloacaya bırakılır.Eğer çiftleşme ovulation dönemine  denk gelmişse döllenme meydana gelebilir.Dişiler genellikle tek ovary’ye sahiptir;genellikle sol ovary üremeye katılır.Follicle gelişimi,oocyte (olgunlaşmamış (immature) ovum)un gelişimini destekler.Oocyte’nin gelişmesiyle,follicle içine dolan sıvı,fıtık noktasında intrafollicular basıncı arttırır.Oocyte vücut boşluğuna doğru atılır.Bir ovumun vücut boşluğuna bırakılmasıyla ovulation meydana gelir. (vücut boşluğu,teknik olarak peritoneal boşluk olarak adlandırılır fakat biz bu kadar teknik bir tartışma içinde değiliz.)Ovum infundibulumun fimbriası tarafından infudibulumuna doğru sürüklenir.Fimbria parmak benzeri,ovulation boyunca kanla dolu olan infundibulumun çıkıntısıdır.Olgunlaşmış ovum (maturing ovum) ovumun spermle karşılaştığı yerde bulunan magnumuna taşınır.Burada döllenme meydana gelir ve zigot ya da “yumurta” dişi üreme alanına doğru yoluna devam eder.Yumurta seyehatinin devamıyla ,albumenin bir tabakasını elde eder ve kabuk zar (membrane)döllenme alanının kıstağının (isthmus) içinde birikmeye başlar.Bütün bu süreçte,yumurta sarısı kesesinin ve yumurtanın  büyüklüğü artar.Yumurtanın uterovaginal kavşak içinden geçmesiyle ,yumurta kapsamlı bir şekilde setleşir ve cloaca sayesinde dünyaya gelir.

 

Female structures

yolk sac

Soldaki resim erken embriyo dönemine aittir.Erken inceleme size,bu evrede embriyonun ,yumurtanın bütün içeriğine sarı rengi baskın kılan genişleyen yumurta sarısı kesesi tarafından kaplandığını gösterecektir.Penguen embriyosunun gelişmesi için gereken bütün enerji yumurta sarısından alınır.Gerekli yağlar ,kolesterol ve şeker yumurtanın bu bölümünde bolca bulunur.Neurological sistemin gelişmesi için yağlara ve kolesterole gereksinim vardır.En çok enerji,glukoz,galaktoz ve fruktoz gibi basit şekerlerden alınır.

Embriyodan yumurta sarısı kesesinin içine doğru dağılmış kan damarları ağını görebilirsiniz.Gıdalar kan damarlarına girer ve embriyoya taşınır.Bu noktada ,besinler embriyonun gelişmesi için baştanbaşa dağıtılır.

Birkaç gün içinde ,embriyo bir hayvanın biçimine benzeyecek boyutlara ulaşır.Aşağıdaki resimde ,embriyo birkaç gündür kuluçkadadır

3d embryo

Bu sırada ,embriyo hala yumurta sarısı kesesinden besinleri çekmektedir.Gerekli oksijenin ise diş dünyadan yumurta kabuğundaki mikroskobik gözeneklerden geçerek kan akımına karışmasıyla sağlanır.Metabolik karbon dioksit ise aynı yolla dışarı atılır.

Soldaki resim gelişmiş embriyoyu gösterir.Bu embriyonun en göze çarpan özelliği gelişmiş gözleridir.Yakın inceleme ,kolların ve bacakların da faklı eksenler üzerinde filizlendiğini gösterir.(gelişim boyunca ,üst uzuv çıkıntıları yanal-lateral,alt uzuv çıkıntıları ise median olarak döner.).Vaskülarizasyon (kan damarlarının gelişmesi,işlevsel duruma gelmesi v.s.) bu evre boyunca olur.Besinleri taşıyan ana atardamar (arter) embriyonun median düzleminde olduğu ve ventral yüzeye girişi görülür.Embriyonun dorsal yüzeyi bu resimde belirlenebilir değildir,fakat omurgada bu evre de gelişmektedir.

Embriyonun biraz ilkel olduğu bu evrede,sagittal bölgede çeşitli özellikler göze çarpar.Caudally’den     cranially’e doğru giderek ,penguenin forebrain’in (beynin olgunlaşmamış durumu) ve gözlerinin geliştiği başını görebiliriz.Bu evrede ,kalp ventral yüzeyin ventral diverticulumu olarak göze çarpar.Penguenin bu gelişimi bu düzeydeyken ,embriyonun dorsal tarafın da merkezi gelişiyor.Resim 7 de otic kabarcık olarak işaretlendi.

 

 

2d embryo Penguen embriyosunun cranialinden  caudaline,dorsal yüzeyi boyunca uzanan bölgeler neural tüptür.Neural tüp embriyonun ektoderminden gelişir.Ektoderm embriyonun en dış hücre tabakasıdır.Neural tüp oluşumu notochord tarafından gerçekleştirilir,neural tüp Chordate hayvanlar tarafından paylaşılan bir yapıdır.(Bununla birlikte bütün Chordeteler omur geliştirmez. Kuşların vertebrata denen sub-phylumla sınıflandırılmasının nedeni onların omurlu omurgalı olmalarındandır.). Neural tüp beyin ve omuriliği (spinalcord) içeren merkezi sinir sisteminde gelişir. Notochord intervertebral disklerin içine geriler.

Bu embriyo parçasının son özelliği somitelerdir.Somite fonksiyonunu anlamak zor olabilir.Somiteler , vertebral sistemden olan neural tüp etrafında yoğun hücre topluluğudur. Somiteler  notochordla bitişiktir ve omurilği çevreler. Somitler omuilik çevresinde omuilikle birlikte büyür,  somitler vertebra’ yla   ve  başın iskeletini oluşyuran kemiğin kaidesiyle birlikte biçimlenir.Omurganın ve başın iskeletinioluşturan kemiğin kaidesinin gelişimi ,somitlerinkinden daha karmaşıktır.Somitler omurilik boyunca omurilikten sinir çıkışlarına olanak sağlamalı,bunun için somitler omuiliğin etrafına tam olarak yapışmaz.

Kuluçka süresi penguen türleri arasında değişiklik gösterir fakat koşullar uygun olursa,civciv ergeç yumurtadan çıkar.Civcivin büyümesine girmeyecağim fakat büyümenin kademeli süreci vardır ve civcivin genç olmasından önce ve gençlikten yetişkinliğe geçişte tüyler değişir.her civciv bu evreden geçer.Prejuvenal (gençlik öncesi) tüy dökümü yoluyla  doğumdaki tüyler yerini gençlik tüylerine bırakır.Penguen yetişkinlik öncesi tüy dökümü yoluyla gençlik tüylerinden kurtularak esas tüylerine kavuşur.

 

Gastrointestinal Anatomi:

Yaşayabilmesi için penguen tükettiği yiyeceklerden vitaminleri ve mineralleri çıkarmalı.Penguene bunlar metabolizması için ;proteinlerin , DNA ve RNA ‘nın sentezi için gereklidir.Diğer besin öğeleri metabolizma tepkimelerinin ara aşamalarında kullanılır.Diğer besin öğeleri  penguenlere gördüğümüz rengi verir.

Dolaşım ve solunum sistemindeki gibi, sindirim sistemi de bedensel gereksinimleriçin beslenme işinin parçasıdır.Penguenin sindirim sisteminde , dişsiz penguene sağlanacak yiyecekleri püre yapıp depo etme işlevlerini yerine getirecek özelleşmiş bölümler bulunur.Besin artıkları ve sindirilmeyen yiyecek bölümleri vücuttan atılmadan önce besinlerden en yüksek yararı sağlayan öğeleri çıkaran kıvrımlı bir sindirim yolunu izler.Bu sindirim yolunun Resim 8 de gösterilen kısımlarından ayrı ayrı sözedeceğiz.

 

gi system, complete

Yiyecek önce ağız boşluğuna alınır.Penguenin ağzı sindirimin başladığı ilk yerdir.Bununla birlikte ,ağız boşluğunda az miktarda sindirim gerçekleşir,bazen de hiç gerçekleşmez.Ağızda besinlerin gelişini kolaylaştıran mukozayı salgılayan bezeler bulunur.Ağız boşluğu yemek borusuyla dışarısı arasında bağlantıyı sağlar.Yemek borusu, ağız boşluğu ile kursak arasındaki bir tüptür.Yemek borusu mukozalı duvarlara sahip tüp şeklindeki yapıdır.Peristalsiz olarak bilinen hareketler yoluyla,yiyecekler ağız boşluğundan mide doluysa ya da yiyecekler kusulmuşsa yiyeceklerin tutulduğu kursağa itilir.Kursak,herhangi bir özel görevi olmayan sadece yemek borusunun şişmiş bölümüdür.

Yemek ,kursakta tutulan yemekse kursağı terkeder,kursakta tutulmayan yemekse yemek borusunu terkeder ve  proventriculusa geçer.Proventriculus,yenen balığın ve kabuklu küçük okyanus canlılarının sindirilmesini sağlayan sindirim enzimlerini barındırdığı için sindirim sisteminin önemli bir parçasıdır.Proventriculus penguenin midesinin ilk bölümüdür.Penguenin midesinin ikinci bölümü taşlıktır.Taşlıkta balıklar  ve kabuklu küçük okyonus hayvanları öğütülür ve daha kolay sindirilen püreye dönüştürülür.Taşlık kalın kaslı tabakaya sahiptir.Bu tabaka besinlerin öğütülmesi için gerçekleşen kasılmaların oluşmasında gereklidir.Taşlığın iç yüzeyi koilin olarak bilinen keratin maddesiyle kaplı olduğundan zımpara benzeri bir yapıya sahiptir.Histolojik olarak bu cutuca gastrica olarak bilinir.Kısmen sindirilmiş besinler taşlıktan çıkarken pankreasın ve karaciğerin enzimleriyle karşılaşır.Karaciğerin konumu kalbe inferolateraldir.Karaciğer yağların sindirimi ve emilimi için yaşamsal önemi olan safrayı,pigment,kollestrol ve asit çeşitlerini salgılar.Asitliği dengelemek için, pankreas, asidi nötralize eden sodyum bikarbonat ve çeşitli şeker, yağ ve protein sindirim kimyasalları salgılar.Bir kısmı daha sindirilmiş besinler barsaklara girer.Sindirilmiş besinlerin emiliminin en büyük bölümü burada olur.Yiyecekler, yavaşça sindirilip emildikleri bu kıvrımlı organ dizisi boyunca yolculuk eder.Burada dışkıyla, böbreklerden gelen ürikasit karışır.Bu içerik buradan atılır.

İskelet Anatomisi:

Penguenin destek sistemi iskelet sistemidir.İskeletin etrafı ona bağlı kaslarla sarılıdır.Kaslar iç organları korur ve iskelet sisteminin hareketini sağlar.Penguenin iskeleti uçmak için tasarlanmış olmasına rağmen penguenler uçamaz.Ayrıca penguenin kemikleri uçucu hayvanların ortalama kemik yoğunluğundan fazla yoğunluğa sahiptir.

Kasların kemiklere bağlanmasına girmeyeceğim.Burada iskeletin temel

parçalarına ve günlük yaşamda nasıl işlediğine değineceğiz.

Yandaki çizim bir kral penguenin kafa iskeletini açıkça göstermektedir.Penguenin kafa iskeletinin temelini oluşturan çeşitli özellikler kolaylıkla görülebilir.Gaga olarak bildiğimiz mandible iki ayrık parçadan oluşur.Biri, üstteki çene kemiğinin hareketini yapan premaxilla’ya doğrudan bağlanmıştır.Mandible’ye inferior olan bu parça dentary olarak bilinir.Üst çene kemiğinin hareketi burun açıklığını kapsar.Bu açıklık, penguenin koku alma sistemine hava girişini sağlar.

Kafa tasının parçaları için ise üç terimden sözederiz.Frontal,parietal ve occipital parça.Bunlar penguenin beyninin loplarına uyar.Zygomatik kemer, göz yuvalarının tabanını oluşturan ince bir kemik yapısıdır.Mesethmoid solunum sistemi yollarındaki dokuyla aynı olan yapıyla astarlanmış sinüstür.

Soldaki iskelet yapısının önemli bölümlerini açıklar.Gaga iskelet yapısının bir parçasıymış gibi görünsede ,değildir.Gaga keratin bir yapıdır.Bu ;yüke dayanıklı yoğun ve kalın moleküler yapıdır.Pre-maxilla kafatasının bir bölümünü oluşturur.Kafatası, penguenin en önemli organlarından birini kapsar;beyin ,penguenin komuta merkezidir.

Kafatasına caudal, cervical vertebrae’dir.Bununla birlikte  cervical vertebrae, kafatasının tabanıyla doğrudan iletim içinde değildir.Bunlar birbirlerine kopmaz bağ dokusuyla bağlıdır;her vertebra (omur) ,altındakine ve üstündekine aynı yapıyla bağlıdır.Ondan sonra thoracic vertebrae gelir.Thoracic, göğüs kemiğine  işaret eder.Bu göğüs kafesinin başladığı yerdir.Göğüs kafesi , içerideki organları koruyucu niteliktedir.

En gelişmiş göğüs kafesi kemiği sternum’dur.

Bunlar alışılmadık derecede geniştir.Pecteralis kasları sternumun ana eksenine tutunur ve üst kolun humerusuna kadar yayılır.Sternum neden bu kadar geniştir?Kuşlar uçar ve uçmak için geniş ve güçlü pectoralis kasları gereklidir.Penguenler, uçmamalarına rağmen, yüzdükleri için onlar da geniş pectoralis kaslarına gereksinim duyarlar.Bunedenle penguenlerin de sternumu geniştir.Pectoralis birinci derecede baskı altındaki kastır ve humerustan  sternumun ana eksenine ventromedial olarak uzanır.Penguenin başlıca elevatorü humerustan clavicle ve coracoid kemiğinin eklemine dorsaventral olarak uzanan supracoracoideus’tur.(Bu kaslar, insan oğlundaki latissiums dorsi ve pectoralis major’le analojik olarak benzer.). Penguenlerde bu  uçma yapısı pectoral girdle (Pectoral kemer) olarak bilinir.

Kanatların her biri karmaşık olmayan bir bileşik kemik yapısıdır.Her extremit(limb) tek bir kemikten ibarettir (humerus:üst limb;femur:alt limb) proximal olarak,etkileşimli iki kemik (radius ve ulna :üst limb;tibiotarsus ve fibular: alt limb ) , distal olarak metakarpal (üst limb ) ya da metatarsal (alt limb) ve phalange.

Penguenlerde, genellikle femur (uyluk) görülemeyebilir,çünkü femur tüylerin içine gömülmüştür.Son yapısı pubis’tir.Bir penguenin pubis’i ilginç bir yapıdır çünkü bir dinazorun pubis’ine benzer.Pubis penguenlerde baş tarafına doğru, dinazorlarda ise kuyruk tarafına doğru yönelmiştir.Kuşlarda ve gelişmiş dinazorlarda görülen evrimsel farklılık olan bu başa yönelik pubis’e ters pubis denir.

Penguen Cinsleri:

Dünyada 6 penguen cinsi ve 16 penguen türü vardır.

1.Sphniscus

2.Aptenodytes

3.Eudyptes

4.Eudyptula

5.Megadyptes

6.Pygoscelis

1.Spheniscus cinsi penguen türleri:

   Sphniscus magellanicus

   Sphniscus   humbodti

   Spheniscus mendiculus

   Spheniscus demersus

2.Aptenodytes cinsi penguen türleri:

   Aptenodytes patagonicus

   Aptenodytes forsteri

3.Eudyptes cinsi penguen türleri:

   Eudyptes atratus

   Eudyptes pacbyrhynchus

   Eudyptes chysolophus

   Eudyptes crestatus

   Eudyptes robustus

4.Eudyptula cinsi penguen türü:

   Eudyptula minor

   Eudyptula albosignata

5.Megadyptes cinsi penguen türü:

   Megadyptes antipodes

            6.Pygoscelis cinsi penguen türleri:

   Pygoscelis adeliae

   Pygoscelis antarctica

   Pygoscelis papua

Spheniscus Cinsi Penguen Türleri:

MAGELLANIC

Spheniscus magellanicus:

Magellanic pengueni Spheniscus cinsinin bir üyesidir.Diğer yakın üç akrabası gibi, görünüşü kahverengiye kaçan siyah renkli , göğsü ve karın bölgesi beyaz olan tipik bir penguendir.Bir magellanic, boynunun anterior yüzeyinden karşılıklı iki beyaz şeridin geçmesinden ayırt edilebilir.Humboldlarda bu şerit tamamlanmamış ve Africanlarınkinde ise bulunmamaktadır.

Magellanic penguenleri ortalama 44,45 cm boyunda ve 2,9 kg ağırlığındadır.Hem dişi hem de erkek  aynı renk düzenini sergiler.

Magellenic  pengueninin ekolojisi aslında farklıdır.Yaşam alanları düşük sıcaklıktaki Aşağı  Antarktika  ve Şili kıyılarıdır.Magellanic penguenlerinin yaşam alanları ve zamana bağlı davranış türleri Humboldt penguenlerinkiyle çakışır,fakat bu iki tür birbirleriyle genellikle çiftleşmez.Magellanic penguenleri çiftleşme zamanlarında ,Eylülsonundan Şubat’a kadar Juan  Fernandez,Staten Adası,Tierra del Fuego ve the Falkland Adalarındadır.Magellanic penguenleri yıl boyunca göç eder.

Magellanic populasyonunu, vücut yağlarının azalması ve insanların onları avlaması onları tehdit eder.neyse ki bu kuşlardan 1,2 milyon çift vardır.Doğal olarak Güney deniz aslanları tarafından avlanırlar.Dominican martısı ve iri petrl de penguen civcivlerini ve yumurtalarını besin olarak kullanır.Penguenlerin yiyecekleri ise küçük balıklardan ve deniz kabuklularından ibarettir.

Magellanic pengueni bazen “jackass” pengueniolarak anılır.

Magellanic penguenleri , spheniscus magellanicus, Juan Fernandez adalarında,Güney Şili ve Patagonya sahillerinde ve adalarında Tierra del Fuego’da ve komşu adalarda Staten Adasında ve Falkland Adalarında ürer.Üreme kolonileri ,açık sahil.kum düzlükleri,çimenli bayırlar ve ağaçlık bölgeler gibi çeşitli habitatlarda bulunurlar.Buralarda güneşten,hava koşullarından ,diğer memelilerden ve yağmacı kuşlardan korunmak için yerin altına sığ oyuklar kazarlar.

                                               Resim 11

 

                                                              Resim 12

PERU PENGUENİ (HUMBOLDT)

Spheniscus humboldti:

 

Humboldt penguenleri Spheniscus cinsinin üyesidir.Humbodtlar en fazla Magellanic penguenleri gibi görünür.Bu iki türün yaşam alanları genellikle çakışır.Frontal yönden bu ikisine bakarsanız ,Humbodtların boyunlarında tek bir şerit ,Magellaniclerinkinde ise iki şerit görürsünüz.Davranışsal ipuçları dikkate alınmadığında , erkek Humboldtlar dişi Humbodtlardan ayırtedilemez.Erkek de dişi de yaklaşık 4,5 kg dır ve yaklaşık 65 cm boyundadır

Humbodt penguenleri çoğunlukla Perm ve Şili kıyılarını mesken tutarlar.Zaten yaşadıkları bu bölgeler çiftleşmelerine de uygun olduğundan göçebe değillerdir. Humbodt penguenleri bütün yıl boyunca ürayebilme yeteneklerine sahiptir.Humbodt penguenleri her seferinde 2-3 yumurta yapar ve bunlar hepsinden başarıyla civciv çıkabilir.

H umbodt penguenleri küçük balıklarla ve kabuklularla beslenir fakat onlar daha çok diğer okyanus hayvanlarına yem olur.Onlar, skualar ve martılar tarafından da avlanırlar.Bununla birlikte bu penguenlerin nüfusunu tehdit eden başlıca neden ; insanoğludur.Humbodtlar sıklıkla balık ağlarının kurbanı olurlar ya da yumurtaları deniz kuşlarının düşürdükleri dışkıları tarafından ezilir.Galapagos penguenleri gibi, Humboldt penguenleri de son iki El Nino’dan etkilenmiştir.(El Nino;sözkonusu bölgelerde görülen kasırga) .Yaklaşık olarak, Peru’da 5000, Şili ‘de 6000 penguen sayılmıştır.Fakat bu türler tehlikeye girebilir.

Humbodt pengueni aynı zamanda Peruvian pengueni olarak da bilinir.

 

                                               Resim 13

GALAPAGOS PENGUENİ

Sphcniscus mediculus:

Galapagos penguenleri Spheniscid ‘lerin en küçükleridir.Onların ağırlıkları yalnızca 2,2 kg ve boyları  0,5 m kadardır.Galapagos penguenlerinin cinsiyetlerinin ne olduğu zamana göre değişim gösteren cinsiyetler arasındaki davranış farklılıkları yoluyla anlaşılabilir.Galapagos pengueni (Diğer Spheniscus üyelerinden ) kolayca anlaşılabilecek kadar farklılık gösterir.O belirgin şekilde dört Spheniscus’un en ufak tefek görünenidir.Tüy yapısına dikkatle bakıldığında Galapagos pengueninin kahverengi tüylerden oluşmuş iki ventral  şeride,benekli inferior şeride ve tamamen koyu ve sık sperior şeride sahip olduğu görülür.Gagası, kuzenlerininkinden daha uzun ve zariftir.

İsimlerini aldıkları Galapagos Adasında yaşarlar.Penguenler, bu ekvatoryal adalarda yaşayan binlerce faklı yaratıktan yanlızca biridir.Galapagos penguenleri Albermarle ve Narborough Adalarında ve bazen Isebela Adasında yavrular.Son hesaplamalara göre sayılarının 2000 çiftten az olduğu tahmin edilmektedir.Sayılarının azalmasındaki suçlu yiyeceklerin azalması ve El Nino olarak görünmektedir.Bu nedenle diğerleri gibi tehlike altındadırlar.

Galapagos penguenleri göçebe değillerdir.Yıl boyunca ılımlı kalan bu sularda bulunurlar.Tropik balıklarda ve kabuklularla beslenirler ve Galapagos köpekbalığından , arasırada da olsa ayı balıklarından kaçınmaları gerekir.Kıyıda penguen yumurtaları ve civcivler Galapagos atmacasına ve iri farelere yem olurlar.

Galapagos Adalarının kıyıları yaşam çeşitliliği bakımından zengindir.Yengeçler ve iguanalar yuvalar ve penguenler için tehlike oluşturmaz.Burada insanların yarattığı tehlike olmazsa iki yumurtadan çıkan civcivlerden biri yetişkin bir penguen olabilir.

GÖZLÜKLÜ PENGUEN (AFRICAN)

Spheniscus demersus:

Afrika penguenleri aynı zamanda jackass penguenleri ve karaayaklı penguenler olarak da bilinir.Bu isimlerin her biri uygundur ancak jackess ve Africa daha alışılmıştır.Phylogeny’nin ve dış görünüşün tanımlamaları,Humboldt,Magellanic ve Galapagos penguenleriyle birlikte Sphniscus cinsinin bir üyesi olmalarına dayanır.

African penguenlerinin genel görünüşleri yakın akrabalarınınkinden daha belirgindir.Genellikle , 45,72 cm boyunda ve yaklaşık 3,4 kg ağırlığında olurlar.Bu ağırlık ve boy penguenler için ortalama değerler olmasına rağmen Spheniscus  cinsi için en büyük olanlarıdır.

Afrika penguenlerinin ekolojisi ilginçtir.Afrika penguenleri isimlerinden de anlaşıldığı üzere Afrika da bulunurlar ve bu nedenle diğer penguenlerle çiftleşemezler.Onlar Güney Afrika’dan Nambia’ya uzanan bir alanda ürerler.Besinleri balık ve kabuklulardan ibarettir.Köpekbalıkları tarafından avlanırlar ve ayrıca yumurtalar ve civcivler için ise Dominik martısı,Kutsal Ibis ve skua tehlike oluşturur.

Africa penguenlerinin asıl yağmacısı insanlardır.Onların yaşam alanlarının kaybolması 180000 çift olan penguen nüfusunun giderek azalmasına neden olmaktadır.

Aptenodytes Cinsi Penguen Türleri:

İMPARATOR ve KRAL PENGUENLER

Aptennodytes forsteri ve Aptenodytes patogonicus:

Yaşayan türlerin en irileridir.İmparator penguenin yüksekliği 1,20 m’yi bulur.Kral penguen ise biraz daha küçüktür.İmparator penguenin ağırlığı 30-40 kg olabilir.

İmparator penguenler yalnızca Antartika kıyılarında ya da çevre adalarda yuva yaparlar.Çiftleşme döneminde  (Antartika’nın uzun gecesine rastlar.) ,eşlerini seslerinden tanımayı başarırlar.

Her iki tür de gerçek yuva yapmaz.Bu nedenle , dişinin yumurtladığı tek yumurta karındaki kıvrım tarafından korunur ve babanın ayakları arasında , yavru yumurtadan çıkar.Öte yandan ,bu penguenler yavrularını sert iklimli ve yılın en az 7-8 ayı yiyecek kıtlığı olan bir yerde büyütürler.Bu nedenle, kışın kuluçkaya yatarlar.Yavrular çecrede buldukları yiyecekleri tüketebilecek düzeye geldiklerinde, yiyeceğin bol olduğu kısa yaz mevsimi de gelmiş olur.

İmparator penguenlerin erkeği, tek başına kuluçkaya yatar.Yaklaşık 60 gün süren kuluçka döneminde, erkek hiçbir şey yemez.Dişi ise yuvadan uzakta , buzsuz sularda özgürce dolaşır ve bedeninde yağ biriktirir.Dişi yuvaya döndükten sonra yavrularla ilgilenmeye başlar, onlara beslenmeyi öğretir.Bu sırada boş kalan acıkmış erkek , yiyecek bulmaya gider.Kral penguenlerin yumurtaları yaklaşık 54 günde olgunlaşır.Bu süre boyunca erkek ve dişi ,nöbetleşe kuluçkaya yatar,boş kaldıklarında da beslenirler.İlk yavrular ilkbaharda başlarında yumurtadan çıkarlar ve kış başında boyları, ana babalarınki kadar olur.

Yumurtadan daha geç çıkan yavrular,kış döneminde daha az büyürler,hatta kilo yitirirler ve bazen, yaklaşık iki hafta süreyle çok az yiyecek bulabildikleri için ölürler.Yavrularını kış mevsiminde yitiren dişiler, ilkbahar başlarında yeniden yumurtlarlar.Buna karşılık bir sonraki üreme mevsimi başlarına kadar yavrularını büyüten çiftler daha geç yumurtlarlar.Dolayısıyla, yavruları yaklaşık bir süre ile beslendiklerinden , bu penguenler 3 yılda ancak iki kez yavru büyütebilirler.

 (Aptenodytes patogonicus)

Eudyptes Cinsi Penguenler (Gözlüklü Penguenler):

Eudyptes atratus

Eudytes pachyrnchus

Eudyptes chysolophus

Eudyptes crestatus

Eudyptes robustus

Orta irilikte, ama çok güzel kuşlardır.Başlarının iki yanında ipeksi ve koyu renkli telekli sorguçlar vardır.Erişkinlerde, kaşa benzeyen sarı bir tutam perçem bulunur.Antartika kıyılarından Güney Afrika , Avustralya , Yeni Zelanda ve Güney Amerika ‘da  Patagonya kıyılarına kadar, ayrıca Hint okyanusu ile Atlas okyanusunun güneyindeki adalara yayılmıştır.

 Eudyptula minor Cinsi Penguen Türü :

Eudyptula minor (Küçük mavi penguen )

Eudyptula albosignata (Beyaz kanatlı penguen)

Eudyptula cinsinden bu iki penguen öbeğin en küçük örnekleridir.Boyları yalnızca 40 cm ‘dir.Avustralya’nın güney kıyılarında ve Yeni Zellanda adalarının iki büyük adasında yaşarlar.Ördek büyüklüğündedir.

Megadyptes Cinsi Penguen:

Megadyptes antipodes (sarı gözlü penguen ):

Gözleri arasından geçerek başının arkasına kadar uzanan bir sarı telek şeridinden ötürü bu isimle anılır.Yalnızca Yeni Zellanda ve çevresindeki adalarda yaşar.

Adelie Cinsi Penguen Türleri:

Pygoscelis adeliae

Pygoscelis antarctica

Pygoscelis papua

Adını ilk kez görüldüğü Antatika kıyılarının düz bölgesi “Adelie toprağı”ndan alır.Antartikada yaygın biçimde görülen küçük yapılı türler arasındadır.Adelie pengueni eylülde (güney yarımkürenin ilkbahar başlangıcı) yuva yapar.Yuva kurduğu bölgeye  gidebilmek için yaklaşık 300 kilometre yol aşar.Adelie penguenleri zaman zaman , fırtınalar ve kutup buzlarının kırılması nedeniyle,izleyecekleri yoldan sapmak zorunda kalmalarına karşın, güçlü yön bulma duyuları sayesinde , geleneksel olarak yuvalarını kurdukları yerleri metrelerce kalınlıkla karla örtülü olsalar bile , bulurlar.Yuva yaptıkları yere ulaşınca , yuvalarını küçük taşla çevirirler.Yalnız Adelie pengueni ile İmparator penguen güney kutbuna ulaşabilen türlerdir.Dişi , bir ay süren açlık döneminden sonra genellikle iki yumurta yumurtlar, bundan sonra beslenmek için denize döner.Kuluçkaların bütün sorumluluğunu ise erkek yüklenir.

 

KAYNAK                              : users.capu.net 

Ayşe Rahşan TANYILDIZI

04-99-3102