
DENİZ HAYATI PROFİLİ
DENİZ YILANLARI
DENİZE DÖNÜŞ
Bazı deniz hayvanları, deniz
habitatları ve gıda kaynaklarını kullanmak için denize geri dönmeden önce
karada yaşayarak evrimleşen ve solunum yapan atalardan türevlenmişlerdir.
Reptiller, memeliler ve kuşların hepsi tekrar denize dönen temsilcilere
sahiptir. Bu canlıların vücut yapıları, onların denizel çevreye daha iyi
uyum göstermesini sağlayacak şekilde modifikasyonlar (değişiklikler)
sergilemektedir. Bunlar;
1. Su içinde hareketi kolaylaştıran
aerodinamik vücut şekli.
2. İtici güç olarak kol ve bacak gibi
gövdeye bağlı üyeler yada kuyruklar kürek şeklinde modifiye olmuştur.
3. Kapkalı burun delikleri yüzeyde soluk
almayı kolaylaştıracak biçimde bunun üst kısmında yada baş kısmında
yerleşmiştir.
4. Uzun süreli dalışı kolaylaştıracak
olan akciğer kapasitesi ve sirkülasyonundaki modifikasyonlar.
5.Tuzun (idrar üretimi veya tuz
salgılayan özel bezler aracılığıyla meydana gelen) fazlasını elimine etmek
için özel mekanizmalar.
Deniz yılanları bazıları
tarafından özellikle son jeolojik zamanda okyanusta yeniden kolonize olan
ve deniz yaşamına kısmen adapte olan hayvan gruplarına bir örnek teşkil
etmektedir. Hydrophidae yılan familyası (bu türlerin en yakın kara
akrabaları öldürücü kobralar, kraitler ve mambalardır) tamamı zehirli ve
denizde yaşayan 50 tür içermektedir. Deniz yılanları Hint ve ve Pasifik
Okyanusunun ılık sularında bulunur. Genellikle sığ kıyı sularında bol
miktarda görülür, bazı türler tatlı sulara giriş yapar ve bir türü de
tamamen pelojiktir. Çok azı amfibi olup tehlikeyi göze alarak kıyıya
yumurtalarını bırakmasına karşın çoğu tamamen denizde yaşar. Denizel
çevreye uyumu kolaylaştıran adaptasyonlar, onların daimi olarak karaya
geri dönüşlerini engellemektedir.
Pelamis Platurus
(Sarı Karınlı Deniz Yılanları)
Sistematiği;
Kingdom: Animalia
Phylum: Chordata
Classis: Reptilia
Ordo: Squamata
Subordo: Serpentes
Familya: Elapidae
Genus: Pelamis
Species: Pelamis platurus
COĞRAFİK DAĞILIMI
Sarı karınlı deniz yılanı Pelamis
platurus, dünyadaki en yaygın deniz yılanı olup, Pasifik ve Hint Okyanusu
ile Afrika’nın doğu kıyısında Orta Amerika’nın batı kıyıları boyunca
bulunur. Tropikal ve ılık enizlerle kısıtlanmalarına rağmen Tazmanya
sularında da türlerin varlığı kaydedilmiştir. Tüm deniz yılanları arasında
sarı karınlı deniz yılanları okyanusu geçmekte ve genellikle tamamen
denizde yaşamaktadır. Pelajik tür olarak düşünülmesine rağmen çoğunlukla
kıyıya yakın sığ sularda yada rüzgarın güçlü olduğu zamanlarda sahilde
olabilirler.
Pasifik’in her iki yanında görlen tek deniz yılanıdır. Aynı zamanda Hawai
adalarına da ulaşan tek deniz yılanıdır.
BENZER TÜRLER
Sadece Pelamis
genusundan türevlenen türler benzerdir. En yakın akrabası Hydrophiidae
familyası içindedir. Bu türün renklenmesi ve pelajiki davranışları, deniz
yılanları arasında eşsiz olup, alternatif bir başka deniz yılanıyla
karıştırılmayı güçleştirir.
GENEL ÖZELLİKLERİ
Üst dorsal bölge
siyah yada koyu kahve tonlarını kapsayacak şekilde tüm baş ve vücut
boyunca önden arkaya doğru azalan tarzda ayırtedici bir renklenme düzeni
göstermektedir. Ventral bölge sarı, krem veya açık kahverengi
pigmentasyonu içinde alan daha solgun renk düzeni göstermektedir ve
kuyruğun tamamını kapsamaktadır. Kuyruk kısmı koyu pigmentasyondan oluşan
çubuk yada benekler içermektedir. Baş ve gövde boyunca alternatif
pigmentasyon, belirgin bir şekilde lateral bölgeyi ayırmaktadır.
Bir deniz yılanının
maksimum uzunluğu 113 cm’dir.
Deniz yılanlarının
vücudu, okyanustaki yaşam için birçok adaptasyon gösterir. Yüzeydeki,
yüzme yada güneşlenme sırasında nefes alabilmeyi kolaylaştırmak için
kapaklı burun delikleri, burnun üst kısmında nefes alabilmeyi
kolaylaştırmak için kapaklı burun delikleri, burnun üst kısmında lokalize
olmuştur.
Karın kısmı suda
stabiliteyi sağlamak için bir gemi omurgası gibi uca doğru incelmiştir ve
kara yılanlarında karaya çekilmeyi sağlayan düzleşmiş karın pulları
yoktur. Deniz yılanlarını pulları yumru şekilli olup, dizilimi kara
yılanlarındaki üst üste binen tarzdan ziyade tuğlalar gibi bir diğerine
karşı uyum göstermektedir. Pulların şekilleri altıgen yada üçgen olabilir.
Simetrik baş
kalkanları parçalı değildir ve genişlemiştir. Alt çenenin ön kısmında (anteriorunda)
mental (zihinsel) bir oyuk bulunmamaktadır.
Belirgin bir
eksternal seksüel dimorfizm göstermeyen ortalama 700 mm uzunlukta bu türün
erkek bireyleri, bir çok kuyruklu vertebratın (omurgalının) aksine
nispeten daha uzun kuyruk sergilemektedirler.
Kuyruk, yüzme için
etkili bir kürek oluşturmak amacıyla düzleşmiş ve genişlemiştir. Kuyruk
yardımıyla yüzeyde dalgalanma şeklinde hareket ederler.
EKOLOJİ VE
DAVRANIŞ
Tek gerçek pelajik
deniz yılanı olan sarı karınlı deniz yılanı, genellikle yüzeyde
hareketsizce veya yavaşça yüzerler. Bu yılanlar, zamanlarının %90’ını su
altında harcarlar ve 10 ila 90 dakikalık veya daha fazla süren dalışlar
yapabilirler. Kurak mevsimde maksimum 6.8 m, yağışlı mevsim boyunca da
15,1 m derinliğe dalabilirler. Bu yılanlar 11.7 ila 360C
arasındaki sıcaklıktaki denizlerde yaşar.
Sarı karınlı deniz
yılanlarının yavaşça yüzdüğü yada hareketsizce su yüzeyinde kaldığı rapor
edilmiştir. Fakat dalış veya beslenme sırasında rahatsız edildiklerinde
çok hızlı yüzdükleri gözlenmiştir. Bu açık su yılanlarının genellikle
akımlarla yüzeyde sürüklendiği rapor edilmekle beraber, sürüklenme hattı
boyunca akümüle olmaktadırlar. Bu durum bir avantaj olabilir çünkü
sürüklenme hattında genelde yüksek konsantrasyonda küçük balık bulunur ve
balıklar sanki bir kütüğü andıran yılanların altında toplanmış durumda
görünmektedir.
Sarı karınlı deniz
yılanları genle olarak saldırgan değildir. Kışkırtılmadıkça insanlara
zarar vermezler ve tipik olarak kaçmakta olan avlarını takip etmezler.
BESLENMELERİ
Bu yılan bir
karnivordur. Yiyeceğini gün boyunca yakalayacağı avını pusuya düşürmek
suretiyle temin eder. Bu av genelde balıktır.
Aktif olarak avlarını
kovalayan diğer deniz yılanlarının aksine, sarı karınlı deniz yılanları
yavaş bir şekilde gizlice, yan taraftan balık sürüsüne saldırırlar. Geri
çekilmeyen kısa azı dişleri tarafından enjekte edilen güçlü zehir, avın
kaçmaması için onu hızlıca felç eder.
Bu yılan her fırsatta
saldırmaktadır. İzole bireylerden ziyade küçük balıkların oluşturduğu
sürülerle beslenerek avını yakalama şansını arttırmaktadır. Tekir balığı
ve hamsi gibi bilinen bazı balıklar beslenmesinin önemli bir kısmını
oluşturur.
Binlerce bireyin
oluşturduğu muazzam topluluklar halinde okyanus düzlükleri boyunca
sıklıkla bulunurlar. Etlerinin tadı olmadığı için bu tür üzerine
avlanmalar nispeten yoktur. Parlak renkli kuyruğu, yılanın dönmesi,
saldırması yada yaralı kuyruğuyla kaçmasını engelleyecek şekilde
potansiyel avcıların saldırması için aldatıcı olabilir.
Pullar arasındaki
derinin büyük bir kısmı zengin kan damarıyla desteklenmektedir. Sudaki
oksijen alıp karbondioksiti serbest bırakacak şekilde deri solunumu
yapabilme kapatisine sahiptirler.
Azot da deriden
serbest bırakılmakta ve belkide bu sayede, yılanın su yüzeyine çıktığı
sırada kıvrılma şansını azaltabilmektedir.
Sarı karınlı deniz
yılanının dili altında, sudan aldığı tuzu salgılayan tuz bezleri
mevcuttur.
Pelamis platurus
ovovivipar bir türdür. Bu deniz yılanları, suda genellikle, yüzeye yakın
bölgelerde seksüel olarak ürer. Bunlar denizde çiftleşir ve yavrularını
taşırlar. Akıntı hattı boyunca kümeler halinde yaşamanın bir diğer
avantajı, dişilerin açık sularda aranmasından daha kolay bulunmasıdır.
Dişiler yumurtalarını
yumurta kanalları arasında (oviduct) bulundurur ve yavrular minyatür
yetişkinler şeklinde yumurtadan çıkarlar. 200C’den daha yüksek
sıcaklıklardaki sularda doğurur.
Bir doğumda herbiri
220-260 mm uzunluğunda 1 ila 10 kadar yavru doğabilir. Bu yavrular zengin
bir yağ deposuyla doğmalarına rağmen birinci günden itibaren beslenebilme
kapasitesindedirler. Erkekler seksüel olgunluğa yaklaşık olarak 0,5 m,
dişiler ise 0,62 – 0,76 mm uzunlukta erişirler.
Gebelik periyodu 5
ila 6 ay veya daha fazla olabilir. Belirli bir üreme zamanları yoktur.
Bunu, tüm yıl boyunca okyanusta dolaşan yavrulardan anlıyoruz.
İNSANLAR
ÜZERİNDEKİ PATOLOJİK ETKİLERİ
Deniz yılanlarının
zehir aletleri fazla gelişmemiş olup, bir çift zehir bezi ile bağlantılı 2
ila 4 kısa oyuklu maksillar azı dişlerinden oluşmaktadır. Dişler
kolaylıkla çıkmakta ve kurbanlarının derisinde gömülü olarak
kalabilmektedir.
Deniz yılanı
ısırmalarının yaklaşık %80’inde önemli miktarda zehir üretilmez. Isırmalar
önemsiz, acısız ve ödem oluşturmayabilir. Fakat bazı yetişkin deniz
yılanlarının zehirleri 3 yetişkin insanı öldürmeye yetebilir.
Klinik olarak, deniz
yılanlarının zehri içindeki birbirleriyle ilişkili toksinler;
nörotoksinler ve miyotoksinlerdir.
Primer nörotoksin,
sinir kaslarının bağlantı bölgelerinde, postsinaptik nikotinik asetilkolin
reseptörlerine bağlanarak periferal paralize neden olmaktadır.
Miyotoksinler ise
önemli kas nekrozları ile zehirlenmeyi takiben miyoglobinemi ve
hiperkalemiye neden olurlar. Deniz yılanları zehri, kan koagülasyonunu
önemli derecede etkilemektedir.
Deniz yılanı
ısırmalarının en çoğu, yılanların çoğunun kazara balık ağlarıyla
yakalandığı Filipinler ve Güneydoğu Asya’da rapor edilmiştir. Ölümcül
ısırmalar solunum, kalp yada böbrek yetmezliği yüzünden ölümlere neden
olmaktadır. Daha şiddetli ısırılma vakalarında, kas dokusunda bozukluklar
ve böbrek hasarları şeklinde sonuçlanır. Ancak etkili antitoksin
verildiğinde kurbanlar uzun süreli etkiler görülmeden iyileşirler.
Sarı karınlı deniz
yılanları nadiren kıyıya yakın bulunduğu için (rüzgar yada akıntılar
yüzünden) Bazı Pasifik ve Hint Okyanuslarının kıyısındaki türlerden daha
az tehlikededirler. Hawaii suları ve sahilinde nadiren görülmelerine
rağmen, sarı karınlı deniz yılanlarından kaynaklanan hiç bir ısırma olayı
Hawaii’de rapor edilmemiş ve hiçbir insan ölümüne de rastlanmamıştır.
Kaynaklar:
Ernst,Carl H.1980. Venomous Reptiles of North America.Smithsonian
Institution Press, Washington,pages 14-45.
Pope,clifford H. 1937. Snake Alive and How They Live. Viking Press, New
York, papes 81-82.
Cogger.H.G 1975. Sea Snake of Australia and New Guinea. In Dunson, W.A,
Biology of Sea Snakes. University Park Press.Baltimore.
Kropach,C. 1975. The yellow bellied Sea Snake, Pelamis,in the Eastern
Pacific In Dunson, W.A. (ed)
Biology of Sea Snakes. University Park Press. Baltimore.
Collard, S.B. III. 1993. Sea Snakes. Bell Books, Boyds Mills Press,
Honesdale, PA. (for young readers)
Dunson, W.A 1975. The Biology of Sea Snakes. University Park Press,
Baltimore, MD.
Graham, J.B. & I. Rubinoff. 1987. Diving, respiration,buoyancy regulation,
and cardiac shunting in the sea snake Pelamis platurus. American Zoologist,
Vol. 27, no.4: Abstract #30.
Heatwole, H.1978. Adaptations of marine snakes. American Scientist, Vol.
66: 594-604.
Heatwole, H., S.A. Minton Jr., R. Taylor & V. Taylor. 1978. Underwater
observations on sea snake behaviour. Records of the Australion Museum, Vol.
31:737-761.
Voris, H.K.1983. Feeding strategies in marine snakes: an analysis of
evolutionary, morphogical, behavioral and ecological relationships.
American Zoologist, Vol. 23:411-25.
Sea Frontiers. 1975.How sea snakes may avoid the bends. Sea Frontiers, Vol.21,no.6(Nov/Dec.):358.
HATİCE YILMAZ
04-01-4440