
ÖNSÖZ
Canlı deniz
kaynakları genellikle büyük bir av baskısı içindedirler. Bu nedenle,
özellikle günümüzde avlanarak işletilen tüm canlı stoklar dikkatli bir
şekilde izlenmeli ve stokların korunmasında gerekli önlemler
alınmalıdır.
Bu çalışmanın
konusunu oluşturan Cephalopod’ lar gerek tür çeşitliliği ve bollukları
gerekse besin kalitesi açısından denizlerde balıklardan sonra en yoğun
işletilen grubu oluştururlar.Dolayısıyla, bunlar av baskısı yaşayan
ikinci büyük deniz canlı grubunu oluştururlar.Ahtapotların, doğal
koşullar altında, yuva yapma ve yumurtlama özelliklerinin bilinmesi, bu
türün geleceği açısından oldukça önem taşımaktadır.
Yapılan bu çalışmada
Octopus vulgaris (adi ahtapot)’ in üreme, beslenme, biyoloji ve
ekolojisinin incelenmesi amaçlanmıştır.
1.
Octopus vulgaris
İLE İLGİLİ BİLGİLER
1.1.
Taksonamik Durum
Phylum : Mollusca
Classsis : Cephalopoda
Ordo
: Octopoda
S. Ordo
: Apteroti
Fam.
: Octopodidae
S. Fam
: Octopodinae
Genus
: Octopus
Species
: vulgaris
Şekil 1.
Octupus vulgaris.
1.2.
MORFOLOJİK YAPI
Octopus vulgaris 0-200 m arasındaki değişik zeminlere (taşlı, koralli, kumlu ) yerleşim
gösterebilirler.Kozmopolit bir türdür. Dünya denizlerinde ılıman ve
tropik bölgelerde dağılım göstermekte ve dağılım sınırları tam olarak
bilinmemektedir. (Roper ve ark, 1984)
Akdeniz’ in iyi
tanınan cephalopodlarından O. vulgaris’ in tüm Akdeniz’ de
dağılım gösterdiği birçok araştırıcı tarafından rapor edilmiştir. (
Mangold- Wirz, 1963a; Adam, 1967, Mangold ve Rodini , 1973 ; Roper ve
ark., 1984; Bello, 1986, 1990b; Mangold ve Boletzky, 1987,1988 )
Türkiye
kıyılarında Marmara, Ege ve Akdeniz sahillerinde dağılım gösterir. (Degner,
1925; Demir, 1954, Adam, 1967; Katağan ve Benli, 1990; Katağan ve
Kocataş, 1990)
Renk dorsalde kahverengi, kızıl- kahverengi olup
mantonun ventralinde turuncu beyaz lekelidir. Kolların üst kısmında renk
manto ile aynı olup , ventralinde beyaz ve turuncudur. Deri altındaki
kromatofor hücreleri sayesinde ortama çok iyi uyabilmektedir. Renk
değişimi çok kısa sürede beyaz, gri- sarı veya benekli olmakla
birlikte,çıkıntılı bir yapıya dönüşebilmektedir. Ahtapot öldükten sonra
renk gri- beyaz olmaktadır.
Şekil 2.
Octupus vulgaris’in
karakteristik renkleri
Şekil 3.
Bulunduğu
ortamda kamufle olmuş bir Octupus vulgaris
Vücut kaslı,
sağlam yapıda olan manto, kafa ve kollardan oluşmuştur. Manto tüm iç
organları içerisinde bulundurur ve mantonun içerisine alınan su solunum
amacı ile solungaçlardan geçirildikten sonra yine mantonun ventralinde
bulunan bir sifon yardımı ile dışarıya püskürtülür. Sifon yüzme için
gerekli ( jet- propulsion) hareketinin oluşmasının yan fışkırtmadada
görev alır. Yumurtaların taze su hareketleri ile oksijence beslenmeside
sifon yardımı ile yapılır.
Kollar merkezde ağız olmak üzere dairesel olarak kafaya bağlanmıştır.
Toplam uzunluğun % 70-75’ ini oluşturan kollar kuvvetli bir yapıda olup,
ventralinde çift sıra vantuz bulundurur (Octopus vulgaris’ de). Diğer ahtapot türlerinde kolların toplam boya oranı değişebilmektedir.
Lateral kollar ventral kollara oranla daha uzundur. En kısa kollar
dorsalde bulunur. Kol çiftlerinin uzunluğu 3.>2.>4.>1. Kol çifti
şeklinde sıralanır. Erkeklerde sağdan üçüncü kol hektokotilize olarak
erkeklik organını oluşturur. Dişi ve erkekler arasında kolların uzunluğu
değişebilmektedir. Dişilerde kollar daha kısa ve kalın, erkeklerde ise
kollar daha ince ve uzun olmaktadır. Ayrıca kollar üzerinde bulunan ve
cinsiyet tayininde kullanılan vantuzlar, üreme döneminde dişilerde daha
büyük olmaktadır.
Şekil 4.
Octopus vulgaris’in
çift sıra vantuzları
Manto tüm iç
organları koruyan bir yapıdadır. Ahtapotlarda iki solungaç, iki böbrek,
karaciğer, kalp ve gonadlar bu bölümde yer alır. Kalp 3 bölümden
oluşmaktadır. Ahtapotun en önemli savunma mekanizması olan mürekkep
kesesi de bu bölümde bulunmaktadır.
Mürekkep tehlike
anında manto içerisine alınan suyun sifon tarafından dışarıya verilmesi
sırasında sifonun yarttığı tazzikli su ile karıştırılır ve ortama
bırakılır. Mürekkep ortamın görüş özelliğini kısıtlamakla birlikte,
alkoloid içeriği ile düşmanın koku alma organlarını kısa süre etkisiz
hale getirme özelliğine sahiptir.
Solungaç lamelleri
7-11 sıralıdır. Erkeklerin I. Ve II. çift dorsal kollardaki vantuz
boyları, diğerlerine oranla oldukça iri olabilmektedir.(Ergin
bireylerde). Mantonun dorsal yüzeyinde tüberküller bulunabilir.
Şekil 5.
Mürekkep
kesesi ve solungaçlar
Şekil 6.
Manto
yüzeyindeki tüberküller
1.3 BiYOLOJİK
ÖZELLİKLER
Ahtapotun
biyolojik özellikleri üreme –gelişme, beslenme ve göç- predatörleri
olarak alt başlıkları altında incelenebilir.
1.3.1 Üreme ve
gelişme
Ahtapotlarda üreme
eşeyli üreme şeklinde gerçekleşmektedir. Erkek bireyler cinsi olgunluğa
8-10 aylık iken, 8-9 cm manto boyunda ulaşırlar. Buna karşılık dişi
bireyler cinsi olgunluğa 16-18 aylık bir sürede manto boyları 13-15 cm
iken ulaşırlar. Kafadanbacaklıların yaşam süreleri yumurtlama ile son
bulduğu için dişi bireylerin cinsi olgunluğa erişme süreleri genellikle
yaşam sürelerini belirlemektedir. Buna göre 13-14 cm manto boyuna sahip
dişi 18-24 ay arasında yaşam süresine sahip olmaktadır. Erkeklerde yaşam
süresi 3-4 yıl, dişilerde 2-3 yıl olmaktadır (Nixon, 1969).
Çiftleşme
esnasında erkek dişiye yaklaşarak, dişinin ağız üzere oturduğu bir
sırada hektokotilize olmuş kolunu dişinin manto boşluğuna uzatarak
spermlerini bırakır.
Şekil 7.
Kıvrık kolun üzerinde hektokotilize olmuş kol görünmektedir.
Birleşme birkaç
saat sürebilir ve aynı çift birleşmeyi bir hafta süresince defalarca
tekrarlayabilirler. Dişi ve erkek ahtapot değişik bireylerlede
birleşebilirler. Döllenme gerçekleşmemiş ise bu birleşme sık sık
tekrarlanabilir. Döllenme gerçekleştiğinde dişiler yumurtlamak için
güvenli bir yuva aramada cesur ve araştırmacı bir davranış içindedirler.
Çünkü yumurtaların rahatsız edilmeyecek sağlam bir yuvaya bırakılması
gerekmektedir.
Şekil 8.
Plakalık
kayalıklardaki bir yuva örneği
Spremataforlar
ovaryumda bulunurlar, boş olanlar dışarıya atılır. 12-13 cm manto boyuna
sahip bir dişi ahtapot 130000- 250000 arasında bentik yumurta
üretebilmektedir. Bu sayı bazen 400000’e de çıkabilir (Boletzky, 1978).
Döllenen
yumurtalar ovaryumdan salgılanan iki sıvı ile birlikte ovaryumdan
atılır. Dişi ahtapot bu yumurtaları güvenli bulduğu yuvanın tavanına
yapıştırır. Daha sonra yuvanın güvenliğini sağlamak için tüm çatlak,
delik ve yarıkları topladığı küçük taş ve kabuklarla kapatır.
Çoğu zaman yuvanın ana girişide aralarında su akımının geçebileceği
büyük taşlarla kapatılır. Yumurtaların çatlama süresi 25°C’
de 20-25 gün iken, 13°C’
de 125 gün olarak tespit edilmiştir.(Bravo de Laguna, 1980). Yavrular
yumurtadan çıktıktan sonra anne genllikle ölür ve yavrular yuvayı
terkeder. Yavrular yumurtadan çıkış sonrası pelajik ortamda bulunup 40
günün sonunda bentik bölgeye yerleşirler. Yumurtadan çıkan yavruların
gelişme oranı incelendiğinde ilk gün 0.1gr ile 0.25gr ağırlığa sahip
bireylerin 90 gün sonunda 39gr ağırlığa ulaştığı, 135 gün sonunda 5 cm
manto büyüklüğünde olduğu ve 12- 15 ay sonunda erkek bireylerin 2.5 kg,
dişi bireylerin 2 kg’a ulaştığı tespit edilmiştir( Itami, 1980). Yumurta
bırakmak için seçilen yuvalar, yumurtanın yapıştırılabileceği sert bir
cisim (kaya, kabuk, şişe, amfora) ve kirlenme olasılığı (çamur, kil,
tortu) az olan prekorallijenli alanlar ve kayalık bölgeler tercih
edilir.
1.3.2. Beslenme
Ahtapotlar çok
çeşitli canlıları içeren komplex bir beslenme rejimine sahiptir.
Bivalvler, küçük balıklar ve bazı kafadanbacaklılar ahtapotların
yiyeceğini oluştururlar. Ahtapotun besin tercihi konusunda yapılan bir
araştırmada besin artıklarını oluşturan bivalv kabuklarında ve yengeç
karapaslarında bir deliğin bulunduğu rapor edilmiş. Ahtapotun av
sırasında bu deliği açarak avının vücuduna avının hareketini durduran
bir zehir (paralsing venom) enjekte ettiği böylece açılması çok zor olan
bivalvleri ve saldırgan yengeçleri pasif hale getirerek yediği
gözlemlenmiştir.
Şekil 9.
Octupus vulgaris’in
avını yakalama şekli
Çoğu zaman ahtapot
kendi büyüklüğünün yarısı kadar olan diğer bir ahtapotu kolayca
yiyebilmektedir. Octopus vulgaris türü için günlük beslenme
süresi 12 saattir ve bu süre genellikle günün gece dönemini
kapsamaktadır (Hatanaka, 1979). Yapılan akvaryum denemelerinde
ahtapotların kültür balıkçılığında kullanılan yemlere dahi kısa sürede
alıştığı tespit edilmiştir.
1.3.3. Göç
Kafadanbacaklıların yaşamlarının pelajik evrelerinde ışık faktörüne
bağlı, vertikal ve horizontal göçler yaptığı bilinmiştir (Boletzky,
1989).
İlk üreme göçü
Akdeniz’ de nisan-mayıs aylarında kıyısal bölgelere yapılır. İkinci göç
derinde olup, birinci göç kadar önemli değildir(Mangold-Wirz, 1963a).
Ahtapotlar İzmir
Körfezi’ nde her dönem bulunmalarına karşın özellikle Aralık- Nisan
aylarında kıyısal sulara göç ederler. Bu hareket ahtapotlar için üreme
göçü olarak tanımlanabilir. (Gücü ve Salman, 1993).
1.3.4.
Predatörleri
Besin değeri yüksek bir tür olan
ahtapotun yaşamının her döneminde birçok predatörü bulunmaktadır.
Pelajik evrede iken kalamar, deniz anası, birçok pelajik balık ahtapotun
predatörü konumundadır. Bentik evrede ahtapot; müren, sinarit, çipura
hatta fokların besinini oluşturmaktadır (FAO, 1992). Predatör baskısı
altında tedirgin olduklarında renk değişimi gözlenir.
Şekil
10. Tedirgin
olduklarında beyaza yakın bir renk alırlar.
Ahtapotların genellikle gece avlanıyor olması predatör balıklar ile
karşılaşabilme olasılığını arttırmaktadır. Ahtapotlarda gözlenen kol
kopması ve yaralanmalar bölgedeki baskın türe göre değişiklik
göstermektedir.
2. AHTAPOT
YUVALARI
2.1. Kayalık
bölgede gözlenen yuvaların karakteristik özellikleri
Kayalık
bölgede gözlenen yuvaların karakteristik özellikleri kayalığın yapısına
göre sınıflandırılabilir.
2.1.1. Plakalık
kayalıklarda gözlenen yuvalar ve özellikleri
Kayalık
bölgede gözlenen yuva kriterleri bölgenin sahip olduğu kaya tipine göre
farklılık gösterir. En yaygın olarak gözlenen yuva tipi plakalık
kayalıklar altına konumlanan yuvalardır. Bu yuvalar çok derin olmakla
birlikte giriş açısı su yüzeyine vertikal konumludur ve girişlerinde
genellikle küçük kaya ve renkli taşlardan oluşan blokaj içerirler. Giriş
genişlikleri genellikle azdır. Yuvanın içerisi zemindeki kumun dışarı
atılması ile genişletilmiştir.
2.1.2. Döküntü
kayalıklarda bulunan yuva özellikleri
Bu tür bölgeler
genellikle ada kıyılarında rastlanan çok derin olmayan sahil hattında
görülen döküntü tabir edilen bölgelerdir.Bu bölgelerde rastlanan en
yaygın ahtapot yuvaları büyük bir kayanın zemin ile birleştiği noktada
kaya altına doğru tünel şeklinde oyulan yuva tipidir. Bu tip yuva
girişinin kamufle edilebilmesi için diğer yuva tiplerine oranla daha çok
taş ve kabuk toplanır. Büyük kayaya yakın kısımlar büyük taşlarla, dış
kısımlar ise daha küçük taşlarla kapatılır.
2.1.3. 10m’den
daha derin kayalıklarda gözlenen yuva özellikleri
Bu yuvaların en tipik özellikleri yuva
girişlerinin genellikle yüzey açısına yakın derecede horizantal olması
ve etrafında bu derinliklere özgü Pecten jacobaeus, Dolium galea kabuklarının yoğun bir şekilde gözlenmesidir.Ahtapot bu derinlikte
avının ve düşmanının gelebileceği yönü tespit etmek için yuva girişini
360 derecelik bir alanı kontrol etmeyi amaçlamaktadır. Yuva girişleri
genelde geniş, yuva derinlikleri mümkün olduğunca fazladır. Yuva
çeperleri ahtapotun tehlike anında yapışabileceği büyük taşlarla
örülmüştür.
2.1.4. Yapay
kayalık ve taşlık alanlardaki yuvalar
Özellikle
insan faaliyetleri sonucu, farklı amaçlar için tasarlanan ve sualtına
yerleştirilen yapıların ahtapotlar tarafından tercih edilmesi ile
oluşurlar. Örneğin kıyıya yapılan iskele bacakları, denize deşarj yapmak
için döşenen boru ve künkler, son yıllarda Türkiye’de de uygulanmaya
başlanan yapay resif çalışmaları sayılabilir.
2.2. Sert çamur
zeminde bulunan yuva özellikleri
Bu tip yuvalar
çamur ortamda bulunmalarına rağmen oldukça korunaklı ve sağlam
yapıdadır. Üreme döneminde bölgedeki askı madde yükünün fazla olması ve
yumurtaların üzerini kaplama riski nedeniyle yumurtlama amacıyla tercih
edilmez. Derin sularda bulunan çamur yuvaların en önemli özelliği,
ahtapotlar tarafından etrafta ilginç olarak tanımlanan maddelerin yuva
girişine getirilmesidir. Örneğin bu tür yuvalara yapılan dalış
gözlemlerinde cam şişe, ayakkabı, eski gastropod kabukları gibi nesneler
tespit edilmilştir( ULAŞ A., 2000).
Şekil 11.
Sert çamur zemindeki
bir yuva örneği
2.3. Deniz
çayırları ve kumluklarda bulunan yuvaların özellikleri
Deniz
çayırları içerisinde yer alan iri taneli kumluklarda
konumlandırılırlar. Bu bölgelerdeki bir taş veya kayanın bir yönü
kullanılarak oluşturulur. Eğer ortamda böyle bir yapı yok ise o bölgede
yuva gözlemek pek mümkün değildir. Bu tür yuvaların en büyük avantajı,
deniz çayırlarına yakınlığı nedeniyle ahtapotun düşmanından kaçış
olayını hızlandırmaktır. Fakat bu tip yuvalar ahtapotlar tarafından
nadiren tercih edilirler. Bunun nedeni olarak zemin yapısının yumuşak
oluşu ve etrafın deniz çayırları ile kaplı olmasından dolayı ahtapotun
görüş mesafesinin sınırlı olması, kontrol altına alınabilecek alanın dar
olması gösterilebilir.
Salman, A.,
Katağan, T., Benli, H.,A .,
1998, Cephalapods of
Türkiye and cephalapod culture. T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Su
Ürünleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü BODRUM. p, 73-75
ULAŞ, A.,
2000, İzmir orta
körfezi ahtapot(Octupus vulgaris Cuvier, 1797) populasyonunun
doğal ve yapay yaşam alanları üzerine bir araştırma. Ege Üniversitesi
Fen Bilimleri Enstitütüsü Doktora Tezi.
Villnueva, R.,Nozais,
C., and Boletzky, S.V.,
1996, Swimming
Behavior and Food Searching in Planktonic Octupus vulgaris Cuvier From
Hatching to Settlement, Journal of Experimental Marine Biology and
Ecology, vol 208, p, 164-184
www.cephbase.com
(The images of
Octopus vulgaris)
F. Mine Çaparkaya
04/00/3892