Octopus vulgaris

Bu sayfadaki bilgilerin Powerpoint Sunumunu (ppt dosyasını) www.sunumbankasi.net adresinde bulabilirsiniz

You can find the powerpoint presentation of this web page content at www.sunumbankasi.net

Giriş
Actinia equina
Alicia mirabilis
Aplysia punctata
Architeuthis dux
Atherina hepsetus
Aurelia aurita
Bathynomus Giganteus
Biyoluminesens
Callinectes sapidus
Carcharodon carharias
Caretta Caretta
Caulerpa taxifolia
Cephalochordata
Chelıdonıchthys Lucerna
Chelonia mydas
Ciona intestinalis
Corallium rubrum
Cubomedusa
Dasyatic pastinaca
Deniz Kaplumbagalari
Denizanaları
Diplodus vulgaris
Echinaster sepositus1
Echınasten seposıtus2
Echinodermata
Electrophorus electrıcus
Enhydra lutris
Eumetopıas jubatus
Galeocerdo cuvier
Globicephala melaena1
Globicephala melaena 2
Hacelia attenuata
Hermodice carunculata
Karidesler
Kikirdakli Baliklar
Labrus viridis
Latimeria chalumnae
Loligo vulgaris
Lophius piscatorius
Megaptera novaeangliae
Mercanlar
Mola mola
Monachus  monachus
Monodon monoceros
Mullus barbatus
Muraenidae
Mytilus edulis
Obelia
Octopus vulgaris
Pagurus
Palinurus elephas
Pelamis platurus
Penguenler
Physalia physalis
Physeter macrocephalus
Porphyra
Pyura spinifera
Rajidae
Rhizostoma pulmo
Salmo salar
Sargassum muticum
Scyliorhinus canicula
Sealions
Serranus scriba
Solea solea
Sphaerechinus granularis
Sphoeroides maculatus
Sphyraena barracuda
Suberites domuncula
Sungerler
Ulva
Thalassoma pavo
Yassi Solucanlar

ÖNSÖZ

Canlı deniz kaynakları genellikle büyük bir av baskısı içindedirler. Bu nedenle, özellikle günümüzde avlanarak işletilen tüm canlı stoklar dikkatli bir şekilde izlenmeli ve stokların korunmasında gerekli önlemler alınmalıdır.

Bu çalışmanın konusunu oluşturan Cephalopod’ lar gerek tür çeşitliliği ve bollukları gerekse besin kalitesi açısından denizlerde  balıklardan sonra en yoğun işletilen grubu oluştururlar.Dolayısıyla, bunlar av baskısı yaşayan ikinci büyük deniz canlı grubunu oluştururlar.Ahtapotların, doğal koşullar altında, yuva yapma ve yumurtlama özelliklerinin bilinmesi, bu türün geleceği açısından oldukça önem taşımaktadır.

Yapılan bu çalışmada Octopus vulgaris (adi ahtapot)’ in üreme, beslenme, biyoloji ve ekolojisinin incelenmesi amaçlanmıştır.

1.     Octopus vulgaris İLE İLGİLİ BİLGİLER

1.1.         Taksonamik Durum

Phylum                                   : Mollusca

Classsis                      : Cephalopoda

Ordo                           : Octopoda

S. Ordo                       : Apteroti

Fam.                           : Octopodidae

S. Fam                        : Octopodinae

Genus                         : Octopus

Species                       : vulgaris

 

Şekil 1.  Octupus vulgaris.

1.2.        

 

 

 

MORFOLOJİK YAPI

Octopus vulgaris  0-200 m arasındaki değişik zeminlere (taşlı, koralli, kumlu ) yerleşim gösterebilirler.Kozmopolit bir türdür. Dünya denizlerinde ılıman ve tropik bölgelerde dağılım göstermekte ve dağılım sınırları tam olarak bilinmemektedir. (Roper ve ark, 1984)

Akdeniz’ in iyi tanınan cephalopodlarından O. vulgaris’ in tüm Akdeniz’ de dağılım gösterdiği birçok araştırıcı tarafından rapor edilmiştir. ( Mangold- Wirz, 1963a; Adam, 1967, Mangold ve Rodini , 1973 ; Roper ve ark., 1984; Bello, 1986, 1990b; Mangold ve Boletzky, 1987,1988 )

Türkiye kıyılarında Marmara, Ege ve Akdeniz sahillerinde dağılım gösterir. (Degner, 1925; Demir, 1954, Adam, 1967; Katağan ve Benli, 1990; Katağan ve Kocataş, 1990)

                        Renk dorsalde kahverengi, kızıl- kahverengi olup mantonun ventralinde turuncu beyaz lekelidir. Kolların üst kısmında renk manto ile aynı olup , ventralinde beyaz ve turuncudur. Deri altındaki kromatofor hücreleri sayesinde ortama çok iyi uyabilmektedir. Renk değişimi çok kısa sürede beyaz, gri- sarı veya benekli olmakla birlikte,çıkıntılı bir yapıya dönüşebilmektedir. Ahtapot öldükten sonra renk gri- beyaz olmaktadır.

                   Şekil 2. Octupus vulgaris’in karakteristik renkleri

Şekil 3. Bulunduğu ortamda kamufle olmuş bir Octupus vulgaris

Vücut kaslı, sağlam yapıda olan manto, kafa ve kollardan oluşmuştur. Manto tüm iç organları içerisinde bulundurur ve mantonun içerisine alınan su solunum amacı ile solungaçlardan geçirildikten sonra yine mantonun ventralinde bulunan bir sifon yardımı ile dışarıya püskürtülür. Sifon yüzme için gerekli ( jet- propulsion) hareketinin oluşmasının yan fışkırtmadada görev alır. Yumurtaların taze su hareketleri ile oksijence beslenmeside sifon yardımı ile yapılır.

                Kollar merkezde ağız olmak üzere dairesel olarak kafaya bağlanmıştır. Toplam uzunluğun % 70-75’ ini oluşturan kollar kuvvetli bir yapıda olup, ventralinde çift sıra vantuz bulundurur (Octopus vulgaris’ de). Diğer ahtapot türlerinde kolların toplam boya oranı değişebilmektedir. Lateral kollar ventral kollara oranla daha uzundur. En kısa kollar dorsalde bulunur. Kol çiftlerinin uzunluğu 3.>2.>4.>1. Kol çifti şeklinde sıralanır. Erkeklerde sağdan üçüncü kol hektokotilize olarak erkeklik organını oluşturur. Dişi ve erkekler arasında kolların uzunluğu değişebilmektedir. Dişilerde kollar daha kısa ve kalın, erkeklerde ise kollar daha ince ve uzun olmaktadır. Ayrıca kollar üzerinde bulunan ve cinsiyet tayininde kullanılan vantuzlar, üreme döneminde dişilerde daha büyük olmaktadır.

Şekil 4. Octopus vulgaris’in çift sıra vantuzları

Manto tüm iç organları koruyan bir yapıdadır. Ahtapotlarda iki solungaç, iki böbrek, karaciğer, kalp ve gonadlar bu bölümde yer alır. Kalp 3 bölümden oluşmaktadır. Ahtapotun en önemli savunma mekanizması olan mürekkep kesesi de bu bölümde bulunmaktadır.

 Mürekkep tehlike anında manto içerisine alınan suyun sifon tarafından dışarıya verilmesi sırasında sifonun yarttığı  tazzikli su ile karıştırılır ve ortama bırakılır. Mürekkep ortamın görüş özelliğini kısıtlamakla birlikte, alkoloid içeriği ile düşmanın koku alma organlarını kısa süre etkisiz hale getirme özelliğine sahiptir.

Solungaç lamelleri 7-11 sıralıdır. Erkeklerin I. Ve II. çift dorsal kollardaki vantuz boyları, diğerlerine oranla oldukça iri olabilmektedir.(Ergin bireylerde). Mantonun dorsal yüzeyinde tüberküller bulunabilir.

Şekil 5. Mürekkep kesesi ve solungaçlar

Şekil 6.  Manto yüzeyindeki tüberküller

1.3 BiYOLOJİK ÖZELLİKLER

                    Ahtapotun biyolojik özellikleri üreme –gelişme, beslenme ve göç- predatörleri olarak alt başlıkları altında incelenebilir.

1.3.1 Üreme ve gelişme

Ahtapotlarda üreme eşeyli üreme şeklinde gerçekleşmektedir. Erkek bireyler cinsi olgunluğa 8-10 aylık iken, 8-9 cm manto boyunda ulaşırlar. Buna karşılık dişi bireyler cinsi olgunluğa 16-18 aylık bir sürede manto boyları 13-15 cm iken ulaşırlar. Kafadanbacaklıların yaşam süreleri yumurtlama ile son bulduğu için dişi bireylerin cinsi olgunluğa erişme süreleri genellikle yaşam sürelerini belirlemektedir. Buna göre 13-14 cm manto boyuna sahip dişi 18-24 ay arasında yaşam süresine sahip olmaktadır. Erkeklerde yaşam süresi 3-4 yıl, dişilerde 2-3 yıl olmaktadır (Nixon, 1969).

Çiftleşme esnasında erkek dişiye yaklaşarak, dişinin ağız üzere oturduğu bir sırada hektokotilize olmuş kolunu dişinin manto boşluğuna uzatarak spermlerini  bırakır.

Şekil 7. Kıvrık kolun üzerinde hektokotilize olmuş kol görünmektedir.

Birleşme birkaç saat sürebilir ve aynı çift birleşmeyi bir hafta süresince defalarca tekrarlayabilirler. Dişi ve erkek ahtapot değişik bireylerlede birleşebilirler. Döllenme gerçekleşmemiş ise bu birleşme sık sık tekrarlanabilir. Döllenme gerçekleştiğinde dişiler yumurtlamak için güvenli bir yuva aramada cesur ve araştırmacı bir davranış içindedirler. Çünkü yumurtaların rahatsız edilmeyecek sağlam bir yuvaya bırakılması gerekmektedir.

Şekil 8.  Plakalık kayalıklardaki bir yuva örneği

 Spremataforlar ovaryumda bulunurlar, boş olanlar dışarıya atılır. 12-13 cm manto boyuna sahip bir dişi ahtapot 130000- 250000 arasında bentik yumurta üretebilmektedir. Bu sayı bazen 400000’e de çıkabilir (Boletzky, 1978).

Döllenen yumurtalar ovaryumdan salgılanan iki sıvı ile birlikte ovaryumdan atılır. Dişi ahtapot bu yumurtaları güvenli bulduğu yuvanın tavanına yapıştırır. Daha sonra yuvanın güvenliğini sağlamak için tüm çatlak, delik ve yarıkları topladığı küçük taş ve kabuklarla kapatır.

                   Çoğu zaman yuvanın ana girişide aralarında su akımının geçebileceği büyük taşlarla kapatılır. Yumurtaların çatlama süresi 25°C’ de 20-25 gün iken, 13°C’ de 125 gün olarak tespit edilmiştir.(Bravo de Laguna, 1980). Yavrular yumurtadan çıktıktan sonra anne genllikle ölür ve yavrular yuvayı terkeder. Yavrular yumurtadan çıkış sonrası pelajik ortamda bulunup 40 günün sonunda bentik bölgeye yerleşirler. Yumurtadan çıkan yavruların gelişme oranı incelendiğinde ilk gün 0.1gr ile 0.25gr ağırlığa sahip bireylerin 90 gün sonunda 39gr ağırlığa ulaştığı, 135 gün sonunda 5 cm manto büyüklüğünde olduğu ve 12- 15 ay sonunda erkek bireylerin 2.5 kg, dişi bireylerin 2 kg’a ulaştığı tespit edilmiştir( Itami, 1980). Yumurta bırakmak için seçilen yuvalar, yumurtanın yapıştırılabileceği sert bir cisim (kaya, kabuk, şişe, amfora) ve kirlenme olasılığı (çamur, kil, tortu) az olan prekorallijenli alanlar ve kayalık bölgeler tercih edilir.     

1.3.2. Beslenme

Ahtapotlar çok çeşitli canlıları içeren komplex bir beslenme rejimine sahiptir. Bivalvler, küçük balıklar ve bazı kafadanbacaklılar ahtapotların yiyeceğini oluştururlar. Ahtapotun besin tercihi konusunda yapılan bir araştırmada besin artıklarını oluşturan bivalv kabuklarında ve yengeç karapaslarında bir deliğin bulunduğu rapor edilmiş. Ahtapotun av sırasında bu deliği açarak avının vücuduna avının hareketini durduran bir zehir (paralsing venom) enjekte ettiği böylece açılması çok zor olan bivalvleri ve saldırgan yengeçleri pasif hale getirerek yediği gözlemlenmiştir.

 

Şekil 9. Octupus vulgaris’in avını yakalama şekli

Çoğu zaman ahtapot kendi büyüklüğünün yarısı kadar olan diğer bir ahtapotu kolayca yiyebilmektedir. Octopus vulgaris türü için günlük beslenme süresi 12 saattir ve bu süre genellikle günün gece dönemini kapsamaktadır (Hatanaka, 1979). Yapılan akvaryum denemelerinde ahtapotların kültür balıkçılığında kullanılan yemlere dahi kısa sürede alıştığı tespit edilmiştir.

1.3.3. Göç

Kafadanbacaklıların yaşamlarının pelajik evrelerinde ışık faktörüne bağlı, vertikal ve horizontal göçler yaptığı bilinmiştir (Boletzky, 1989).

İlk üreme göçü Akdeniz’ de nisan-mayıs aylarında kıyısal bölgelere yapılır. İkinci göç derinde olup, birinci göç kadar önemli değildir(Mangold-Wirz, 1963a).

Ahtapotlar İzmir Körfezi’ nde her dönem bulunmalarına karşın özellikle Aralık- Nisan aylarında kıyısal sulara göç ederler. Bu hareket ahtapotlar için üreme göçü olarak tanımlanabilir. (Gücü ve Salman, 1993).

1.3.4.  Predatörleri

                                   Besin değeri yüksek bir tür olan ahtapotun yaşamının her döneminde birçok predatörü bulunmaktadır. Pelajik evrede iken kalamar, deniz anası, birçok pelajik balık ahtapotun predatörü konumundadır. Bentik evrede ahtapot; müren, sinarit, çipura hatta fokların besinini oluşturmaktadır (FAO, 1992). Predatör baskısı altında tedirgin olduklarında renk değişimi gözlenir.

Şekil 10. Tedirgin olduklarında beyaza yakın bir renk alırlar.

             Ahtapotların genellikle gece avlanıyor olması predatör balıklar ile karşılaşabilme olasılığını arttırmaktadır. Ahtapotlarda gözlenen kol kopması ve yaralanmalar bölgedeki baskın türe göre değişiklik göstermektedir.

2.  AHTAPOT YUVALARI  

2.1. Kayalık bölgede gözlenen yuvaların karakteristik özellikleri

                    Kayalık bölgede gözlenen yuvaların karakteristik özellikleri kayalığın yapısına göre sınıflandırılabilir.

2.1.1. Plakalık kayalıklarda gözlenen yuvalar ve özellikleri

                   Kayalık bölgede gözlenen yuva kriterleri bölgenin sahip olduğu kaya tipine göre farklılık gösterir. En yaygın olarak gözlenen yuva tipi plakalık kayalıklar altına konumlanan yuvalardır. Bu yuvalar çok derin olmakla birlikte giriş açısı su yüzeyine vertikal konumludur ve girişlerinde genellikle küçük kaya ve renkli taşlardan oluşan blokaj içerirler. Giriş genişlikleri genellikle azdır. Yuvanın içerisi zemindeki kumun dışarı atılması ile genişletilmiştir.

2.1.2. Döküntü kayalıklarda bulunan yuva özellikleri

                        Bu tür bölgeler genellikle ada kıyılarında rastlanan çok derin olmayan sahil hattında görülen döküntü tabir edilen bölgelerdir.Bu bölgelerde rastlanan en yaygın ahtapot yuvaları büyük bir kayanın zemin ile birleştiği noktada kaya altına doğru tünel şeklinde oyulan yuva tipidir. Bu tip yuva girişinin kamufle edilebilmesi için diğer yuva tiplerine oranla daha çok taş ve kabuk toplanır. Büyük kayaya yakın kısımlar büyük taşlarla, dış kısımlar ise daha küçük taşlarla kapatılır.

2.1.3. 10m’den daha derin kayalıklarda gözlenen yuva özellikleri

                        Bu yuvaların en tipik özellikleri yuva girişlerinin genellikle yüzey açısına yakın derecede horizantal olması ve etrafında bu derinliklere özgü Pecten jacobaeus, Dolium galea kabuklarının yoğun bir şekilde gözlenmesidir.Ahtapot bu derinlikte avının ve düşmanının gelebileceği yönü tespit etmek için yuva girişini 360 derecelik bir alanı kontrol etmeyi amaçlamaktadır. Yuva girişleri genelde geniş, yuva derinlikleri mümkün olduğunca fazladır. Yuva çeperleri ahtapotun tehlike anında yapışabileceği büyük  taşlarla örülmüştür.

2.1.4. Yapay kayalık ve taşlık alanlardaki yuvalar

                   Özellikle insan faaliyetleri sonucu, farklı amaçlar için tasarlanan ve sualtına yerleştirilen yapıların ahtapotlar tarafından tercih edilmesi ile oluşurlar. Örneğin kıyıya yapılan iskele bacakları, denize deşarj yapmak için döşenen boru ve künkler, son yıllarda Türkiye’de de uygulanmaya başlanan yapay resif çalışmaları sayılabilir.

2.2.  Sert çamur zeminde bulunan yuva özellikleri

                   Bu tip yuvalar çamur ortamda bulunmalarına rağmen oldukça korunaklı ve sağlam yapıdadır. Üreme döneminde bölgedeki askı madde yükünün fazla olması ve yumurtaların üzerini kaplama riski nedeniyle yumurtlama amacıyla tercih edilmez. Derin sularda bulunan çamur yuvaların en önemli özelliği, ahtapotlar tarafından etrafta ilginç olarak tanımlanan maddelerin yuva girişine getirilmesidir. Örneğin bu tür yuvalara yapılan dalış gözlemlerinde cam şişe, ayakkabı, eski gastropod kabukları gibi nesneler tespit edilmilştir( ULAŞ A., 2000).

Şekil 11. Sert çamur zemindeki bir yuva örneği

2.3. Deniz çayırları ve kumluklarda bulunan yuvaların özellikleri

                   Deniz çayırları içerisinde  yer alan iri taneli kumluklarda konumlandırılırlar. Bu bölgelerdeki bir taş veya kayanın bir yönü kullanılarak oluşturulur. Eğer ortamda böyle bir yapı yok ise o bölgede yuva gözlemek pek mümkün değildir. Bu tür yuvaların en büyük avantajı, deniz çayırlarına yakınlığı nedeniyle ahtapotun düşmanından kaçış olayını hızlandırmaktır. Fakat bu tip yuvalar ahtapotlar tarafından nadiren tercih edilirler. Bunun nedeni olarak zemin yapısının yumuşak oluşu ve etrafın deniz çayırları ile kaplı olmasından dolayı ahtapotun görüş mesafesinin sınırlı olması, kontrol altına alınabilecek alanın dar olması gösterilebilir.

KAYNAKLAR

Salman, A., Katağan, T., Benli, H.,A ., 1998, Cephalapods of Türkiye and cephalapod culture. T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü  BODRUM. p, 73-75

ULAŞ, A., 2000, İzmir orta körfezi ahtapot(Octupus vulgaris Cuvier, 1797) populasyonunun doğal ve yapay yaşam alanları üzerine bir araştırma. Ege Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitütüsü Doktora Tezi.

Villnueva, R.,Nozais, C., and Boletzky, S.V., 1996, Swimming Behavior and Food Searching in Planktonic Octupus vulgaris Cuvier From Hatching to Settlement, Journal of Experimental Marine Biology and Ecology, vol 208, p, 164-184

www.cephbase.com (The images of Octopus vulgaris)

F. Mine Çaparkaya

04/00/3892