
Phylum: Chordata
Classis: Osteichthyes
Familya: Molidae
Ordo: Tetraodontiformes
Genus: Mola
Aybalığı
dünyada 3 metre uzunluğu ve 2 ton ağırlığı ile bilinen en büyük kemikli
balıktır.
Vücut yapılarının karakteristik özelliklerinden dolayı diğer balıklarla
karıştırılmaları imkansızdır. Dış görünüş olarak ele alındığında;
Aybalığının kuyruk yüzgeçleri bulunmaz, vücutları çok iri olup göz ve
ağzı küçüktür. Bu yapısı ile her zaman hayretler uyandırmaktadır. Bu
yüzden Almanya da bilinen isimlerinden biride “Yüzen Kafa” anlamındadır.
Solungaç açıklıkları oldukça küçüktür ve hemen ardında yanal yüzgeçleri
bulunmaktadır. Tek bir büyük sırt ve karın yüzgeci tam karşılıklı olarak
bulunmaktadır. Erginliğe tam olarak erişmiş bir Aybalığının derisi pulsuz,
sert ve yaklaşık olarak 15 santimetre kalınlıktadır.
Üst derilerinin rengi gri, yanda kahverengi- gümüş grisi ve altta ise çok
koyu renklere sahiptirler. Ayrıca yaklaşık olarak 120 sene
yaşamaktadırlar.
Aybalığı tüm tropikal ve çevre sularında bulunup, açık denizleri tercih
etmektedir. Bu türün genelde 1000 metre derinliğe kadar bulunabildiği
fakat normal olarak 300 metre civarında yaşadığı tahmin edilmekte. Fakat
bazı bölgelerde balıkçıların ağlarında takılmasından dolayı sayısı
gittikçe azalmakta.
Aybalığı familyası 3 tür içermektedir. Bunlar Mola mola, Masturus
lanceolatus ve Ranzania laevis fakat bu arada Mola mola türü en yaygın
olanıdır. Aybalıkları Tetraodoniformlar ile akrabalık göstermektedir.
Masturus lanceolatus Mola mola Ranzania laevis
Ranzania laevis ise belirttiğimiz gibi benzer türü olup vücut yapısı biraz
daha farklıdır. Tanımsal özellikleri vücutlarının daha uzun bir yapıya
sahip olmaları. Aynı zamanda Mola mola gibi kapatamadıkları ufak biraz
ağza sahiptirler. Sırtları çok koyu, yanları gümüşümsü bir renge sahiptir
ve gözlerinin etrafında beyaz çizgiler bulunmaktadır. Tropik Pasifik de,
Kalifornia da San Louis Obispo Körfezinde ve batı Meksika da bulunurlar.
Aybalığı çok fazla sayıda yumurta üretmektedir – Bir dişinin
yumurtalıklarında yapılan incelemede yaklaşık olarak 300 milyon adet
sayılmıştır ve bu yumurtalar sadece 2 ile 3 mm büyüklüğündedir. Larvaların
vücutları iğnemsi dikenlere sahiptirler. Larvanın gelişim evresinin ileri
ki safhalarında vücudu yassılaşıp, kuyruğu ile birlikte dikenleride
kaybolmaktadır.
Aybalığı genelde denizanaları ve zooplanktonlar ile
beslenmektedir fakat yapılan araştırmalarda aybalığının midesinde
mürekkepbalığı, yılanyıldızı, yengeç ve diğer deniz sakinlerinin
larvalarının parçalarına da rastlanmıştır. Bu yüzden denizin mavi
derinliklerinde olduğu kadar sığ bölgelerinde de beslendikleri
varsayılmaktadır.
Hiçbir zaman kapatamadıkları ufak bir ağza sahiptirler. Dişlerinden dört
tanesi eriyip bir Kemik platformu şeklinde kaynaşıp gaga şeklini almıştır (“Tetraodoniformes” grubu adı da bu karakteristik özellikten ortaya
çıkmıştır). Aybalığı suyu ağzına alıp tekrar geri püskürtebilmektedir ve
bu özellikleri sayesinde besinlerini yutabilecekleri büyüklüklere kadar
ufalayabilmektedir. Yutak kısmında ise bu işleme yardımcı başka dişlerde
gelişmiştir.
Aybalıkları Yassı balıklar gibi hareket etmektedir; Sırt- ve Karın
yüzgeçlerini aynı anda sağa ve sola karşı hareket ettirerek yüzme işlemini
gerçekleştirirler.
Aybalıkları birçok parazit tarafından konakçı olarak kullanılmaktadır ve
şu ana kadar yaklaşık olarak 50 tür tespit edilmiştir. Kendini bu
parazitlerden kurtarmak için, çoğu zaman su yüzeyine kadar çıkıp sırt
yüzgecinin sudan dışarıya çıkmasını sağlar ve martılarda parazitleri
gagaları ile derilerinden gagaları ile temizlerler. Ayrıca görünüşe göre
aybalıkları onları temizlemekten daha ziyade rahatsız eden martıları
tükürerek kovalayabilmektedir.
Altta okyanusda bulunan
Aybalığının 1.84 milimetrelik larvasını görmekteyiz.
Aynı zamanda aşağıdaki resimde de 1.84 milimetrelik aynı
larvanın üst perspektivini görmekteyiz.
Yukarıdaki şekilden de görebildiğimiz gibi aybalığı larva durumundayken
uzun bir kuyruğa ve vücudunu saran iğnelere sahiptir. Bu iğneler en çok 10
milimetre uzunluğa erişmektedir. Aybalığının larvası kendisinden çok
akrabalığı bulunan yumruk ve balon balığına benzemektedir.
Ayrıca
altta yine 37 milimetrelik bir aybalığının ön ve yan perspektifleri yer
almaktadır.
Bu
büyüklüğe erişmiş bir larvanın iğneleri daha az belirgindir ve yavaş yavaş
kaybolmaya yüz tutmuştur. Yine resimden gözlemleyebildiğimiz kadarı ile
vücudu daha yassılaşmış kuyruğu neredeyse kaybolmuş dişleri ve Kemiksi
plak oluşmaya başlamıştır. Ayrıca unutmamalıyız bu larva tam erginliğe
ulaştığında iğneleri tamamen kaybolacaktır.
Bali taraflarında aybalıkları
Heniochus diphreutes ve Kral balıkları tarafından avlandıkları için
genelde kayalıklara yakın yerlerde yaşamaktadırlar.
·
1908 yılında yakalanan bir
örneğinin burun ucundan kuyruğuna kadar olan boyu 3,1 m. olduğu halde
sırt-karin istikametindeki genişliği 4,26 m. ağırlığı ise 2235 kg. olarak
ölçülmüştür.
·
13 Ekim 1998’de yakalanan bir
Aybalığının yapılan ölçümlerinde, burun ucundan kuyruğuna kadar olan boyu
2,5 metre olduğu halde sırt-karın istikametindeki genişliği 3,1 metre
ağırlığı ise 1400 kg. olarak tespit edilmiştir. Bu örnek Avustralya
Müzesinde İhtiyoloji Bölümünde AMS I.38997-001 ve
AMS I.38997-002 etiket numaraları ile kayıtlı bulunmaktadır.
Farklı İsimleri:
Sunfisch (İngiltere), Manbow yada Manbo (Japonya), Poisson lune (Fransa),
Putol (Filipinlerde), Toppled car fish (Taiwan ), Bezador veya Pez luna
(İspanya), Makua (Hawaii) de bu tür için kullanılan farklı isimlerden
birisidir.