Echinasten sepositus
Bu sayfadaki bilgilerin Powerpoint Sunumunu (ppt dosyasını) www.sunumbankasi.net adresinde bulabilirsiniz You can find the powerpoint presentation of this web page content at www.sunumbankasi.net
You can find the powerpoint presentation of this web page content at www.sunumbankasi.net
(Echinasten Sepositus genel görünüşü) Phylum: Echinodermata Classis : Asteroidea Ordo: Spinulosa Genus: Echinasten Species: Sepositus
Beş yada daha fazla ışınsal kolları olabilir. Sahilden itibaren, Zostera çayırlarında ve kayalar üzerinde bulunur. Bu tür RETZIUS, tarafından 1783 yılında isimlendirilmiştir. 1.Morfolojik Özellikleri Vücut, merkezsel bir disk ve buna bağlı beş koldan yapılmıştır. Bu kollar, diskten dışarıya doğru ışınlar halinde uzanırlar. Hayvanın dorsal yüzeyi oldukça büyük ve sabit dikenlerle örtülüdür. Bu dikenler arasında bulunan dermal solungaçlar sayılamayacak kadar çoktur ve solunum bunlarla yapılır. Dermal solungaçlar arasında da sayısız, kıskaç benzeri, pedisel adı verilen yapılar görülür.Pedisel’lerin uçları iki parçalıdır ve bir makas gibi birbiri üzerine kapanabilmektedir.
Diskin ortasında ve dorsalde anüs bulunur. Anüs sindirim borusunun arka ucundadır. Bu organı küçük oluşu ve etrafında birçok diken ile deri solungacı bulunuşu nedeniyle ayırt etmek oldukça güçtür. Echinordemler darsal bölgede anüsleri bulunan tek hayvan gurubudurlar. Merkezsel diskin dorsal tarafında kireçten yapılmış beyaz ve ufak bir bölge bulunur. Bu bölgede ambulakral sistemin başlangıç kısmı olan madrepor plağı bulunur. Su-damar sistemi ile bir geçit oluşturur. Ventral tarafta, ortada ağız bulunur. Ağız bölgesinden kollara uzanan her bir olukta yüzlerce tüp ayak bulunur. Tüp ayakların bulunduğu bu oluğa ambulakral oluk adı verilir. Bu olukların kenarları boyunca hareket edebilen yüzlerce ince uzun ve sivri diken bulunur.
(Tüp ayakların genel görünüşü) (Madrepor Plağı) Dikenler tehlike anında içeri doğru kapanarak ambulakral oluk içinde bulunan narin yapılı tüp ayakları korurlar. 2. İskelet ve Hareket Ekzo ve endo iskelete sahiptirler. Kalsiyum karbonattan yapılmış dermal plaklar konnektif doku ve kaslarla birbirine bağlanır. Bu yolla ekzo iskelete olabileceğinden daha fazla hareket ve esneklik sağlanmış olur. Deniz yıldızının oral tarafında bulunan ambulakral oluk içinde uzun sıralar oluşturan tüp ayaklar hayvanın etrafta dolaşmasını sağlayan tek hareket organıdır. Bunlar, ambulakral damar sistemi (su-damar sistemi) olarak bilinen büyük hidrolik sistemin bir kısmıdır. Bu sistem yalnızca hareketle ilgilidir, dolaşımla hiçbir ilgisi yoktur. Hidrolik sistemi çalıştıran su, deniz yıldızının üzerindeki madrepor aracılığıyla alınır ve altındaki taşkanal adı verilen kısa, vertikal tübe, oradan da halka kanala taşınır. Halka kanaldan ayrılan radier kanallar kollara uzanır ve böylece su tüp ayaklara kadar gider. Her tüp ayağın kaidesinde su akıtmayan bir vantuz bulunur. Ayağın üstünde esnek bir torba vardır. Buna ampul adı verilir. Ampul, ayağı uzatmak gerektiğinde kullanılacak suyu taşır. Tüp ayağa gelen suyun geriye, lateral kanala kaçmasına engel olmak içinde bir sübap bulunur. Bu tüp ayağın çalıştırılmasında, deniz yıldızı ampulu sıkar ve bu yolla içindeki suyu tüpe akıtır. Bu işlem ayağın uzamasını sağlar ve sonuç olarak vantuz yapıştığı yerden kurtulur.
Bundan sonra tüp ayaktaki uzun kasların kontraksiyonu ile su tekrar ampule döner. Bu sırada ayak kısalır ve içindeki basınç düşer, böylelikle vantuz tekrar yere yapışır. Ayak kısaldığı için vantuzun bu kez yapıştığı yer değişiktir ve vücut o doğrultuda çekilerek hayvanın yer değiştirmesi sağlanmış olur. Küçük bir tüp ayağın oldukça büyük olan bir deniz yıldızını hareket ettirecek kadar kuvvetli olmaması doğaldır; fakat bu tüp ayakların binlercesinin ritmik işbirliği, deniz yıldızına yavaş ve emin bir hareket sağlamaktadır. 3. Organ Sistemlerinin Morfolojisi ve Fizyolojisi
(Bütün organ sistemlerinin şematik görünüşü)
Sindirim Sistemi: Sindirim sisteminin başlangıç kısmı olan ağız ventralde ambulakral olukların birleştiği yerde bulunur. Ağızı kısa bir özofagus takip eder. Ve buradan torba şeklinde olan mideye geçilir. Mide iki bölmelidir. Esnek bir aşağı mide ve pyloric ceacum adı verilen beş köşeli üst mide bulunur. Bunun her bir köşesinden kollara doğru ince birer kanal uzanır. Bu kanallar kolların başlangıç bölgesinde ikiye ayrılır. Uçları kapalı olan bu kanallar kolların sonuna kadar uzanırlar. Bunların her iki tarafında kahverenkli bir çok kesecikler oluşmuştur. Bu keseciklerin cidarında bir çok bezler bulunur.Bu bezler hem sindirim fermentlerini salmaya hem de rezopsiyon yapmaya yararlar. Midenin üst bölgesinden kısa bir son bağırsak ayrılır. Son bağırsak dorsalde anüs ile dışarıya açılmadan önce düzensiz bir şekilde çıkıntılar meydana getirir. Anüs.tam merkezde değildir. Deniz yıldızları avlarını canlı olarak yakaladıklarından midelerinde sindirilmemiş kabuk parçaları bulunur. Deniz yıldızları bazen midelerinin alamayacağı kadar büyük hayvanları da yerler. Bunun için öncelikle midelerini dışarıya çıkarırlar ve bir miktar mide suyunu avlarının üzerine boşaltarak onları öncelikle öldürürler. Sonrada yavaş yavaş sindirirler. Solunum Sistemi: Solunum dermal solungaç adı verilen, binlerce ince yapılı deri solungaçları yardımıyla yapılır. Bunlar vücudun aboral yüzeyi üzerinde serbest olarak yayılmışlardır. Deniz suyunda erimiş olarak bulunan oksijen, artık madde olan karbondioksitle yer değiştirerek bu solungaçlar tarafından alınır. Alınan oksijen sölom sıvısı içinde erir, sölom boşluğunu ve deri solungaçların iç ve dışını kaplayan siller oksijeni vücudun bütün kısımlarında dağıtırlar. Dolaşım Sistemi: Dolaşım sistemi açıktır. Deniz yıldızlarının dolaşım sistemi ilkel ve diğerlerine oranla daha basittir. Halka şeklindeki bir kan damarı ağız etrafını çevirir ve her bir kola radial kan damarı uzanır. Vücut sıvısı lakünler içinde dolaşır. Bu lakünler vücudun bütün ara dokularında bulunur. Lakünler içinde albumin içeren bir sıvı ile Leucocyt’ler bulunmaktadır. Bunlar artık maddelerin temizlenmesinde ve koruyucu olarak, hastalık yapan mikroplara karşı kullanılır. Boşaltım Sistemi: Özel bir boşaltım organları yoktur. Kanın ve sölom sıvısının amoeboid hücreleri azot artıklarını alırlar ve onları deri solungaçlarının çeperinden geçirerek dışarıya taşırlar. Bazı araştırmacılara göre rektar keseler de boşaltımla ilgilidir. Fakat bu konuda bilimsel bir açıklama getirilmemiştir. Sinir Sistemi: Deniz yıldızında beyni olmayan bir radial sinir sistemi vardır. Sinir sistemi ağzın etrafını kuşatan halka şeklindeki sinir ile bulunan kollara uzanan beş ambulakral sinir şeridinden ibarettir. Böyle ventralde oral sinir siteminden başka bunun biraz daha dorsalinde ve apikalde de ayrıca sinir sistemleri vardır. Duyu organları, ambulakral olukların son kısımlarında bulunan ve canlı bir hayvanda kırmızı bir leke gibi görünen ocellus’larla bunu üst tarafındaki tentaküllerdir. Ocelluslarda fotoreseptör hücreler bulunur. Tentaküller deniz yıldızlarının koku alma organlarıdır.
(Duyu Organlarının Görünüşü-Ocellus) 4. Üreme ve Gelişme: Deniz yıldızında bol miktarda üreme organı bulunduğu için yaşamının sürekliliğini sağlaması oldukça kolaydır. Ayrı eşeylidirler. Gonadlar, kolun her iki tarafında birer tane olmak üzere beş çift oluşturan salkımlar şeklindedir. On tane gonaddan milyonlarca sperm ve yumurta oluşur. Bu eşey hücreleri aboral kutupta, her bir kolun kaidesine yakın bir yerde bulunan küçük kanallarla dışarıya atılır. Döllenme suda olur ve oluşan zigot bipinnaria adı verilen bilateral simetrili bir larva meydana getirir. Bu silli epitel ile örtülü larva, mollusca ve annelidlerde görülen trokofora larvasına olduğu gibi, bazı ilkel kordat larvalarına da benzer. Boyları 1-2 mm. kadar olan küçük larvalar süratle yüzerler ve denizde bulunan küçük mikroorganizmalarla beslenirler. Altı-yedi hafta sonra kendilerini zemine bırakırlar. Burada, ön uçları yukarıda kalmak üzere büyürler. Böylece serbest düzen bilateral simetrili hayvandan, serbest olarak yüzen ve zeminde yaşamaya başlayan, radier simetrili deniz yıldızı olur. Echinasten Sepositus’ta ise metamorfoz görülmez. Deniz yıldızlarında çok fazla bir regenerasyon yeteneği vardır. Kırılmış, yaralanmış veya hayvanın kendisi tarafından atılmış kollar yenilenir. Kollar genellikle diske yakın yerde gevşektirler. Eğer beş koldan biri bu bölgeden kesilecek olursa, kesilen kol ölür. Fakat disk bunları onararak yenisini oluşturabilir.
YARALANILAN KAYNAKLAR: Genel Zooloji – Remzi GELDİAY, Semahat GELDİAY Zooloji Laboratuar Kılavuzu – Dr. Bedia BOZKURT (İstanbul Uni. Zooloji Asistanı) Genel Biyoloji 2 – Prof. Dr. Ali DEMİRSOY, Prof. Dr. İsmail TÜRKAN http://www.geocities.com/RainForest/2238/medistars.htm http://www.acquateck.net/ http://baron.snv.jussieu.fr/cgi-bin/echinodermes/asteride http://www.casaciencias.org/Aquarium/prestige/morituri/echinaster_sepositus.html http://club.telepolis.com/argosub/es/grupos/equinodermos/148.htm http://direktori.o-fish.com/data/507/1Echinaster_sepositus.jpg http://ilesmedes.chez.tiscali.fr/images/etoile_echinaster.GIF http://www.iltaccoditalia.com/ambiente/biologiaMarina/EchinasterSepositus.jpg http://www.korallenriff.de/Mittelmeer/echinaster.html http://www.lamaddalena.it/_borders/Echinaster.jpg http://www.malawicichlidhomepage.com/aquainfo/marinetank42.html http://www.maltavista.net/en/list/photo/1750.html http://www.natureaquarium.it/schede/schede2/echina.htm http://www.nice-coteazur.org/photo/tourisme/environnement/etoile2.jpg http://www.pandaphoto.it/periodici/novita/pagine/vj269245-A.Tommasi.htm http://perso.wanadoo.fr/gonzales.manuel/textes/echinast.html http://www.rairo.it/ambiente/biologiaMarina/default.html http://staff-www.uni-marburg.de/~worth/sammlung/16/16_2_5.htm#16.2.4.1.1.1
Senem ÖZYURT 11-01-348 Biyoloji 2 (İ.Ö)