
GENEL OLARAK PHYLUM: CNIDARIA
Cnidaria ismi Yunanca “cnidos” kelimesinden
gelir. Yakmak, ısırmak anlamındadır.
Okyanus ve denizlerde
bir çok türü bulunur. Az sayıda tür ise nehir ve tatlı sularda yayılış
gösterirler.
Cnidaria serbest
yüzebilen (medüz) form veya sesil (polip) form olarak bulunan radier
simetrili canlılardır. Vücutları ektodermis (epidermis) ve
endodermis (gastrodermis) olmak üzere iki doku tabakasından
oluşmuştur. Bu iki doku tabakasının arasında mesoglea denen
primitif formlarda hücre içermeyen ve jelatin benzeri bir geçiş
tabakası bulunur. Cnidaria’larda hücreler arasında bazı iş bölümleri
olmakla birlikte hiçbir zaman bu iş bölümü yüksek organizasyonlu
canlılardaki gibi değildir. Diğer canlılarda işlevlerin çoğu mezoderm
kökenli dokular tarafında tarafından yerine getirilirken,
Cnidaria’larda ektodermal veya endodermal hücreler tarafından yapılır.
Cnidaria phylumu 4 sınıfa ayrılır: Hydroidler, Ateş mercanları,
Siphonophora’larve çok sayıda medüz ile en çeşitli olan Hydrazoa;kuvvetli
toksin etkileri olabilen, kübik,disk şekilli şeklinde, jelimsi
yapıdaki Scyphozoa ve gerçek mercanlar, deniz laleleri
ve deniz kalemlerinin dahil olduğu Anthozoa.
Bu sınıfların
farklılıklarını genel olarak şu şekilde sıralayabiliriz:
*Velum: Medüz
formun vücudunun etrafında bulunan bant şeklindeki çıkıntı.
*Manubrium:Ağzın
bulunduğu tüp şeklindeki çıkıntı.
*Stomadeum:
Ağzın gastrovasküler boşluğun içine doğru çökmesiyle oluşmuşkısa bir
yemek borusu.
Scyphozoa’lar 12 mm
çaptan 2 m’den daha fazla çapa kadar boyutlarda olabilir.En büyüğü 40
m’den daha uzun tentaküllere sahiptir. Gerçek deniz anaları genelde
çok zararlı değillerdir, ancak; bazen öldürücü de olabilirler.
AURELIA AURITA HAKKINDA;
Regmun : Animalia
Subregnum : Metazoa
Divisio : Radiata
Phylum :Cnidaria(Coelenterata)
Classis :Scyphozoa
Subclassis :Discomedusea
Genus :Aurelia
Species :A. aurita
YAYILIŞ ALANLARI
Okyanus ve
denizlerde yayılış gösterirler: Atlantik Okyanusu, Pasifik
Okyanusu,Hint Okyanusu ve Türkiye’de Ege’de boldur. Pelajik
canlılardır. Genellikle denizlerin kirli bölgelerinde, sahil
kıyılarında görülürler. Nadiren ılık ve tropikal sularda da
görülebilirler. 6˚C gibi düşük ve 31˚C gibi yüksek sıcaklıklara dahi
dayanabilirler. A. aurita’nın yaşabileceği optimum sıcaklık 9-19˚C
arasıdır. %0,6 gibi tuzluluk derecesine sahip sularda ve acı sularda
da yayılış gösterebilirler. Tuzluluğun azalması A. aurita ‘nın
şemsiyesinin kavisinin azalmasına veya tam tersi artmasına neden
olabilir. A.aurita üyeleri soliter olarak yayılış gösterse de genelde
üyelerinin yüzlerce hatta binlercesi bir arada sığlık yerlerde yayılış
gösterirler. Bu şekilde oluşturdukları yığınlar sebebiyle balıkçılık
olumsuz olarak etkilenebilir; ağ atımı zorlaşabilir. O bölgeden
temizlenmeleri ise oldukça zordur. Geniş sığ alanlarda yaşayanları
fırtınalarla karaya çıkabilirler ve bu durumda sahiller insanlar için
güvenli olmaktan çıkar. Çürümeleri durumunda ise kötü bir koku
yayarlar.
FİZİKSEL VE ANATOMİK YAPISI
Aureli aurita en çok
görülen Deniz Anası türüdür. Bu nedenle Adi Deniz Anası olarak da
adlandırılırlar. Yakamoz yapabilme özelliğine sahiptirler. Şeffaf
görünümlüdürler.
A.aurita Scyphozoa sınıfının özelliklerini en belirgin taşıyan
türüdür. Diğer Cnidaria üyeleri gibi boşaltım, solunum için özelleşmiş
organlara ve beyine sahip değillerdir. Sert bir iskelete ve özelleşmis
bir organ organ sistemine de sahip değillerdir. Endodermis ve
gastrodermis arasındaki mesoglea tabakası hücreseldir.Medüzleri
Şemsiye (Umbrella) adı verilen bir yüzme organına sahiptir.
Şemsiyenin dışta (yüzeyde) kalan kısmına Eksumbrella (konveks
taraf), içte (ağız tarafında) kalan kısmına ise
Subumbrella (konkav taraf) denir. Umbrellanın etrafında
gelişmiş bir sinir sistemi ve duyu organları (Rhopalium)
bulunur. Şemsiyenin etrafında 32’den fazla kenar lobu ve çok sayıda
tentakül bulunur. Tentaküller uzun olmayıp saçak görünümündedir.
Manubriuma sahiptir ve ağız etrafında 4 adet uzunca
kırmızımsı kol taşır. Manubrium gastral boşluğa açılır; bu boşluktan
ışınsal kollar da halka kanal ile gastral boşluğu birbirine bağlar.
Tüm Cnidaria üyelerinde olduğu gibi tek bir açıklığa sahiptir.
Beslenme ve üreme bu açıklık ile gerçekleşir. Gastral boşlukta
beslenmeye yardımcı olan siller bulunur. Şemsiyenin aboral kısmında
gözle dahi görülebilen 4 adet atnalı şeklinde pembemsi gonad
bulunur.
Cnidaria üyelerinin tamamı gibi vücudundaki hücreler kısmen
özelleşmiştir ve aralarında iş bölümü görülür. Böylece; dış tabaka
olan epidermis; duyu-sinir hücrelerini, bez hücrelerini, nematosist
üreten hücreleri,küçük interstitial hücreleri ve epitel kas
hücrelerini içerir. Epitel-kas hücreleri, epidermisin temel yapısal
elemanı olup, kasılgan birkaç kaide uzantısı taşıyan silindirik
hücrelerdir. Kasılgan elemanları; aynı zamanda diğer önemli işlevler
yapan hücrelerin uzantılarıdır; sadece kasılma için özelleşmiş
hücreler, yani kasılma hücreleri yoktur. Bu kasılgan elemanları diğer
yüksek organizasyonlu canlılarda olduğu gibi mezoderm kökenli değil,
ektoderm kökenlidir. Gastrodermis de kasılgan elemanlar içerir.;
bunlar gastrovasküler boşluğun astarında büyük yer tutan ve sindirim
işlevini gören hücre gövdelerinin kaide uzantılarıdır.
Aurelia aurita’nın polip formu oldukça indirgenmiş sesil formdur.
*Knidosit (Knidoblast)
Ektodermde bulunan bazı hücrelerin farklılaşmasıyla oluşmuş
hücrelerdir. İçlerinde “knid” veya “nematosist” adı verilen hücre organellerine sahiptirler. Bunlar; avlanma veya
korunma amacıyla saldırılarda kullanılır. Nematosistlerin her biri bir
kese ile bunun içinde bulunan ve dışarı doğru uzatılabilen, uzun bir
iplik(=nema) içerir. Nematosist adı buradan kaynaklanır. Nematosistler
herhangi bir uyaran karşısında ipliğini fırlatarak saldırıda bulunur.
Kesenin ağzı bir kapakla kapalı olabilir veya açık olabilir. 3 tip
nematosist vardır: Bir sıvı yardımıyla yapışanlara Glutinant;
ava ipliği ile sarılanlara Volvent; ava toksik madde
enjekte edelere Penetrant adı verilir.
*Knidoblast saldırıları ve Tedavisi
Knidoblast içindeki nematosist bir çeşit tetiğe sahiptir. Dışarıdan
temas eden herhangi bir uyaran karşısında tetik harekete geçerek
nematosistini fırlatır. Knidositlerin bu hareketi organizmaya
temas durumunda basınç ile olur, organizmanın kendisinin kontrol
ettiği bir hareket değildir. İnsanlar üzerinde genelde çok aşırı
etkisi görülmez. Fakat bazıları zararlı olabilir.; yüksek ateşlere,
kramplara neden olabilir. Aşırı duyarlılığı olan kişilerde şok etkisi
yapabilir.
İlk yardım nematosistin yakıcı etkisini ve zararlı sonuçları azaltma
yönündedir. Dikkatli bir şekilde yapışan tentakülleri uzaklaştırmak
gerekir. Tentakül parçalarının dahi tehlikeli olması olasıdır. Bu
nedenle bu parçaları da uzaklaştırmak gerekir. Etkileri azaltmak için
taze et, şeker, sirke , bitki özsuları ve sodyum bikarbonatın farklı
dereceleri kullanılır. Ağrıyı azaltmak için odun alkolü ile yapılmış
ispirto (Methylated spirpt) ve diğer alkol formları
kullanılabilir.
BESLENMELERİ
Karnivordurlar ve plankton ile beslenirler. Asıl besinlerini küçük
plankton organizmalar oluşturur: Mollusk’lar, crustacea’ler, tunicate
larvaları, copepod’lar, rotifer’ler, nematod’lar, genç polychaet’ler,
protozoonlar, diatomae’ler ve yumurtalar. Bazen de küçük
hyrdromedüzler ve ctenophorlar ile de beslenirler. Bu besinler
Aurelia’nın yüzeyindeki mukus tabakada toplanıp gastrovasküler boşluk
içindeki sillerin oluşturduğu sirkülasyon ile boşluğa alınırlar.
Sindirim burada başladığından hücre dışı yani ekstrasellüler sindirim
söz konusudur. Suyun sirkülasyonu ile ışınsal kanallar aracılığı ile
besin taşınır. Boşaltım da aynı yolla olmaktadır. Nematosistlerin
avlanma amacıyla kullanıldığından daha önce bahsedilmişti. A.aurita
avlanma amacıyla avına nematosist fırlatır. Sarılmak, yapışmak ve
toksik enjekte etmek suretiyle avını felç ederek gastrovasküler
boşluğa alır.
HAREKETLERİ
Aurelia aurita yakamoz yapabilme özelliğine sahip olduğundan kolayca
tanınır. Işığa duyarlı 8 takım göz çukuru ve yüzmeye yardım eden 8
statosist şemsiyenin marjininde yer alır ve besin bulmada kullanıldığı
düşünülen kemosentetik çukurlar da bu yapılarla birleşiktir.
Şemsiyenin yüzeyindeki kasların kısalıp uzaması ile hareket ederler.
Kasların kısalmasıyla şemsiye sıkışır. Bu kuvvet şemsiyenin içindeki
suyun dışarı çıkmasını ve organizmanın ileri doğru hareketini sağlar.
Kasların gevşemesi ile şemsiye tekrar açılır, bir sonraki kasılmaya
zemin hazırlar. Gastrovasküler boşluk tekrar su ile dolar ve böylece
organizma yüzer. Aurelia aurita’nın bu hareketi şemsiyesinin basık
şekilli oluşundan sarsıntılı halde olur. Peripheral kasların kasılması
şemsiyenin iç kısmını kuşatan gevşek bir sinir şebekesi
tarafından kontrol edilir. Koordinasyona yardım eden bir beyine ve
merkezi sinir sistemine sahip değildir.
HAYAT DÖNGÜSÜ
Deniz analarının üremeleri üzerinde yapılan en iyi çalışmalar Aurelia
üzerinde yapılmıştır.
A.aurita dioiktir. Morfolojik olarak cinsiyet farklılığını ayırt etmek
oldukça zordur.
Medüzlerinde eşeyli üreme görülür. Cinsel olgunluk genelde yaz ve
sonbaharda gerçekleşir. Gonadlar gastrodermiste meydana getirilir ve
gastrovasküler boşluğa yerleşirler. Erkek spermlerini ağız
açıklığından suya bırakır. Sperm yüzerek dişinin açıklığından girer ve
gastrovasküler boşluktaki yumurta ile birleşir. Oluşan zigot oral
kollar üzerine yerleşir ve bir müddet gelişir. Oral kollar adeta bir
anne gibi zigotun gelişimine zemin sağlar. Daha sonra okyanus veya
denizin zeminine tutunur: Bir müddet yüzdükten sonra zemine tutunan bu
silli forma Planula Larvası denir. Böylece polip form
gelişmiş olur.
Polip formda eşeysiz üreme görülür. İlkbaharda polip form özel bir
tomurcuklanma şekli olan strobilasyon ile medüzlere
gelişecek Ephyra Larvası’nı verir. Strobilasyon strobila
adı verilen yapıdan olgunlaşan Ephyra’nın kopup serbest-yüzer hale
geçmesi ile olur. Ephyra larvası da gelişerek medüzleri oluşturur.
Aurelia aurita’nın polip dölünün bir çok yıl yaşamasına rağmen medüz
dölü ancak 6 ay kadar yaşayabilir.
KAYNAKLAR
1.
DENİZ BİYOLOJİSİNE GİRİŞ-REMZİ GELDİAY/AHMET KOCATAŞ
2.
GENEL BİYOLOJİ- ALİ DEMİRSOY
3.
OMURGASIZ HAYVANLAR SİSTEMATİĞİ-PROF.DR. ABİDİN BUDAK
PROF. DR. MEHMET K. ATATÜR
Elif Yıldız
4864