Alicia mirabilis

Bu sayfadaki bilgilerin Powerpoint Sunumunu (ppt dosyasını) www.sunum.org adresinde bulabilirsiniz

You can find the powerpoint presentation of this web page content at www.sunum.org

Giriş
Actinia equina
Alicia mirabilis
Aplysia punctata
Architeuthis dux
Atherina hepsetus
Aurelia aurita
Bathynomus Giganteus
Biyoluminesens
Callinectes sapidus
Carcharodon carharias
Caretta Caretta
Caulerpa taxifolia
Cephalochordata
Chelıdonıchthys Lucerna
Chelonia mydas
Ciona intestinalis
Corallium rubrum
Cubomedusa
Dasyatic pastinaca
Deniz Kaplumbagalari
Denizanaları
Diplodus vulgaris
Echinaster sepositus1
Echınasten seposıtus2
Echinodermata
Electrophorus electrıcus
Enhydra lutris
Eumetopıas jubatus
Galeocerdo cuvier
Globicephala melaena1
Globicephala melaena 2
Hacelia attenuata
Hermodice carunculata
Karidesler
Kikirdakli Baliklar
Labrus viridis
Latimeria chalumnae
Loligo vulgaris
Lophius piscatorius
Megaptera novaeangliae
Mercanlar
Mola mola
Monachus  monachus
Monodon monoceros
Mullus barbatus
Muraenidae
Mytilus edulis
Obelia
Octopus vulgaris
Pagurus
Palinurus elephas
Pelamis platurus
Penguenler
Physalia physalis
Physeter macrocephalus
Porphyra
Pyura spinifera
Rajidae
Rhizostoma pulmo
Salmo salar
Sargassum muticum
Scyliorhinus canicula
Sealions
Serranus scriba
Solea solea
Sphaerechinus granularis
Sphoeroides maculatus
Sphyraena barracuda
Suberites domuncula
Sungerler
Ulva
Thalassoma pavo
Yassi Solucanlar

 

 

            Subregnum: Metazoa

            Divisio: Radiata

            Phylum: Cnidaria (Coelenterata)

            Classis: Anthozoa

            Subclassis: Hexacorallia

            Ordo: Actiniaria

            Familia: Aliciidae

            Genus: Alicia

            Species: Alicia mirabilis

 

 

            Ekolojileri ve Yaşam Tarzları

 

            Haşlamlılar büyük ölçüde deniz canlılarıdır (sahillerden büyük derinliklere kadar her tarafta bulunurlar); ancak pek az bir kısmı tatlı sularda soliter yaşayan polipler; pek az bir kısmı da tatlı su medüzleridir.

            Polipler, suların taban kısmında (bentik) ya da bitki zonlarında (phytal) tutunarak sabit yaşayan; medüzler ise serbest su ortamlarında (pelajik) yaşayan canlılardır. Bazı polipler pelajik yaşadıkları için tentakülleri yüzme organı olarak görev yapar.

            Haşlamlılar etçil hayvanlardır; çoğu avlarını tentakülleri ile yakalar. Avları, kendi büyüklüklerine göre planktondan balıklara kadar uzanır. Bazı anthozoa türlerinde ektodermin silli alanları besin alınımında önemli rol oynar. Siller gövdeye yaklaşan besin parçalarına vurularak ağıza doğru yönlendirilir. Tentakülleri ile yakaladıkları avlarına knidosistleri ile uyuşturduktan ve öldürdükten yutarlar. Vücutları çok fazla genişleyebildiğinden çok büyük hayvanları yutabilirler. Sindirim kısmen hücre içinde, kısmen de hücre dışındadır.

            Birçok haşlamlı, bir hücreli alglerle simbiyozis yapar. Tatlı sularda yaşayan tatlı su polipi, içerdiği alglerden dolayı yeşil renkli görülür. Denizlerde, hidro- ve anthopolipleri keza bazı medüzleri kapsayan özellikle sarı-kahverengi Zooxanthella türleri bulunur. Alg içeren mercanlarda iskelet oluşumu olmayanlardan 10 kat daha fazladır.

            Hareket yetenekleri sınırlıdır. Poliplerin çoğu bulundukları yere sıkıca bağlanmıştır. Yerini değiştiren formlar, çok çeşitli hareket şekilleri gösterirler. Bazı aktiniyalar takla atar gibi, yani üst kısımlarını alta, kaidelerini yukarıya getirmek suretiyle hareket edebilirler.

 

            Phylum          

 

            Sesil yaşayan ya da serbest yüzen gerçek çok hücrelilerdir.Çoğu radyal simetrilidir; yalnız anthozoa sınıfı biradyal simetrilidir.Vücutlarının esas ekseni gastrulanın birincil eksenine, ağızlarının bulunduğu yer de blastopora denktir.İlkel durumda vücut vazo veya torba şeklindedir.Vücut çeperi ektoderm ve endodermden yapılmıştır.Gastrulanın ilk bağırsağından köken alan gastral boşluk vücudun tek boşluğudur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

            Yapıları

 

            egetatif kutup (ağız) ile animal kutup (tepe plakası) arasında uzanan, vücudun larval ekseni korunur. Organlar, genellikle ışınsal olarak ve çift sayılarda bu eksen etrafında dizilirler.İki epitel tabakası vücudun büyük bir kısmını yapar.Bu iki tabaka arasında bağlayıcı doku görevi yapan mezoglea bulunur.Mezoderm oluşmamıştır.İlk olarak ağız bağırsak boşluğunun tek açıklığıdır; bu açıklık, erginlerde keza anüs ve eşeysel bezleri endodermal konumlanmış olanlarda ayrıca eşeysel açıklık olarak da görev yapar.Bağırsak boşluğu, sindirimi ve besin maddelerinin dağılımını sağlar.Bu gastruvasküler sistem adını da alır.Cnidaria bir anlamda denizlerin güllerini oluşturur.Epitel-kas hücrelerinin ve yakıcı kapsüllerin bulunması tipiktir.                                          

            Ektoderm:Vücut çeperinde dış epiteli oluşturan ektoderm genellikle kübik veya silindir şeklinde , nadiren de yassı hücrelerden yapılmıştır.Ektoderm hücreleri arasında, özellikle tentaküllerle ağız alanında, dağınık ya da toplu olarak knidoblastlar bulunur.Bundan başka tentaküller ile ağız alanı,kaide plakası ve anthozoanların farinks kısmında da mukus salgılayan bezler vardır.

            Epitel-kas hücreleri: Epitel hücrelerin büyük bir kısmını oluşturur.Kas filamentlerinin oluşturduğu uzantılar ile tanınır.Bu uzantılar ektodermde boyuna, endodermde ise halka kas tabakalarını oluşturur.

            Yakıcı kapsüller: Bu şubenin en önemli özelliklerinden biri de kendilerine haşlanlılar adının verilmesine neden olan, yakıcı kapsüller 'cnidocyst' ya da 'nematocyst'lerdir. Yakıcı kapsüller (knitler) sadece cnidaria'da değil keza birçok protozoa'da da bulunur. Büyük bir olasılıkla bu yapıları kalıtsal olarak bir hücrelilerden almışlardır.

            Korunmaya ve av yakalamaya yarayan yakıcı kapsüller mikroskobik hücre organlarıdır. Yakıcı kapsüller (nematositler), ribozomca zengin, endoplazmik retikulumu ve golgi aygıtı farklılaşmış embriyonik hücrelerden (interstitial hücreler, ı-hücreleri) oluşmuştur. Bu ana hücreler cnidoblast olarak adlandırılır.

            İpliklerin oluşumuna göre yakıcı kapsüller iki gruba ayrılır: Astomoknitler, stomoknitler.

            Sinir sistemi ve duyu almaçları: Endo ve ektodermin epitel hücreleri arasında, kaidede bulunan sinir gangliyonlarından oluşmuştur. Bu gangliyonların uzantıları bir sinir ağı oluşturur ve bazen ektoderm epitelinin içinde bir sinir dokusu görünümünü alır. Bazı yerlerdeki sinir ağı daha sık yapılıdır. Sinir hücreleri iki kollu ya da çok kolludur. Bunlar polarize olmadıklarından uyarıları her yöne iletirler.

            Birincil ve ikincil duyu hücreleri poliplerde bulunur. Ektodermin ağız alanı ve tentaküllere ait kısmında duyu hücreleri daha yoğundur. Bunlar ya epitel hücreleri arasına dağılmış olarak bulunur, ya da bir araya toplanarak duyu epitelini oluşturmuştur. Duyu hücreleri, ektodermik epitel hücrelerinin altlarında, ara tabakaya yakın olan sinir hücreleri ile bağlantılıdır.

            Endoderm: Vücudun ikinci epitel tabakası olan endoderm de, kural olarak kübik ya da silindir şeklindeki büyük epitel hücrelerinden yapılmıştır; birincil olarak ektoderme çok benzer. Çok kofullu ve uçları genellikle iki kamçılı olan bu hücrelere, besin hücreleri denir; sindirim bölgesinden bulunanlarında serbest uçlar, besin kofulları bulunur ve çoğunluk sindirilemeyen besin artıkları ile doludur.

           

            Gelişmeleri

 

            Haşlamlılar çok defa iki eşeylidirler. Döllenme ana vücudu ya da serbest su ortamında gerçekleşir. 'Planula larvası' olarak adlandırılan larvayı yapar. Planula larvaları bazı farklılıklar gösterir: Bir çoğu ağısız, bazıları ağızlı ve bazı Actinia'da gastral keselidir.Sillenme her zaman her tarafında aynı şekilde değildir;bazen aboral tarafta bir sil demeti ortaya çıkabilir ya da enine bir bilezik ya da boyuna şeritler halinde olabilir.

            Yenilenme (rejenerasyon) ve düzenlenme (regülasyon) yeteneği haşlamlılarda, özellikle polipler de büyük ölçüde gelişmiştir. Hidralarda vücudun 1/200'i tam bir birey meydana getirebilir. Bu yetenek medüzlerde çok daha azdır. Uygun olmayan yaşam koşullarında, polipler, vücutlarını büyük ölçüde yıkar ve 'redüksiyon kitlesi' denen bir yığına dönüştürürler ve daha sonra tekrar normal bir polipe gelişirler.

           

                                                                                                                                                           

            Döl Değişimi

 

            Haşlamlıların çoğunda, sabit olan polip tipleri, aynı türün iki ayrı dölü halinde birbiriyle ardışık olarak değişerek sürdürülür. Polipler, vejetatif (eşeysiz) olarak, tomurcuklanmaya da bölünme ile medüzleri üretirler. Medüzler ise yumurta üretirler; döllenen bu yumurtaladan bir 'planula' larvası ve ondan da polip meydana gelir. Bu durumda genel olarak döl değişimi 'metagenez' vardır. Bununla birlikte medüz dölü (generasyonu) anthozoa'da birincil olarak, birçok hydrozoa türünde ise ikincil olarak ortadan kalkmıştır; polipler doğrudan doğruya polipleri ya da eşey hücrelerini meydana getirirler. Polip dölü nadir olarak körelmiştir; medüzlerin yumurtalarından yine medüzler oluşur.

 

            Ordo Özellikleri

 

            Soliter yaşayan heksakorallerdir.Nadiren koloni oluştururlar.Çoğu sesildir;fakat zemine yapışmaz ve bu nedenden de yer değiştirebilir.Pek az bir kısmı planktoniktir.Vücut çeperi genellikle yapışkan ya da koruyucu olabilen bir takım çıkıntılar içerir. Ağız borusu genellikle silli, iki tane oluk taşır. Ağız plakası kenarının alt tarafında, halka kas tabakasından meydana gelmiş, şişkin bir kısım 'Sphincter' bulunabilir. Hayvan kontraksiyon yaptığı zaman bu kısım, bir torbanın ağzı gibi büzülerek geri çekilen ağız plakasının üzerini örter. Genllikle tentaküllerin uçlarında ya da diğer taraflarında bir ya da daha fazla por görülür.

            İskeletsizdirler. Septumların hepsi tam olabilir; fakat genellikle hem tam hem de yarım septumlar mevcuttur. Erginlerde septumlar her zaman çiftler oluşturur ve hiçbir zaman da altı çiftten az olmazlar. Yeni septumlar dış odacıklarda meydana gelir. Yemek boruları genellikle iki sifonogliflidir. Mezoglea ve kasları iyi gelişmiş halde olur. Septumların boyuna kasları belirgin çıkıntılar (kas bayrakları) meydana getirirler. Bazılarının septumları dibinde iplik şeklinde knidosistli organlar 'acontion'lar vardır. Bunlar dış uyarıların etkisiyle ya ağızdan ya da vücut çepherindeki küçük deliklerden 'cincilid'lerden dışarı fırlarlar. Sinklitlerin birincil görevi vücudun şiddetli kontraksyonlarında gastral boşluktaki suyun hızla dışarı çıkmasını sağlamaktır. Bazılarında akontiyonlar olmadığı halde sinklitler bulunur. İskeletleri yoktur. Yalnız birkaçında çepheri ya da kaide plakasını örten bir kutikula örülür. Çoğu ayrı eşeyli, bir kısmı hermafrodittir. Hermafroditlerde testis ve yumurtalıklar aynı septumlarda yer alırlar.

            Actiniaria takımına ait formlara bütün denizlerde rastlanabilir. Genellikle taşlık ya da kayalık sahillerde bulunurlar. Çok küçük olanlarından çapları bir metreyi aşanlara kadar değişik büyüklükleri vardır. Renkleri genellikle beyaz, et rengi, sarı kahve rengi, zeytin rengi ve yeşil olur. Bunlardan başka turuncu, kırmızı ve mavi renkli olanları da bulunabilir. Akvaryumlarda bazı türlerinin elli seneden fazla yaşadıkları saptanmıştır. Büyük şakayıklar, çoğunlukla, ayak diskleriyle, substratların üzerine oturur ve hareket edebilirler. Gel-git sırasında uzun süre su yokluğuna dayanabilirler. Farklı hayvan türlerinden birçok tür, actiniaria türleri ile simbiyoz yaşarlar.

           

 

            Subclassis Özellikleri

 

            Tek tek yaşayan ve koloni oluşturan grupları oluşturur. Larvaları (Edvardsia evresi) sekiz septumludur. Tentakülleri hemen her zaman tüysüzdür. Eşeysel bezleri yassıdır. Bu alt sınıfa               girenlerin hiçbiri aynı zamanda 8 tam septum ile birlikte 8 pinüllü tentakül taşımaz. Heksakoral polipleri arasında anatomik varyasyonlar görülür.

            Dış yapıları radyal simetrili olan bu polipler kısa ya da uzun bir silindir şeklindedirler. Oral uçları geniş bir ağız plakası halinde olur. Ağız plakasının ya yalnız kenarında ya da plakanın büyük bir kısmını kaplayan, çok sayıda,daireler halinde birçok tentakül vardır. Tentaküller genellikle düz ve uzun borulardır. Tentakül sayısı bazılarında yalnız birkaç tane, diğerlerinde yüzlerce,binlerce ve hatta daha fazladır. Polipin aboral ucu,soliter formlarda genellikle geniş bir kaide plakası halinde olur; fakat yuvarlak ya da sivri bir şekil alanları da vardır.

 

Ağız oval ya da yarık şeklindedi Yanlardan yassılaşmış, uzun ve kalın bir tüpe benzeyen yemek borusu bir ya da iki sifonoglif içerir. Sifonoglifin hiç bulunmadığı durumlar da vardır. Gastrovasküler boşluk septumlar aracılığı ile odacıklara ayrılır. Septumların ya hepsi yemek borusuna kadar devam eder (tam septumlar), ya da bunlara ek olarak yemek borusuna kadar ulaşmayan septumlar halinde (yarım septumlar bulunur.Bazılarında tam ve yarım septumlar büyüklük ve yapı bakımından çok farklı olduklarından 'macroseptum' ve 'microseptum' adlarını almışlardır. Septumlar, her zaman ağzın iki köşesinden geçen simetri düzlemine göre bilateral sıralanırlar. Bir çoklarında bun lar ikişer ikişer birbirlerine yaklaşarak çiftler oluştururlar. Septumların aralarındaki yerlere interseptal odacık denir. Septumları çift oluşturan formlarda aynı çifte ait iki septum arasına iç odacık 'endocöl', komşu iki çift arasına da dış odacık 'exocöl' adı verilir. Tentaküllerin iç boşlukları interseptal odacıkların uzantısıdır. Bu nedenden tentaküllerin sayıları ve sıralanışları bu yerlerle ilgili olur. İnterseptal odacıklar yemek borusu bölgesinde septum delikleri aracılığı ile birbirleriyle bağlantılıdır. Genellikle her septumun bir tarafında boyuna uzanan bir retraktör kas vardır. Çift septumlarda retraktör kaslar, birbirine karşılıklı olmak üzere, bunların iç odacıklara bakan taraflarında bulunurlar. Yalnız yemek borusunun iki köşesinde yer alan ve yön septumları adı verilen iki çifte, kas bayrakları dış odacıklara açılır. Septumların ya hepsi aynı uzunlukta olur ve aboral uca kadar devam eder ya da bir kısmı kısa olur ve yalnız oral uçta uzanır.

            Septumların serbest kenarlarında mezenter filamentleri vardır. Bunların enine kesitleri, genellikle yaprak şeklindeki uç çıkıntıları ile bir yoncayı andırır. Üst çıkıntı, knidosistleri ve sindirim enzimi salgılayan bezleri içerir. Yan çıkıntılar silli (kamçılı) hücrelerden oluşmuştur. Heksakorallerden tam ve yarım septumların nisbi sayıları ve durumları, retraktör kaslarının yerleri, mezenter flamentlerin ve eşeysel bezlerin septumlara, dağılım tarzları değişik takımlarda ve hatta aynı takım içinde bile farklıdır. Yalnız, çoğunda, septum çiftlerinin sayısı altı ya da altının katı kadar olur.

            Kas sistemleri, ağız plakası ve tentaküllerdeki ektodermik boyuna ve endodermik halka kaslardan, yine yemek borusu ile vücut çepherinde de endodermik halka kaslardan ve keza bazen bunlara ek olarak ektodermik boyuna kaslardan oluşmuştur. Septumlar da boyuna ve enine uzanan endodermik kaslar içeriler. Sinir sistemi, diğer sölenterler gibi ektodermik ve sinir ağıyla septumlardaki endodermik ağdan ibarettir. Eşeysel bezler, septumların bazılarında ya da hepsinde bulunur ve mezenter filamentlerinin arka taraflarında bir şerit şeklinde uzanır. Bunlar oktokorallerden farklı olarak dışarıya doğru şişkinlikler meydana getirmez. İskelet yalnız madreporaria ve antipathaira takımlarında bulunur. Bunlarda hiçbir zaman kalker skleritler oluşmaz.

            Çoğalma: Heksakorallerde eşeysel çoğalmadan başka tomurcuklanma ya da bölünme şeklinde eşeysiz çoğalma da vardır. Bölünme genelllikle boyuna olur. Eşeysiz çoğalma ile genellikle koloniler oluşur. Koloni bireyleri her zaman aynı yapıdadır. Heksakorallerden yalnız antipatharia grubu, tamamen diyoyik, diğerlerinin çoğu monoyiktir. Bir kısmında döllenme ve gelişme denizde olur. Bir kısmında ise yumurtalar larva evresine kadar olan gelişmelerini ana hayvanın interseptal odacıklarında geçiriler. Bazılarında vücut çepherinin çökmesi ile meydana gelmiş ayrı kuluçka odacıkları da bulunabilir. Segmentasyon ekuval ya da subekuvaldir. Bu suretle ya bir söloblastula ya da içi dolu morula oluşur. Endoderm oluşumu söloblastulada invaginasyonla, morula tipinde ise ikincil olarak bir iç boşluğun açılması ile olur. Serbest yüzen kirpikli planula larvası bazen aboral ucunda püskül şeklinde kirpikler içerir. Larva aboral ucu ile kendisine tespit ettikten sonra, bazen de daha önce, ektodermik yemek borusunu, septum ve tentakülleri meydana getirir.

            Heksakorallerde bir tür için tipik olan septum sayısı tedricen meydana gelir. Bunların çoğunda önce karşılıklı iki septum oluşur. Bu suretle gastral boşluk, aynı büyüklükte olmayan, iki odacığa ayrılır. Bundan sonra sıra ile büyük odacıkta 2. septum çifti küçük odacıkta 3. septum çifti ve bunun tam karşısında da 4. septum çifti oluşur. Bunu bir dinlenme evresi izler. Bu evre, septumlarının sayısı ve kas bayraklarının durumu bakımından gelişmiş bir Edwardsia'ya benzediğinden 'Edwardsia Evresi' adını almıştır. Bundan sonra ilk oluşan septum çiftleri ile sınırlanmış olan odacıkların her birinde birer septum çifti daha (5.ve 6.çiftler) oluşur. Gelişmenin bu evresine kadar oluşan 12 septum, 6 çift halinde sıralanmıştır. Bunlardan yalnız mediyan düzlem üzerindeki iki yön septum çiftinde, kas bayrakları birbirlerine arkalarını döner; bütün diğer çiftlerde ise kas bayrakları karşılıklı olmak üzere iç odacıklarda bulunurlar. Gelişmenin ileri evresinde yeni septumların hepsi, radyal tipi izleyerek, çift halde ve kas bayrakları birbirine yönelik olmak üzere,her zaman dış odacıklarda oluşurlar. Tentaküller 5. ve 6. septum çiftlerinin oluşumundan önce tomurcuk halinde görünmeye başlarlar. Önce sekiz tentakül meydana gelir. Bundan sonra belirli bir kaideye göre diğer tentaküller de çıkarak normal sayı tamamlanır.

            Heksakoraller denizlerin tümünde yaşamakla birlikte, en çok sıcak sahillerde bulunurlar. Soliter olanları kaide plakaları ile ya kendini bir yere tespit eder ya da yuvarlak ya da sivri olan alt uçları ile yumuşak zemine kısmen gömülürler.

 

            Classis Özellikleri

 

            Antozoonlar tamamen polip şeklinde olan haşlamlılardır. Medüz dölleri hiç bulunmaz. Septumlara sahiptir; fakat septal hunisi yoktur. Oral uçları yassı bir plaka gibidir. (Şekil 1) Ağız plakasının etrafında bir ya da birkaç sıra üzerine dizilmiş tentaküller bulunur. Tentaküller ya pinüllü ya da düzdür.

 

            Ağız oval ya da uzun bir yarık şeklindedir. Doğrudan doğruya mideye değil de, kısa bir yemek borusuna 'stomodeum'a açılır. Enine kesiti yarık şeklinde ya da oval olan bu ektodermik borunun dar kenarlarının birinden ya da her ikisinden uzun kirpikli bir oluk uzanır. 'Siphonogliphe' ya da 'sulcus' adı verilen bu olukların görevi, kirpiklerinin devamlı çarpma hareketleriyle, solunumu sağlamak üzere, gastrovasküler boşluğa doğru devamlı bir su akımı meydana getirmektir. Çok nadir olarak sifonoglif hiç bulunmayabilir (Gonaçtina). Yemek borusunun alt ucuna stomodeum deliği denir. Bu delik, halka kaslar aracılığı ile açılıp kapanabilir.

            Antozoon poliplerinde gastral boşluk, ortada bir mide kısmı ile bunun etrafında sıralanan gastral odacıklardan oluşmuştur. Gastral odacıklar septumlar aracılığı ile birbirlerinden ayrılmışlardır. Kaide plakası ile ağız plakası arasında ve bunlara dikey olarak uzanan bu septumlar yan çephere ait endoderm kıvrımlarından meydana gelirler. Endodermik kıvrımların ortalarında ince bir tabaka halinde mezoglea da bulunur. Gastral odacıkların boşlukları tentaküllerin içlerine de uzanır. Septumların yemek borusu boyunca uzanan kenar kısımları ya serbest kalır ya da bu boruya dayanırlar. Bu iki tip septumdan birincilere yarım septum, ikincilere ise tam septum adı verilir. Bazılarında, septumların ağıza yakın yerlerinde, gastral odacıkların yukarı kısımlarını birbiriyle ilişkilendiren bir delik (septalostiyum) vardır. Bazen de bu iç septum deliklerinden başka, yan çephere yakın, dış septum delikleri bulunur.

            Septumların serbest kenarları genellikle şişkin ve kırışıktır.Mezenter filamentleri adı

verilen bu kısımlar,sindirim enzimleri salgılayan birçok bez hücresi ve knidosist içerirler.

Genellikle her septumda biri enine,diğeri boyuna uzanan iki kas sistemi vardır.Bunlardan biri septumun bir tarafında,diğeri de öteki tarafında uzanır.Boyuna kaslar (retraktör kaslar) kaide plakasından ağız plakasına kadar devam eden bir lif demeti oluştururlar.Septumların enine kesitlerindeki görünüşlerine bakarak bu lif demetlerine kas bayrakları denmiştir. Enine kaslar boyuna kaslara göre oransal olarak daha zayıftır. Bunlar yan çepherden başlayarak kısmen kaide plakasına, kısmen de yemek borusuna doğru uzanırlar.

            Antozoonların vücut çepherlerine ait olan kaslar, değişik derecelerde gelişmiş olan, ektodermik boyuna kaslarla endodermik transversal kaslardan oluşmuştur. Duyu organları bulunmaz. Yalnız bazılarının ektoderm epitelinde duyu hücleri görülür. Sinir sistemleri duyu sinir hücreleriyle daha derinde yer alan gangliyon hücreleri ve sinir liflerinden oluşmuş bir ağ şeklindedir. Ektodermle endoderm tabakaları arasında genellikle çok kalın bir mezenşim halinde, mezoglea bulunur. Mezogleanın jelatinli ve fibrilli olan esas maddesi içindeki dağınık hücreler ektoderm kökenlidir.

            Antozoonların çoğu (Actiniaria'nın büyük bir kısmı) iskelet oluşturur. İskeletin kökeni ektodermik ya da mezenşimatik olabilir. Ektodermik iskelet genellikle kaide plakasına ait ektoderm hücrelerinin kalkerli ya da keratinli salgılarından meydana gelir. Mezenşimatik iskelet mezoglada oluşur; bileşimi ya kalkerli ya keratinli ya da her ikisinin karışımı olabilir.

            Hem eşeyli hem de bölünme ya da tomurcuklanma ile, eşeysiz olarak çoğalırlar; endodermde eşeysel bezler bulunur. Bölünme genellikle boyuna, nadiren de eninedir.

            Eşeysiz çoğalma ile meydana gelen bireyler genellikle bir arada kalarak koloniler oluştururlar. Bir koloninin bireyleri ya doğrudan doğruya gastral boşlukları ile ya da bu boşluklardan ayrılan ince endodermik borular 'solen'ler aracılığı ile birbirlerine bağlanır. Antozoon kolonilerinin çoğu homomorftur. Bu gibi kolonilerde normal polipler 'autozoid'ler yanında 'siphonozoid' adı verilen bir birey tipi daha vardır. Sifonozoyitlerin tentakülleri küçülmüştür, ya da hiç bulunmaz. Septumları ile mezenter filamentleri de körelmiş ve bunlardan genellikle yalnız iki sırt flamenti geri kalmıştır. Buna karşın sifonozoyitlerin sifonoglifleri çok iyi gelişir. Bu nedenle sifonozoyitler kolonide kuvvetli bir su akımı meydana getirmeye yararlar.

            Antozoon poliplerinin çoğu ayrı eşeylidir. Eşey hücreleri endodermden kök alır. Eşeysel bezler septumlarda bulunurlar. Yumurtaların döllenme ve gelişmeleri ya ana hayvanın içinde ya da dışarıda gerçekleşir. Segmentasyon ekuval ya da superfisialdir. Endoderm, invaginasyonla ya da iç boşluğa göçen hücre kümesinin ortasında bir boşluğun meydana gelmesiyle oluşur. Larvaları kirpikli bir planula şeklindedir. Planula bir süre serbest yüzdükten sonra kendisini tespit ederek bir antopolipe değişir.

            Antozoonlar tamamı ile deniz hayvanlarıdır. Soliter ya da koloni halinde yaşarlar. Hemen hemen hepsi sesildir. Pek nadir olarak serbest yüzenleri de görülür. Genellikle sıcak bölgelerde bulunurlar. Bir kısmı iskeletleriyle setler ve resifler oluşturur. Bu gibi formlarda yayılma alanının güney ve kuzey sınırları nadiren 30 enlen derecesini aşar. Boyları üç metre kadar olabilir. 10-100 yıl yaşarlar. Örnekler %70'lik alkolde saklanmalıdır. Magnezyum sülfat, metanol ve uretan ile felç edilerek gerilmeleri sağlanır. Bazı örnekler de kuru saklanır.

 

 

 

           

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynakça:

 

Demirsoy, Ali; Yaşamın Temel Kuralları

http://www.bloob.it/Biologia/specie/celenterati/alicia.htm

http://www.diveitaly.com/a_biblioteca/phgal/randreotti/alicia.htm

http://club.telepolis.com/argosub/es/grupos/cnidarios/53.htm

http://www.davidluquet.com/html/biologie/cnidaires/hexacoralliaires/Anemones/anemones_p1.htm

http://www.usp.br/cbm/artigos/galeria/cnidaria/anthozoa/alicia.htm

 

 

 

 

Değer Özgüner

04-01-4438