TELOMER REPLİKASYONU , YAŞLANMA VE KANSER OLUŞUMUNDA TELOMER BİYOLOJİSİ
Hazırlayan: Sultan GÜLÇE Danışman: Sacide PEHLİVAN
Döllenmeden sonra 23 anneye ait , 23 babaya ait kromozomun birleşmesi ile
insan hayatı başlar. Bu hücrelerin
başlangıçtaki temel fonksiyonu bölünmektir . Her bölünmede genetik şifre diğer
hücreler aktarılır. Bu aktarımın doğru ,
güvenilir ve etkili bir şekilde yapılıp yapılmadığını denetleyen pek çok
hücresel mekanizma vardır.
Bunlardan ikisi ;
DNA ‘nın yarı
korunumlu eşleme mekanizması,
Hücresel
Senesens (Yaşlanma) mekanizmasıdır. [1]
Tüm ökaryot kromozomları
tek bir biyomolekül olan ; DNA’ dan
meydana gelmişlerdir. Bir insan
kromozomunda yaklaşık olarak 150 milyon baz çifti bulunur. Ökaryotik
hücrelerdeki DNA yapısı lineerdir. Bu nedenle bu yapının 2 tane uç kısmı vardır.
Bakteriyel kromozomlar ise genel olarak dairesel bir yapıda olduklarından uç
kısımları yoktur. [2]
Bir kromozomun DNA molekülü genel olarak ;
ekspresse
olan bölgeleri, (protein sentezine kalıp olan bölgeler)
ekspresse
olmayan bölgeleri içerir. [2]
Kodlanmayan DNA bölgeleri arasında ;
sentromer
bölgeleri ,
kromozomların
uç kısımları (telomerler) ,
minisatellitler,
makrosallitler vbg. de yer alır. [2]
Telomer Fonksiyonları
Telomerlerin
herhangi bir genetik bilgi taşımıyor olmaları onların önemini azaltmaz.
Telomerler hücrelerin
biyolojik saatleridir. Hücresel yaşamın düzenlenmesinde rol oynarlar.
Hücre
içerisinde kromozomların birbirlerine dolaşmasını ve yapışmalarını önlerler.
Mayoz 1’in
profaz safhasında homolog kromozomların ayrılmasına ve crossing-over olayına
yardım ederler.
İnsan telomerleri 5’
TTAGGG 3’ dizesinin yaklaşık 2000 tekrarından oluşur. [2]

DNA Replikasyonu
DNA polimeraz 5’-3’
yönünde çalışır.
5’-3’
dizesinin komplementeri kesintiye uğramaksızın , karşı yönde sentezlenirken,
3’-5’
dizisinin komplementeri , kesintili olarak sentezlenir. [3]
Replikasyon
Sonu Problemi
Lineer
kromozomların replikasyonu özel bir probleme neden olur. Replikasyon
sonu problemi olarak adlandırılan bu problem ; her replikasyon sonunda kromozom uçlarının yani
telomerlerin biraz daha kısalmasıyla
kendini gösterir.
Hem
kesintisiz sentezlenen dizide hem de kesintili sentezlenen dizide
polimerizasyonun başlaması için bir RNA primerine ihtiyaç vardır.
Kesintisiz
dizide bir tane primer yeterli olurken, kesintili dizide sentezlenen her DNA parçası
için bir primere ihtiyaç vardır.
Kesintili
dizideki DNA+primer yapısının her birine , Okazaki fragmenti denir.
Kesintili
sentez Okazaki Fragmentlerinin DNA ligazla biraraya getirilmesi ile sonlanır.
Kesintisiz
sentezlenen dizede bir sorun olmaksızın , replikasyon tamamlanırken ; kesintili
sentezlenen dizede , son okazaki fragmenti ile kromozomun sonu arasındaki
bölgeyi doldurabilecek bir DNA parçası
yoktur.
Bu yüzden
kromozomun uç kısmı replike olamaz ve telomer bölgeleri kısalır.
Bu problem ;Replikasyon Sonu Problemi
olarak bilinir. [3]
Telomerler ve Hücresel Yaşlanma
İnsan
telomerleri yaşa ve hücre tipine göre yaklaşık 6-12 kilo baz uzunluğundadır.
Her
replikasyon sırasında telomer bölgeleri 50-100 baz çiftini kaybeder.
Telomerlerin
kısalmaları ilk olarak 1961 yılında , doku kültürü çalışmaları sırasında
Hayflick tarafından gözlemlenmiştir.
Hayflick
insan fibroblastlrıyla yaptığı çalışmalarda , hücrelerin belirli bir bölünme
sayısından sonra artık bölünemediğini fakat metabolitik aktivitelerini devam
ettirdiğini gözlemlemiştir. [1]
Telomer
Hipotezi
Telomerlerdeki
kısalma olayı ; hücrenin biyolojik ve mitotik bir saati olarak düşünülmektedir.
[4]
Telomer
dizilerinin fonksiyonu yetişkin hücrelerinde limitsiz bir hücre bölünmesine
izin vermemektir. [5]
Bu hipoteze
göre somatik hücreler telomerik dizileri tam olarak oluşurlar ve telomeraz
enzimi aktivitesini göstermez . Bunun sonucunda her hücre bölünmesinde telomer
boyları biraz daha kısalır. [5]
Bu kısalma
zamana bağlı değildir ; hücrenin bölünme sayısına ve kaybettiği baz çiftlerine
bağlıdır. [4]
Hayflick
Limiti ya da M1 (Mortalitity State 1) olarak adlandırılan bölgeye ulaşıldığında
hücreler geri dönüşümsüz olarak senesense girerler.
Bu durumda
hücreler metabolik olarak aktiftirler fakat poliferiye olma özelliklerini
kaybetmişlerdir. [4]
2. bir kontrol noktası da ,M2 (Mortalitiy State
2) kriz noktasıdır.
Bu basamakta
birçok hücre , kısalmış ve fonksiyonlarını kaybetmiş telomerler tarafından
oluşturulan kromozomal anormallikler sonucunda apoptozise girerler.
Fakat yine de
canlı kalabilen hücreler vardır , bu hücreler , telomeraz aktivitesini yeniden
kazanmış , ölümsüz hücrelerdir. [4]

Telomeraz
Telomeraz ,
TTAGGG tekrar dizilerini kromozomların sonlarına ekleyen , bu şekilde
telomerlerin kısalmasını önleyen ve hücrenin daha fazla bölünme geçirebilmesini
sağlayan bir Ters Transkriptaz Enzimidir.
Telomeraz ; Ribonükleoprotein
yapısındadır.
Hem protein
bileşeni hem de RNA bileşeni olan kompleks bir yapıdadır.
RNA bileşeni , hTR
; Human Telomerase RNA ; DNA replikasyonu sırasında TTAGGG dizesinin
sentezi için kalıp oluşturan AAUCCC dizesini içerir.
Protein
bileşeni ; hTRT ; Human Telomerase
Reverse Transcriptase enzimi telomerik DNA sentezi sırasında fosfodiester bağlarını
sentezler. [1]
Telomerazlar Genel Olarak Sadece;
Germ line
hücreleri (üreme hücreleri;yumurta ya da sperm hücreleri)
Embriyonik
kök hücreler ,
Tek hücreli
eukaryotlar ,
Kanser
hücrelerinde bulunurlar. [2]
Telomeraz
enziminin aktivitesini somatik hücrelerde kaybetmiş olması evrimsel bir avantaj
olarak karşımıza çıkmaktadır . Bu
mekanizma hücreleri kanser hücrelerine transforme olma ve aşırı
ploriferizasyona bağlı bozukluklardan
korumaktadır . [5]
Telomer Biyolojisi ve Yaşlanma
Hangi dokularda
yaşlanmaya ve poliferizasyona bağlı olarak telomer boylarında bir azalma
görülür ?
Replikasyon
sonu problemine bağlı olarak; çok fazla bölünen hücreler ; telomerlerin
boylarındaki kısalmadan en fazla etkilenecek olan hücrelerdir.
En fazla
lenfositler ; çok fonksiyonel doku hücreleri ; karaciğer , böbrek , iç organlar
ve fibroblastik hücreler etkilenir. [4]
Bir Maya telomerazının yapısı İnsan
Telomerazının Yapısı
(Tetrahymena Telomeraz)
Yaşlanmaya Bağlı Gelişen
Hastalıklarda Telomer Biyolojisi
|
Yaşlanma
Belirtisi |
İn-vivo
‘da Telomer Biyolojisi |
|
Yaraların
geç iyileşmesi |
Yaşlanmaya bağlı
olarak fibroblast hücrelerindeki telomer boylarının kısalması |
|
Bağışıklık
sisteminin zayıflaması |
Yaşlanmaya bağlı
olarak B ve T lenfositlerindeki telomer boylarının kısalması |
|
Damar
sertliği |
Yaşlanmaya bağlı
olarak hemodinamik stres altındaki kan damarlarında telomer kısalması |
|
Kanser
riskinin artması |
Telomeraz
aktivitesinin yeniden ortaya çıkması |
|
Kas
dokusunda atrophy |
kısalmış
telomer boyları |
|
Saçların
Beyazlaması ve dökülmesi |
Saç
foliküllerinde telomeraz aktivitesinin yaşa bağlı olarak azalması |
|
Katarakt |
tam
olarak belirlenememiş |
|
Diabetes
mellitus II |
tam
olarak belirlenememiş |
|
Osteoporosis |
tam
olarak belirlenememiş |
Yaşlanma Belirtileri ile Kendini Gösteren Hastalıklarda Telomer Biyolojisi
Normal
yaşlanma belirtileri , fonksiyonel olarak çok fazla tamire uğramış hücrelerin
sayısının artmasıyla ortaya çıkar.
Fakat yaşlanma
sendromları genellikle genetik bozukluklar sonucunda ortaya çıkar ve
organizmanın tüm hücrelerinde aynı bozukluklar gözlenir.
Normal
yaşlanma belirtileri ile en fazla benzerlik gösteren hastalıklar ; Werner
Sendromu , Bloom Sendromu , Hutchinson-Gilford Progeriası ve Down Sendromu’dur.
Şaşırtıcı
olarak ,tüm bu hastalarda , hızlı yaşlanma belirtileri ile birlikte telomer
biyolojileri de büyük benzerlik gösterir. [4]
A) Werner Sendromu
En fazla
çalışılmış olan hastalıklardan bir tanesi ; Werner Sendromu ‘dur.
Bu hastalarda
damar hastalıkları , diabet , katarakt , deri kırışıklıkları, beyazlaşmış
saçlar ve ortalama 47 yaşlarında kanser oluşumu görülür.
Werner
Sendromunda DNA helikaz yapısında bulunan RecQ ailesini kodlayan WRN geni zarar
görmüştür.
WRN geni ;
ekzonükleaz aktivitesi göstermesi dolayısıyla önemlidir.
Werner
Sendromlu hastalarda WRN geninin çok çeşitli mutasyonları gözlemlenmektedir.
Her ne kadar
WRN ; telomer bağlayıcı bir protein ya da telomeraz enziminin bir bileşeni
olmasa da bu hastalarda telomer boyunun çok kısaldığı gözlemlenmiştir.
Bu kısalma
hTRT ekspresyonunun arttırılmasıyla ; telomeraz aktivitesinde bir artışla
önlenebilir. [4]
B) Hutchinson-Gilford Progerası
Bu hastalarda
2 yaşından itibaren görülen çok hızlı yaşlanma belirtileri vardır.
Genellikle
hastalık 14 yaşından önce ölümle sonlanır.
Anormal
görünüşte , küçük yapılı , kırışık derili , kalp yetmezliği olan hastalardır.
Bu hastaların
fibroblastları olması gerekenden çok daha kısadır.
Bu hastalara
hTRT verildiğinde , telomer kısalmasının , hücresel kontrol noktalarına ve
fonksiyonlarına zarar vermeden önlendiği görülmüştür. [4]
C) Bloom Sendromu
Bloom
Sendromun’da ; bağışıklık kaybı , kısırlık , kanser oluşumu görülür.
BLM
helikazında bir mutasyona bağlı olarak gelişir.
Kardeş
kromatit değişimleri somatik mutasyonlar görülür.
Çok hızlı
telomer kaybı görülür. [4]
D) Down Sendromu
Bu hastalarda
lenfositlerinden alınan hücrelerin normale göre 3 kat daha hızlı kısaldığı
görülmüştür.
Bu hastalarda
saç dökülmesi , beyazlaması , katarakt , Alzheimer benzeri bir patoloji
gösteren; amyloidosis , katarakt , sıklıkla anemi görülür.
Buradaki
genetik bozukluk 21. kromozomun trizomisidir.
Transkripsiyonun
doğru yapılamaması sorunu vardır.
Lenfositlerde
çok hızlı bir telomer kaybı görülür. [4]
Telomeraz Aktivitesi ve Kanser
Normal
somatik hücrelerde ; hTRT geni eksprese olmaz dolayısıyla telomeraz aktivitesi
görülmez.
Kanser
hücrelerinin bir çoğu telomeraz enzimi sentezleme yeteneklerini geri
kazanmışlardır.
Kanser
hücrelerinin sonsuz bölünme yeteneği ; ölümsüzlüğü ; bu geri kazanılmış
telomeraz aktivitesinden kaynaklanmaktadır. [6]
Telomeraz Pozitif Hücreler Telomeraz Negatif
Hücreler



Telomer Biyolojisinin Anlaşılmasının
Yararları
Telomer
biyolojisinin anlaşılması ; replikasyona bağlı yaşlanmada ve kanser oluşumunda
çok önemlidir.
Kanser
hücrelerinin telomer boylarını korumak için bir mekanizmaya ihtiyaçları vardır
ve bu mekanizma telomeraz aktivasyonu ile sağlanır.
Burada
bilinmesi gereken nokta telomeraz enzim kompleksinin çalışma mekanizmasıdır.
Kanser
hücrelerinin teşhis ve tedavisinde telomer biyolojisinin iyi anlaşılıp
kullanılması gerekir.
Telomeraz
aktivitesinin reaktivasyonu in-vitro da replikatif hücre yaşamını
düzenleyebilmektedir.
Ama hücresel
yaşamın düzenlenmesinde sadece telomeraz enziminin etkili olup olmadığı
bilinmemektedir.
Eğer
telomerazın apoptik sinyal oluşumu ya da DNA tamirinde doğrudan etkileri varsa
çoğu hastalığın tedavisi için kullanılabilir.
Kanser
hücrelerinin %85 ‘lik kısmında telomeraz aktivitesi saptanmıştır. İn-vitro
da telomeraz enziminin inhibisyonu telomer kısalmasına bağlı olarak hücre
ölümünü situmule etmiştir.
Anti-telomer
terapi kanser hücrelerinin çoğalmasını durdurmak için uygulanabilir. [1]
Telomeraz ve Hücre Transplantasyonu
Gen terapisine bir
yaklaşım da ;
Hastadan
hücreleri almak ,
Hastanın sentezleyemediği
ürünün genini sentezlemek üzere ; hücreleri transforme etmek ,
Hücreleri
hastaya geri vermek mantığına dayanır.
Bu terapatik
yöntem SCID (Severe Combined Immunodeficiency);bir bağışıklık yetmezliği
hastalığı olan çocuklarda denenmiştir.
Fakat bu
yaklaşımda bir sorunla karşılaşırız tüm somatik hücreler ölümlüdür.
Birkaç
mitotik bölünmeden sonra bu hücreler öleceklerdir.
Belirli
aralıklarla bu transforme T hücrelerinin çocuklar yeniden verilmesi
gerekmektedir.
Eğer bu
çocukların hücreleri hem terapatik gen , hem de aktif telomeraz geni ile
transformasyona uğratılsaydı bu hücreler sonsuz bölünme yeteneği kazanacaklardı.
Fakat
telomeraz aktivasyonunun tetiklenmesini engelleyen faktör ; bu hücrelerin
sonradan aktif telomeraz özellikleri nedeniyle kansoregenik özellikler kazanıp
kazanmayacağı kuşkusuydu. [2]
1998 ‘ de Bodnar ve
arkadaşları tarafından elde edilen sonuçlar cesaret vericidir.
Bu hücreler
kanser hücrelerinin yaptığı gibi sınırsız bölünürken ;
Kontak
inhibisyon yeteneklerinini kaybetmedikleri ,
Fareye
verildiğinde tümör oluşumuna neden olmadıkları (kanser hücreleri olur)
Kanser
hücreleri çok basit besin içeriği olan ortamlarda dahi büyüyebilirken bu
hücrelerin hala kendi besin ortamı içeriklerinde büyüdükleri ,
Karyotiplerinin
değişmediği gözlemlenmiştir. [2]
Telomerler ve Klonlama
Bu günlerin
ünlü koyunu ; Dolly’nin klonlanması sırasında verici hücre 6 yaşında bir
koyundu ve bu koyunun hücreleri haftalarca laboratuar ortamında kültüre
edilmişti.
Dolly ‘nin
telomer boylarına baktığımızda 1 yaşındaki normal bir koyunun telomerlerinin
olması gereken boyundan %20 daha kısa olduğunu görüyoruz.
Bu sonuç
şaşırtıcı değildir çünkü verici koyunun telomerleri büyük bir kısalmaya
uğramıştır.
Embriyonik
hücrelerden klonlanan başka bir koyunun telomer boylarının da kısaldığı fakat
Dolly ‘nin telomerleri kadar kısa olmadığı bulunmuştur.
Büyük
ihtimalle kolnlamadan önce bu hücrelerin kültür ortamında geçirdikleri zaman bu
kısalmay neden olmaktadır.
Peki bu kısa
telomer boyları Dolly ‘nin kısa bir yaşam süresine mi mahkum olduğunu
gösteriyor?
Şu anda Dolly
sağlıklı ve kendi yavruları var ; kromozomları pes edinceye kadar yaşamaya
devam edecek fakat bu yeni bir soru işareti doğuruyor kısalmış telomer
boylarının canlı yaşamında ilerleyen zamanlarda ne gibi etkileri olacak?
Telomer
biyolojisi aydınlatılmayı bekleyen bir konu ve üzerine pek çok çalışmalar
yapılıyor.
Telomeraz
mekanizması tam olarak anlaşıldığında pek çok hastalığın tedavisinde ve
klonlamada uygulama alanı bulacak bir konudur. [7]
Referanslar
[1] Granger, M.
P. ,et al. ,2002. Telomerase in Cancer and Aging. Critical Reviews in Oncology/Hematology 41,
29-40.
[2] http://users.
rcn. com/jkimball. ma. ultranet/BiologyPages/T/Telomeres. html
[3] http://users. rcn. com/jkimball. ma. ultranet/BiologyPages/D/DNAReplication.
html
[4] Klapper, W. et al. , 2001. Telomere Biology in Human Aging and Aging Syndromes. Mechanisms of Aging and Development 122, 695-712.
[5] Molecular Biology of the Cell , 2002.
Telomerase Replicates the Ends of
Choromosomes , 263-266
[6] http://users.
rcn. com/jkimball. ma. ultranet/BiologyPages/C/CancerCellsInCulture. html
[7]http://users. rcn. com/jkimball. ma. ultranet/BiologyPages/C/CloningMammals.
html